301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
23 Ocak 2020 - Perşembe 14:58
 
Tarih bir kez daha "Sümer'de" başlıyor!
Mehmet Bedri Gültekin
 
 

Stanley Noah Kramer'in ünlü eseri "Tarih Sümer'de başlar", MÖ 3000'den önceki iki bin yılda Mezopotamya'da yaşanan büyük tarihsel ilerlemeyi işler. Tekerlek, saban, mühür, mayalama, bakır üretimi, hayvanın koşum takımları, tuğla, kemer, sırlama keşfedilmiş; yapay sulama, bahçecilik ve meyvecilik ise geliştirilmiştir. Bütün bunlarla birlikte 3000 yılı ortalarında keşfedilen güneş takvimi, rakam, yazı ve bronz; insanlığı tarih öncesinden tarihe taşıyan büyük adımlardı.

Gordon Childe ise daha öncesinde, yaklaşık 10 -15 bin yılı kapsayan Neolitik dönemde olan gelişmeleri de insanlık tarihi açısından aynı önemde bir "Devrim" olarak değerlendirir. Bu dönemde, köpekten sonra koyun, keçi, domuz, eşek, at, deve, tavuk, hindi evcilleştirilmiş, buğday ve arpadan başlayarak çeşitli bitkilerin de yetiştiriciliğine geçilmiştir. İnsanlığın avcılık ve toplayıcılıktan; tarımsal üretime ve hayvancılığa geçmesi, adım adım tarih öncesinden tarih çağlarına geçişin koşullarını olgunlaştırmıştır.

Neolitik Devrim'in ve sonrasındaki Uygarlık Devrimi'nin vatanı Batı Asya'dır. Filistin'den başlayarak Suriye üzerinden Anadolu'ya, oradan da Irak'ın kuzeyine ve İran'ın Güneybatısına uzanan "Bereketli Hilal" Neolitik Devrimin gerçekleştiği topraklar oldu. Son yirmi yıl içinde Urfa Göbeklitepe ve Mardin-Dargeçit Boncuklu Tarla'da gün ışığına çıkarılan buluntular, Neolitik Devrim'in tarihini 12 000 yıl öncesine götürdü. Bölgede hala günışığına çıkarılmayı bekleyen başka yerleşimlerin varlığı da biliniyor. Ama sadece bu iki yerdeki buluntuların ortaya koyduğu kültürel veriler bilgi birikimi, "mühendislik becerisi" vb. insanlığın söz konusu düzeye gelmesinin arkasında, ayrıca binlerce yıllık bir gelişmenin olduğunu göstermeye yeter.

Kısacası Batı Asya, İnsanlığın kabaca son 20 bin yılının 18 bin yılında tartışmasız olarak tarih içindeki yürüyüşte başı çekti. Son iki bin yılda ise bu uzun tarih yürüyüşünde, liderliği zaman zaman dünyanın başka bölgeleriyle paylaştı (Çin, Orta Asya, Hindistan, Atlantik uygarlığı). Bu büyük tarihsel miras, Batı Asya halklarının "Devrim" yapma potansiyelini besleyen eşsiz bir arka plandır.

İnsanlık şimdi 15 000 veya 5000 yıl öncesinde olduğu gibi büyük bir tarihsel devrimin eşiğinden içeriye adımını atıyor. Batı Asya halkları bu yeni tarihsel devrim döneminde de en öndeki yerlerini alıyorlar.

Aslında daha geniş bir perspektifle ele alındığında 20. Yüzyılda yaşanan devrimleri, bu büyük tarihsel değişimin öncülleri olarak ele alabiliriz. Ekim Devrimi, Türk Kurtuluş Savaşı ile başlayan Milli Kurtuluş Savaşları, Faşizmin yenilgiye uğratılması, Çin, Kore, Hindiçini ve Küba Devrimleri; insanlığın sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya yolunda attığı ilk adımlardı.

Ama 2 000'li yıllarla birlikte yaşanan gelişmeler, insanoğlunun tarih içindeki yürüyüşünde tıpkı 15 000 yıl önce ve 5 000 yıl önce gerçekleşen Devrimler benzeri tarihsel bir durumu yaşamaya başladığını gösteriyor. Beş bin yıldır yaşanan sınıflı toplum döneminin ardından insanlığın,"sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya" uğruna verdiği mücadelede bu kadim medeniyet coğrafyası yeniden öncü roller üstleniyor.

İnsanlık, "kaybedilen Cennet"ini bulma yolunda tarihi bir dönemeçten geçiyor.

 

Son büyük savaş

Başlıklar halinde bazı verileri bakacak olursak;

Arkada kalan 5000 yıllık sınıflı toplum dünyasının sömürücü ve zalimlerinin temsilcisi ABD emperyalizmi ve müttefikleri, saltanatlarını sürdürebilmek için son büyük savaşı Batı Asya'nın kadim uygarlık coğrafyasında verdiler. 22 Müslüman ülkenin sınırlarını ve rejimlerini değiştirmek amacıyla başlatılan saldırı, işte bu "son büyük savaş"tır.

Batı Asya halkları saldırıya bugüne kadar yaklaşık dört milyon insanını feda ederek karşılık verdiler. Cezayir, Irak, Afganistan, Suriye, Türkiye, Libya, Filistin, Lübnan, Somali ve Yemen başta olmak üzere bütün bölge ülkeleri ve halkları bu saldırıdan derece derece paylarını aldılar.

Suriye halkının ve devletinin direnişini bu mücadelede en başa koymak gerekir. Suriye'nin kahramanca direnişi, İran ve Lübnan'ın bu direnişe başından beri verdiği destek, 2015 yılıyla birlikte Rusya'yı da harekete geçirdi. ABD ve yönlendirdiği terör çetelerinin yenilgisi başladı.

ABD, işgal ettiği, yakıp yıktığı Irak ve Afganistan'a da diz çöktüremedi. Irak Meclisi, Kasım Süleymani'nin şehit edilmesinin ardından ABD askerlerinin ülkeyi terk etmesi kararını aldı. Afganistan'da ülkenin önemli bir kısmında kontrol Taleban'ın elinde ve ABD, bu ülkeden nasıl çıkacağını düşünüyor.

8 Ocak 2020 günü Irak'taki ABD üslerini vuran İran füzeleri, 40 yıldan beri ambargo ve kuşatmalarla diz çöktürülmeye çalışılan İran'ın, bu savaşı kazandığını bütün dünyaya duyurdu.

Türkiye'nin 2014 yılı ile birlikte adım adım Atlantik ittifakından kopma ve Bölge ülkeleri ile birleşme yolunda attığı adımlar (FETÖ ve PKK'nın üzerine yürüme, ABD-İsrail koridoruna yapılan üç askeri müdahale, 15 Temmuz askeri darbe girişimini ezme) Atlantik uygarlığının bölgedeki en önemli müttefikini kaybetmesi anlamına geldi.

Türkiye artık Rusya, İran ve Çin ile birlikte yeni bir eksen oluşturmaktadır. 2016 yılında başlayan Astana Süreci ile birlikte, sorunların çözümünde yaklaşık 200 yıldır adres olan Batılı merkezlerin yerini; Astana, Moskova, Ankara ve Tahran gibi merkezler aldı.

İnisiyatif artık Bölge ülkelerindedir. Elbette bu büyük gelişmenin arka planında, Dünya ekonomisinin ağırlık merkezinin Asya'ya kaymasını, Çin'in yeniden dünyanın en büyük ekonomisi haline gelmesini ve "Kuşak-Yol İnisiyatifi" ile Avrasya'nın bütün ülkelerinin karşılıklı yarar temelinde güçlerini birleştirmelerini anmak gerekir. ABD'nin başını çektiği "son büyük saldırı" bu "inisiyatifi" can damarından vurmak amacını taşıyor.

Beş bin yıllık parantezi kapatma sürecine girdik. ABD'nin kaybedeceği belli olmuştur. Bundan sonrası Bölge ülkelerinin bir araya gelerek, dünyanın en büyük ekonomik, siyasi ve askeri gücünü ortaya çıkarması olacaktır.

Batı Asya Birliği'nin kurulması, insanlığın tarih içindeki yürüyüşünde baskı, zulüm ve sömürünün olmadığı bir dünyanın yaratılmasında en önemli adımlardan biri olacaktır.

 
Etiketler: Tarih, bir, kez, daha, "Sümer'de", başlıyor!,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Tarihi fırsat mı, tarihi gaflet mi?
Geçmişten bugüne ikiyüzlülük, yalan ve zulüm
Düşman seni alkışlıyorsa…
"İdlipsınavı"nda son durum ve "devlet aklı"
İktidarın İdlip Sınavı
Ergenekon tertibinin ayakta kalan son mevzisi
Elazığ Depremi'nin en büyük dersi
Günümüzün İslamcıları ne kadar İslamcı?
İran'a saldırmanın dayanılmaz hafifliği
Mezhepçilik hastalığı
İncirlik'e el koymanın tam zamanı
Alevi askerin cenaze töreni
ABD'nin "İntihar Eylemi!"
ABD, tekme tokat kovulurken!...
Sadaka ve geçmişe yatırım bütçesi
"Dersim olayları"nda birleşenler
ABD'nin yaptırım kararına karşı ne yapılmalı?
Eksik ayağı tamamlama görevi
Almanya'nın Dersim aşkı!
"Emperyalizmin dünü, bugünü, yarını"
"Beyin ölümü" gerçekleşen hasta
Üretim Devrimi Kurultayları
Savaş mevzilenmesi
Halk hareketleri
Tarih ve Matematik dersleri
Erdoğan Trump görüşmesi
Zorunlu olan ve olmayan dersler? (1)
ABD'nin beyhude hamlesi
Bir "Enstrüman"ın sonu
Tarihin 200 yıllık sayfası
Olması gereken oluyor
Şimdi ne yapmalı?
ABD havlu atıyor
Moskova'nın "Ortadoğu Planı" üzerine
Soner Polat Amiralin ardından
Sahipsiz toprak mı bulduk?
PKK ne zaman silah bırakır?
ABD ile ortak kara devriyesi!
Bir dönemin sonu
Büyük Millet Olmak!
Siyasette saflaşmanın ardındaki hesaplar
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 25
Demokrasi ile "ahmaklık" arasındaki kalın çizgi
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 24
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 23
İlk düğme yanlış iliklenince…
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 22
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 21
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 20
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 19
Doğu Akdeniz'den Gelen Tehdit ve Partilerin Duruşu
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 18
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 17
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 16
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 15
Devlet Bahçeli’nin son eylemi
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 12
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 11
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 10
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 9
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 8
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 7
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 6
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 5
"Dersim" çıkışı ile ne amaçlanıyor, kime hizmet ediliyor?
Vatan Fedaisi Resneli Niyazi
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 4
Türkiye için tarihi fırsatı değerlendirebilmek
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 3
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 2
Yeni Zelanda ve Sri Lanka katliamları
Siyasal İslam'ın dört dönemi - 1
Siyasal İslam'ın son yenilgisi
Dini siyasete alet etme yarışı
Yine, yeniden Suriye
Emekçi halkın sağlam özü
Artık yeni bir Türkiye'deyiz…
"4. Kuvvet"in katli ya da intiharı
Elazığ aynasında ekonomik kriz ve çözüm
Avrupa'nın gözünden ABD ve Yeni Dünya
ABD ne yaptığını biliyor; Ya Biz?
ABD'nin çaresizliği?
Bedelli Askerlik ve Türkiye'nin "Beka Sorunu"
Tarihi kırılmanın çatırtıları
Milli Devlet yıkılırsa ne olur?
"Latin Amerika'nın Tatar Ramazan'ı"
Aklını kaybeden emperyalist
Tuzak ve gaflet
"Ölüm adın kalleş olsun!"
Eğitimdeki çöküş ve İmam Hatip Okulları
Dış politikamızın yumuşak karnı
2019'a girerken
Tarihi yenilgi ya da büyük zafer
Doğal zenginlik: Ülkenin şansı mı, şanssızlığı mı?
Olmak ya da Olmamak
Ergenekon tertibinin Hakim ve Savcıları yargı önünde
Sınır güvenliği nasıl sağlanır?
Türkiye kamp değiştirince yer yerinden oynar!
Van Ticaret ve Sanayi Odası'nın gözünden sorunlar ve çözümler
Haber Yazılımı