Yazı Detayı
01 Eylül 2019 - Pazar 14:42
 
Siyasette saflaşmanın ardındaki hesaplar
Mehmet Bedri Gültekin
 
 

PKK'nın yan kollarından biri olarak bilinen "Ateşin Çocukları İnisiyatifi" adlı oluşum, gene PKK tarafından yönetildiği bilinen "Nuçe Civan" adlı internet sitesinde, Temmuz ve Ağustos aylarında çeşitli şehirlerde çıkan orman yangınlarını üstlendi.

Açıklamada yangınların, Türk Ordusunun PKK'ya karşı yürüttüğü operasyonlara bir cevap olduğu, özellikle Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir belediye başkanlarının görevden alınıp yerlerine kayyum atanmasına karşı "eylemler" olduğu belirtildi.

 "Nuçe Civan"daki açıklama gazete ve televizyonlarda haber oldu. Vatan Partisi söz konusu açıklama üzerine basın toplantısı yaptı. Kısacası ülkede, ormanların PKK tarafından yakıldığından haberi olmayan kimse kalmadı.

Ama aradan bir haftaya yakın zaman geçmesine rağmen, PKK merkezinden bir yalanlamanın gelmemiş olması, orman yangınlarının arkasındaki örgütün hangisi olduğunun başlıbaşına yeterli kanıtıdır.

Buna rağmen CHP, İyi Parti ve ÖDP'sinden TKP'sine kadar malum soldaki oluşumlardan da, orman yangınları konusunda bir ses çıkmaması ibret vericidir ve aynı zamanda ülke neler olup bittiği konusunda da son derece açıklayıcıdır.

HDP'den bir açıklama gelmesi ise zaten beklenemez. Çünkü HDP, o ormanları yakan iradenin emrindedir.

Bununla birlikte adı geçen Parti ve siyasi grupçukların hepsini HDP'li belediyelere kayyum atanması konusunda, vakit geçirmeden anında tepki verdiğini ve ortak tavır aldığını hatırlayalım. Giderek hemen her olayda birlikte hareket etmeye başlayan bir cephe ile karşı karşıyayız.

 

CHP neden susuyor?

Önemli olan ve herkesin üzerinde düşünmesi gereken nokta, CHP'nin onlarca orman yangını gibi önemli bir olay karşısındaki suskunluğudur.

CHP'nin tavrını, Kılıçdaroğlu'nun İstanbul'da "Hakkı Savunanlar Platformu"nun 27 Ağustos günü düzenlediği akşam yemeğinde yaptığı konuşmada "Kürtçe anadilinde eğitim"  konusunda söyledikleriyle birlikte ele alırsak daha iyi anlayabiliriz.

Kürtçe anadilinde eğitim bilindiği üzere PKK'nın esas taleplerinin başında gelir. Kürtçe anadilinde eğitim olmadı mı, PKK o bütün diğer iddiaları havada kalmaya mahkûmdur.

Kürtlerin ayrı bir "millet" oldukları iddiasının kabulü, bu ayrı milletin kendisine ait bir siyasi örgütlenmesinin (Parti'den devlet örgütlenmesine kadar) olması gerektiğinin gerçeklik kazanabilmesi vb. vb. Kürtçe anadilinde eğitime bağlıdır.

İşte Kılıçdaroğlu bu kadar önemli bir konuda her yana çekilebilecek, daha doğrusu HDP'yi (yani PKK'yı) memnun edecek açıklamalarda bulundu. Anadilinde eğitimin bir "hak" olduğunu söyledi.

Türkiye'nin gündeminde "Kürtçe anadilinde eğitim" diye bir konu yok. Kürt yurttaşların da gündeminde böyle bir konunun olmadığı da, son yirmi yılın gelişmeleri ile defalarca kanıtlandı. 2000 yılından itibaren açılan Kürtçe eğitim kurslarının hemen tamamı, bir müddet sonra öğrencisizlikten kapandı. Bazı üniversitelerimizde açılan Kürt dili bölümleri de çoğunlukla aynı akıbete uğradı.

Türkiye Kürtlerinin ezici çoğunluğu Kürtçeden daha iyi Türkçe bilir. "Kürtçe anadilinde eğitim yapmak" demek, Kürt yurttaşları, daha iyi bildikleri bir dilde eğitim yapmayı bir yana bırakarak, iyi bilmedikleri, üstelik de eğitim ve bilim dili olarak gelişmemiş bir dilde eğitim yapmaya zorlamak demektir.

Neresinden bakarsanız bakın akıl dışı ve gerçekleşme şansı olmayan bir talep vardır burada. Peki buna rağmen Kılıçdaroğlu Kürtçe anadilinde eğitim konusunda neden HDP'ye göz kırpmaktadır?

 

ABD'ye bel bağlamanın sonucu

Çünkü 2019'un Türkiye'sinde ABD'nin "Alternatif İktidar Stratejisi" yürürlüğe konmuştur ve bu strateji CHP, İyi Parti, Gül - Babacan ve Davutoğlu'nun kurulması için çalıştıkları partileri ile HDP'nin bir araya getirilerek iktidar yapılmasını öngörmektedir.

Söz konusu cenahtan yapılan bütün açıklamaları ve atılan bütün adımları, bu stratejiyi göz önüne alarak düşündüğümüz zaman doğru bir şekilde anlayabiliriz.

İşte bundan dolayı, kayyum atamalarına en başta tepki gösteriliyor, PKK'nın orman yangınlarına sesiz kalınıyor veya anadilinde eğitim konusunda HDP'ye (PKK'ya) göz kırpılıyor.

Ama unutulmamalıdır: ABD'nin Türkiye'de alternatif bir iktidar stratejisi bu ülkenin Batı Asya'daki savaşı kazanmasına bağlıdır. İşte bu da "olmayacak duaya amin" demektir.

ABD kaybetmiştir ve bundan dolayı da Türkiye konumundaki bir ülke için oluşturduğu stratejinin de başarı şansı sıfırdır.

Onun için eğer CHP, son zamanlarda iyice belirginleşen sözünü ettiğimiz çizgisinde ısrar ederse,  bu yönelim "intihar"dan başka bir anlama gelmeyecektir.

AKP'nin bugüne kadar izlediği politikalarla Türkiye'yi bundan sonra da tek başına yönetemeyeceği tartışmasızdır. ABD'yi bir "alternatif iktidar" konusunda iştahlandıran da bu durumdur.

Ama Türkiye'nin ihtiyacı, Batı'dan gelen tehdide karşı mücadele temelinde, Cumhuriyet tarihinin en ağır krizi içindeki ekonomiyi bir Üretim Devrimi ile aşmayı temel alan bir programı hayata geçirecek "Milli Hükümet"tir.

CHP'nin de bu gerçeği görerek "Milli Hükümet" saflarında yerini alması en başta kendisinin kurtuluşu olacaktır.

 
Etiketler: Siyasette, saflaşmanın, ardındaki, hesaplar,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Türkiye’nin en büyük zenginliği (2)
“Amerika’dan kurtulalım da Rusya’ya, Çin’e mi bağlanalım!”
“Kılıç hakkı!”
Şerden hayır doğuyor!
MariAntuanette ve Donald Trump
“Çin’in Başarısının Sırrı”
Türkiye'nin Koronavirüs karnesi
Kamuculuk kazanıyor!
Diğergâm
"ABD yüzyılı" geride kaldı!
Dünya nereye gidiyor? – 1
En etkili tedbir: Parasız eğitim, parasız sağlık!
"Homo Habilis"ten bu yana verilen kavga
Yaralısını savaş meydanında bırakan Ordu (!)
Sivrisinek ve Nemrut
"Yalnız ölümler!"
"Çok alametler belirdi"
Terörü bitirmede tarihi fırsat
Sömürgeci günahın kefareti
İdlip'te kazanan kim ve kaybeden kim?
2015'ten bu yana değişen nedir?
Armageddon ya da Melhame-i Kübra
"Türkiye NATO'dur, Biz NATO'yuz!" Öyle mi?
Mülteci sorununun biricik çözümü
Tarihi fırsat mı, tarihi gaflet mi?
Geçmişten bugüne ikiyüzlülük, yalan ve zulüm
Düşman seni alkışlıyorsa…
"İdlipsınavı"nda son durum ve "devlet aklı"
İktidarın İdlip Sınavı
Ergenekon tertibinin ayakta kalan son mevzisi
Elazığ Depremi'nin en büyük dersi
Tarih bir kez daha "Sümer'de" başlıyor!
Günümüzün İslamcıları ne kadar İslamcı?
İran'a saldırmanın dayanılmaz hafifliği
Mezhepçilik hastalığı
İncirlik'e el koymanın tam zamanı
Alevi askerin cenaze töreni
ABD'nin "İntihar Eylemi!"
ABD, tekme tokat kovulurken!...
Sadaka ve geçmişe yatırım bütçesi
"Dersim olayları"nda birleşenler
ABD'nin yaptırım kararına karşı ne yapılmalı?
Eksik ayağı tamamlama görevi
Almanya'nın Dersim aşkı!
"Emperyalizmin dünü, bugünü, yarını"
"Beyin ölümü" gerçekleşen hasta
Üretim Devrimi Kurultayları
Savaş mevzilenmesi
Halk hareketleri
Tarih ve Matematik dersleri
Erdoğan Trump görüşmesi
Zorunlu olan ve olmayan dersler? (1)
ABD'nin beyhude hamlesi
Bir "Enstrüman"ın sonu
Tarihin 200 yıllık sayfası
Olması gereken oluyor
Şimdi ne yapmalı?
ABD havlu atıyor
Moskova'nın "Ortadoğu Planı" üzerine
Soner Polat Amiralin ardından
Sahipsiz toprak mı bulduk?
PKK ne zaman silah bırakır?
ABD ile ortak kara devriyesi!
Bir dönemin sonu
Büyük Millet Olmak!
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 25
Demokrasi ile "ahmaklık" arasındaki kalın çizgi
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 24
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 23
İlk düğme yanlış iliklenince…
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 22
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 21
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 20
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 19
Doğu Akdeniz'den Gelen Tehdit ve Partilerin Duruşu
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 18
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 17
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 16
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 15
Devlet Bahçeli’nin son eylemi
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 12
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 11
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 10
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 9
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 8
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 7
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 6
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 5
"Dersim" çıkışı ile ne amaçlanıyor, kime hizmet ediliyor?
Vatan Fedaisi Resneli Niyazi
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 4
Türkiye için tarihi fırsatı değerlendirebilmek
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 3
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 2
Yeni Zelanda ve Sri Lanka katliamları
Siyasal İslam'ın dört dönemi - 1
Siyasal İslam'ın son yenilgisi
Dini siyasete alet etme yarışı
Yine, yeniden Suriye
Emekçi halkın sağlam özü
Artık yeni bir Türkiye'deyiz…
"4. Kuvvet"in katli ya da intiharı
Elazığ aynasında ekonomik kriz ve çözüm
Avrupa'nın gözünden ABD ve Yeni Dünya
ABD ne yaptığını biliyor; Ya Biz?
ABD'nin çaresizliği?
Bedelli Askerlik ve Türkiye'nin "Beka Sorunu"
Tarihi kırılmanın çatırtıları
Milli Devlet yıkılırsa ne olur?
"Latin Amerika'nın Tatar Ramazan'ı"
Aklını kaybeden emperyalist
Tuzak ve gaflet
"Ölüm adın kalleş olsun!"
Eğitimdeki çöküş ve İmam Hatip Okulları
Dış politikamızın yumuşak karnı
2019'a girerken
Tarihi yenilgi ya da büyük zafer
Doğal zenginlik: Ülkenin şansı mı, şanssızlığı mı?
Olmak ya da Olmamak
Ergenekon tertibinin Hakim ve Savcıları yargı önünde
Sınır güvenliği nasıl sağlanır?
Türkiye kamp değiştirince yer yerinden oynar!
Van Ticaret ve Sanayi Odası'nın gözünden sorunlar ve çözümler
Haber Yazılımı