Error

An Error Was Encountered

The action you have requested is not allowed.

Yazı Detayı
13 Aralık 2015 - Pazar 15:21
 
Van ruhsuz bir kent mi?
Veysel Selen
 
 

Van deyince aklınıza kimliği, ruhu olan bir kent mi geliyor yoksa kötü bir markanın ucube yapılarıyla güya şirketleşmiş yığma kimliksiz, kişiliksiz...RUHSUZ bir kent mi?

Orta okul ve Lise yıllarımda doğup o yaşa geldiğim Van'ın sanki hep o halde kalacağını hayal ederdim. Her ev dönümlerce meyve bahçesinin içinde yer alırdı . Yemyeşil bir kentti. Şehirler  arası araçlar Van'a 3-4 kilometre kalıncaya kadar yeşillikten evler, binalar gözükmezdi. Nüfus artışı dengeli olduğu için her yapılan bina öncekilere uyum sağladığı gibi yeşilliye katkı yapardı ve insanlar köyden gelse bile kentin kültürüne adapte olurdu. Ne olduysa 1970'li yıllarda oldu önceleri herkesin yazın gölgesinde serinlediği, öğrencilerin ders çalıştığı, geceler ailelerin dinlence yeri olan "halkevi" bahçesinin yıkılıp, ağaçlarının kesilip yerine "Merkez Bankası" binasının yapılacağı söylentisiyle başladı. Toplumsal duyarlılık yoktu. Üniversite öğrencisiydim, bu parkın benim hatıramda yeri vardı. Bir pankart ile olayı protesto ettimse de yanımda destek bulamadım. Derdest edilip karakola götürüldüğümde komiserin " bak öğrencisin, bunun siciline işlemesini istemiyorum, bir daha denemeyeceksen işlem yapmadan bırakacağım" demesiyle razı gelip salıverildim. Kısa süre sonra o güzelim parkın yerinde beton bir bina yükseldi. Yerin o kadar bol olduğu kentte herkesin Merkez Bankası ihtiyacı için Diyarbakır'a ya da Erzurum'a gitmeyi göze alırken örneğin Maraş Caddesinde bir bina neden tercih edilmedi şaşarım. Sebep olanları bu gün bile kınıyorum. Sonra sıra öteki binalara geldi. Tek katlı onlarca basamakla çıkılan güzelim Belediye binası, Cumhuriyet mimarisi örneği olan Hükümet Konağı, Ziraat Bankası şubesi, Halkevi binası, Atatürk Lisesi, Kız Enstitüsü binası, Ermenilerden kalan iki katlı çoğu cumbalı evler gibi. Kala kala İnhisar (Tekel) binası kaldı. Ya, , şehir gelişiyor  binaların yıkılması normal diyenleriniz çıkabilir.  Geçmişe takılıp kalırsak önümüzü göremeyiz denebilir. Anılara takılıp kalmayalım iyi güzel de unutulmasın ki anılarda bizi biz yapan şeylerdir. O binalar, o park birçok kişinin anılarında önemliydi. Kentin kimliği gibiydi adeta ruhuydu. Sonraki yıllar yurt dışına gittiğimizde kentlerin nasıl korunduğunu  görünce ahımız çoğaldı. Örneğin Prag 2. Dünya Savaşında yerle bir edilmişti yepyeni bir kent yaratmaktansa kent birebir eski haliyle yenilendi. Sadece Prag mı? Hayır, birçok kent eskiye sadık kalınarak imar edildi. Şimdi milyonlarca turisti sırf o nedenle çekiyor. Belki de Ermenilerin ve Cumhuriyetin izlerini silmek için bilinçli olarak yıkılmalarına göz yumuldu. Umarım yanlış düşünüyorumdur.

Kimliği ve ruhu yok edilmiş Van 2011 depremiyle bir kez daha yıkıldı. Verdiği acılar bir yana kent yeniden bir kimlik ve ruh kazandırılarak imar edilecek derken TOKİ gibi bir ucube hayallerimizi yıktı. Yöresel özellikler, iklim koşulları, halkın yaşam biçimi göz önüne alınmadan şablonlaşmış bina planları biraz kat yükseklikleri düşürülerek uygulandı. Yerel yönetimin, sivil toplum kuruluşlarının, Yüzüncü Yıl Üniversitesinin, yerel mimar ve ustaların görüşleri alınmadı bile. Zemin sağlam diye neredeyse dağ başlarına kuruldu. İnsanlar zaten kimliksiz ve ruhsuz bir kentte yaşarken şimdi daha da kopuk, yalnız hale getirildi. Kentle, resmi kurumlarla, alış veriş merkezleriyle, çarşıyla, çarşının o yaşanılası havasıyla, bankalarla ilişkisi kopartıldı. Ulaşımda arazi kullanımı, trafik mühendisliği gözardı edildi. Kar yağdığında, yağmurda hayat durma noktasına geliyor. Van çoklukla bayırı, yamacı, tepesi, çukuru az olan bir kent. Bisiklet kullanımını teşvik için bisiklet yolları düşünülmeli, fiziksel engellilerin yaşamına, topluma katılımına uygunluk aranmalıydı imarda. Çocuklar ve yaşlılar için gereken düzenlemeler gerçekleştirilmeliydi. Raylı taşımanın düşünüldüğünü biliyorum. Büyükşehir ve Üniversite araştırma yapmadan böyle bir yatırım yapılırsa tam kapasite kullanımı sağlanamayarak verimsiz hale gelebilir. Unutulmamalı ki raylı taşımada asgari yoğunluk günde 10 ila 15 bin arasıdır. Bir noktadan bir noktaya insan hareketi belirlendikten sonra böylesi bir yatırıma karar verilmeli. Daha çok yol, daha çok köprü yerine  taşıt ve insan yönetimine ağırlık verilmeli. Kentlerin yaşayan bir organizma olduğu unutulmamalı. Gelin el birliği ile Van'a kimlik ve ruh kazandıralım. İnsanların anılarında yer etmiş binaları ve evleri yeniden yapalım. Bu çok büyük bir külfet getirmez...

 
Etiketler: Van, ruhsuz, bir, kent, mi
Yorumlar
Diğer Yazılar
Van'ın Kurtuluşu
65 yaşa sokağa çıkma yasağının çağrıştırması sonucu anılara yolculuk
Elazığ Depreminin Hatırlattıkları
Hala umut var mı?
Üzgünüm
Bu kadar vefasız olmayın...
Van'ın önce Rus ardından Ermeni İşgalinden Kurtuluşunun 100 Yılı
Hayalden Gerçeğe Van'la Yüzleşmek
Kim ne kadar yerli, ne kadar milli
Nasıl Bir Van...!
Vansesi Gazetesi 80 Yaşında
Van'a yeni atanan Vali Murat Zorluoğlu'na açık mektubumdur
"Van için ne yapalım"
Edebiyatta ve sanatta Van
Doğu ve Güneydoğu'da Cazibe Merkezli Destek Programı ( Bir Parmak Bal Mı?)
Milletvekillerine sesleniyorum
İsmet İnönü'yü Anarken
Gene terör
Yine terör
Terör/ daha kaç kez, kaç yıl, kaç kuşak yüreğimiz yanacak
Orda bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüz değil
Van Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinde yeni dönem
Başkanlık
ABD'de Trump'ın Başkan seçilmesi ve sıradanlığın (vasatın) önlenemez yükselişi
Söz konusu Cumhuriyetse gerisi teferruattır
Biz Cumhuriyeti ve onu armağan eden Atatürk'ü neden sevdik
Depremle yaşamak
Van Gölü feryat ediyor
Van, kendi göbeğini, kendi kesmek zorunda
Ortadoğulu liderlerin dayanılmaz zaafları
"Halk Arenası Programı" ve Uğur Dündar'in Üstlendiği Misyon
Eylül Fırtınası
AT İZİNE KARIŞAN İT İZİ
Bu Kaçıncı Bahar
Darbelerin Toplumsal Etkileri
Darbeler, İhtilaller, Kalkışmalar ve Edebiyat
Umut yok
Yalan Rüzgarı
Güvercin tedirginliği...
Recep Tayyip Erdoğan eline geçen bu inanılmaz şansı değerlendirebilecek mi?
Bu kaçıncı darbe...
O gece- büyük yalnızlık
Yönetici Farkı
"Van için ne yapalım"
EN BÜYÜK TEHLİKE.... İÇ SAVAŞ
Binmişiz bir alamete gidiyoruz kıyamete
Zürriyeti Arttıracağız, Neslimizi Çoğaltacağız
Almanya'yı kınayalım, peki bizim hükümetimizi alkışlayalım mı?
2018 Van'ın Ermeni Çetecilerinden Kurtarılışının 100 Yılı
Direnme hakkı ve Bursa nutku
Kentlerin kaderi ve kişiler
Ülkenin yakıcı gerçeği ve yöneticilerin kendi gerçekleri
Laiklik ve 1919
Van- Artos Dağı Efsanesi
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun
Van Kültür ve Yardımlaşma Dernekleri
Müslüman ülkelerin sefaleti
"Van'ın Tarihi Dokusu Korunacak"
Beşiktaş'ın Yeni Stadyumu Hayırlı Olsun
Van Kızıl Gül’ü
2 Nisan 1918 Van'ın Ermeni Çetelerinden Kurtarıldığı Gün
Hukukun Guguk Hali
Çanakkale Zaferinin Açtığı Yol
Van için 25 yıl önce yazılmış bir güzelleme
Gücün Sınırlandırılması
Bu devlet, bildiğimiz o eski devlet değil
Karamsarlık
Başkanlık, ama nasıl?
Kürt Siyasetinin Açmazı -2-
Kürt Siyasetinin Açmazı
Neler Oluyor Bize?
Van Radyosu ve Bizim Radyo Günlerimiz
Demokrasinin Gücü -2
Demokrasinin gücü
Sebo Can
Gündönümü
Aralık ayının toplumsal bellekteki yeri
Basın tarihinin kara sayfaları
Huzur
Dünya ve Türk Anayasalarında Yemin Konusu
"Ne Oluyor Bize"
G-20 Zirvesi Van Gerçeği- Kral Çıplak
Basit bir seçim analizi ve Van’ın açmazı
Genç ölümler
Çetin Altan ve Van Depremi
Elektrikle tanışma
Van yavaş yavaş şehirleşmeye başladı
Van yeni kuruluyordu
Van'a doğru yola koyulduk
Komutan Yahudi Tello'yu alnından öperek kutladı
Ermeni ayaklanması ve Van'ın kurtuluşu(2)
Ermeni ayaklanması ve Van'ın kurtuluşu
Merhaba
Haber Yazılımı