Error

An Error Was Encountered

The action you have requested is not allowed.

Yazı Detayı
13 Mart 2016 - Pazar 13:25
 
Van için 25 yıl önce yazılmış bir güzelleme
Veysel Selen
 
 

Her kent insanın hatıralarında yer aldığı haliyle güzeldir. 25 yıl önce bir zorunlu ziyaret nedeniyle kaleme aldığım bu yazıyı bir çok insanın hatırasına saygı olsun diye yeniden yayımlıyorum. "Kızıma" başlığını taşıyan bu yazıyı o da ilk kez okuyacak.

Babaannen, Büyükbaban seni görsün diye Van'a geldik. Annenle sen evdesiniz, ben çocukluğumun, ilk gençliğimin geçtiği kentimi, bu güzel şehri bir kez daha dolaşmak için çıktım.

Ne güzeldi bu kent. Çocukluk ve gençliğimin nice unutulmaz anıları vardır.

İlk aşkımın yeşerdiği, o aşkı kaçamak biçimde, bazen cesurca hatta gözükara yaşadığım kent.

Lise öğrenciliğimiz sırasında, üniversitedeyken tatile geldiğimizde bir boydan bir boya defalarca usanmadan yürüdüğümüz Cumhuriyet Cadde'si değişmiş olmakla özelliğini koruyor. Yalnız ağaçlar, o çiçek açtığında kokusunu doyasıya ciğerime çektiğim, kocaman Akasya ağaçları artık yok. Cadde artık ağaçsız..

Bu cadde değil miydi akşam üzeri belediye arazözüyle sulanan ve serinliğinde kol kola volta attığımız cadde?

Ve o Şehir Parkı... Halkevi binasının önündeki, Akasya ve Meşe ağaçlarıyla bezeli, çok kişinin unutulmaz anılarının odağı o park...

 Her yaz arkadaşlarla buluşma mekanımız, lise yıllarında ücra köşelerinde ders çalıştığımız, birbirimizi üniversiteye hazırlarken gölgelerinde,  masamızda yaprak ve ışık oynaşmaları altında, ince belli bardaklarda çay içmenin keyfini yaşadığımız o park...

Akşamları sanki herkesin sözleşmişcesine gittiği o park...

 Vatanı kurtarma adına yoğun tartışmalar yaptığımız o park...

O sıcak salonda, Bülbül Hakkı'nın (Hakkı Yakupoğlu) sağladığı o dingin kütüphanenin camından seyrederken ruhumuzu dinlendirdiğimiz o park, yok artık. Yerine her nereye yapılırsa yapılsın gidilecek olan, Merkez Bankası yapılmış.

Ya o yanında yüksek duvarlarla ayrılan, bahçesinde Van Gölü şeklinde havuzu olan, bahçesinde 40-50 yıllık görkemli ağaçların yer aldığı Kız Enstitüsü, sonradan İl Halk Kütüphanesi olan o Cumhuriyet Mimarisinin özgün örneği o bina...

Annemin hizmetli olarak çalıştığı, her akşam annemle birlikte dönmek için gittiğimde, bodrum katında beklediğim, tatil günleri temizliğe yardım ederken üst katlarına hayran olduğum, o geniş ve uzun balkonundan bahçesini seyrettiğim o bina...

Bir ev sıcaklığı sağlayan, istediğimiz kitabı kendimizin aldığı, okuma alışkanlığı edindiğimiz, kütüphane salonunda veya iare (üye) yoluyla aldığımız kitaplarla bize ışıklık yapan o bina... Yüzlerce klasik eseri, yerli yazarların kitaplarını okuduğumuz o bina yerle bir olmuş. Yerine cılız ağaçların olduğu bir park minyatürü, ucubesi yapılmış güya...

Kışın kapalı 2 sinemanın, yazın gene 2 bazen 3 açıkhava sinemasının o davetkar ilan tahtaları. Hoparlörden yükselen şarkılar, sinema cephesinin çekici ışıkları, kaçamak bakış, gözucu tanışıklıklarla başlayan tek taraflı ya da taraflı ama kaçamak aşklara az mı tanıklık etmiştim.

Nasıl unuturum ruhumu titreten o bakışlara şarkılardan fal tuttuğumu. Bir küçük bakışı destansı aşka yorduğum o zamanları.

Ya o hükümet Konağı... Cumhuriyet Mimarisinin bu kente kazandırdığı o özgün taş bina. Önünde bayramların, parti propagandalarının yapıldığı o güzelim bina yıkılmış arkasına beton yığını bir hükümet binası yapılmış. N e olurdu o bina korunsaydı, alan geniş arkaya gene yapılırdı bir beton yığını. O güzelim bina bir prestij binası olarak kalırdı, sergilerin yapıldığı, bazı etkinliklerin binası olurdu.

Hükümet Konağı'nın sağ çaprazında yer alan Beşyoldan başlayıp İskele Köyü'ne kadarlık 7  kilometrelik yolun 6  kilometrelik bölümünü kaplayan yolun 2 geçesinde sıralanan 2 sıralı kavak ve söğüt ağaçlarıyla kaplı yol...Çırılçıpiak.. Ne oldu Vanlılara kendi elleriyle diktikleri bu güzelim ağaçlar neden artık yok.

Allah'ım bizi ne kadar beceriksiz, yeşil düşmanı kötü yöneticilerle sınıyorsun. Yoksa siz beni bile kandırmakta usta, siz, buna layıksınız mı demek istiyorsun?

Şehir Parkı'nın sol tarafında parktan 5-6 metre yüksek bir tepenin üstünde 300-400 metrekarelik belediye binası...

Cumhuriyet Caddesinden 30-35 basamaklı merdivenle çıkılan, parka bakan yan tarafı ise teraslanarak masaların konulduğu parka ait o bina... Yıkılmış betondan bir işhanı yapılmış.. Ne beton sever milletmişiz meğer. Beton olmadan önce ne yapıyor muşuz acaba?

Bu vaha; Belediye binası, Şehir Parkı, Halkevi Binası, Kız Enstitüsü binasının yer aldığı bu vaha korunmalıydı...

Ama geçmiş olsun.

 Bu yazı kentime duyduğum hasrete dönük nostaljik bir yazı oldu. Hoşgörün.

 
Etiketler: Van, için, 25, yıl, önce, yazılmış, bir, güzelleme
Yorumlar
Diğer Yazılar
Van'ın Kurtuluşu
65 yaşa sokağa çıkma yasağının çağrıştırması sonucu anılara yolculuk
Elazığ Depreminin Hatırlattıkları
Hala umut var mı?
Üzgünüm
Bu kadar vefasız olmayın...
Van'ın önce Rus ardından Ermeni İşgalinden Kurtuluşunun 100 Yılı
Hayalden Gerçeğe Van'la Yüzleşmek
Kim ne kadar yerli, ne kadar milli
Nasıl Bir Van...!
Vansesi Gazetesi 80 Yaşında
Van'a yeni atanan Vali Murat Zorluoğlu'na açık mektubumdur
"Van için ne yapalım"
Edebiyatta ve sanatta Van
Doğu ve Güneydoğu'da Cazibe Merkezli Destek Programı ( Bir Parmak Bal Mı?)
Milletvekillerine sesleniyorum
İsmet İnönü'yü Anarken
Gene terör
Yine terör
Terör/ daha kaç kez, kaç yıl, kaç kuşak yüreğimiz yanacak
Orda bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüz değil
Van Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinde yeni dönem
Başkanlık
ABD'de Trump'ın Başkan seçilmesi ve sıradanlığın (vasatın) önlenemez yükselişi
Söz konusu Cumhuriyetse gerisi teferruattır
Biz Cumhuriyeti ve onu armağan eden Atatürk'ü neden sevdik
Depremle yaşamak
Van Gölü feryat ediyor
Van, kendi göbeğini, kendi kesmek zorunda
Ortadoğulu liderlerin dayanılmaz zaafları
"Halk Arenası Programı" ve Uğur Dündar'in Üstlendiği Misyon
Eylül Fırtınası
AT İZİNE KARIŞAN İT İZİ
Bu Kaçıncı Bahar
Darbelerin Toplumsal Etkileri
Darbeler, İhtilaller, Kalkışmalar ve Edebiyat
Umut yok
Yalan Rüzgarı
Güvercin tedirginliği...
Recep Tayyip Erdoğan eline geçen bu inanılmaz şansı değerlendirebilecek mi?
Bu kaçıncı darbe...
O gece- büyük yalnızlık
Yönetici Farkı
"Van için ne yapalım"
EN BÜYÜK TEHLİKE.... İÇ SAVAŞ
Binmişiz bir alamete gidiyoruz kıyamete
Zürriyeti Arttıracağız, Neslimizi Çoğaltacağız
Almanya'yı kınayalım, peki bizim hükümetimizi alkışlayalım mı?
2018 Van'ın Ermeni Çetecilerinden Kurtarılışının 100 Yılı
Direnme hakkı ve Bursa nutku
Kentlerin kaderi ve kişiler
Ülkenin yakıcı gerçeği ve yöneticilerin kendi gerçekleri
Laiklik ve 1919
Van- Artos Dağı Efsanesi
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun
Van Kültür ve Yardımlaşma Dernekleri
Müslüman ülkelerin sefaleti
"Van'ın Tarihi Dokusu Korunacak"
Beşiktaş'ın Yeni Stadyumu Hayırlı Olsun
Van Kızıl Gül’ü
2 Nisan 1918 Van'ın Ermeni Çetelerinden Kurtarıldığı Gün
Hukukun Guguk Hali
Çanakkale Zaferinin Açtığı Yol
Gücün Sınırlandırılması
Bu devlet, bildiğimiz o eski devlet değil
Karamsarlık
Başkanlık, ama nasıl?
Kürt Siyasetinin Açmazı -2-
Kürt Siyasetinin Açmazı
Neler Oluyor Bize?
Van Radyosu ve Bizim Radyo Günlerimiz
Demokrasinin Gücü -2
Demokrasinin gücü
Sebo Can
Gündönümü
Aralık ayının toplumsal bellekteki yeri
Van ruhsuz bir kent mi?
Basın tarihinin kara sayfaları
Huzur
Dünya ve Türk Anayasalarında Yemin Konusu
"Ne Oluyor Bize"
G-20 Zirvesi Van Gerçeği- Kral Çıplak
Basit bir seçim analizi ve Van’ın açmazı
Genç ölümler
Çetin Altan ve Van Depremi
Elektrikle tanışma
Van yavaş yavaş şehirleşmeye başladı
Van yeni kuruluyordu
Van'a doğru yola koyulduk
Komutan Yahudi Tello'yu alnından öperek kutladı
Ermeni ayaklanması ve Van'ın kurtuluşu(2)
Ermeni ayaklanması ve Van'ın kurtuluşu
Merhaba
Haber Yazılımı