Error

An Error Was Encountered

The action you have requested is not allowed.

Yazı Detayı
15 Ağustos 2019 - Perşembe 13:55
 
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 23
Mehmet Bedri Gültekin
 
 

(Dördüncü dönem devam)

Göç ve ölüm coğrafyası (Fatura 2)

Amerika ve Avustralya'nın keşfi ile birlikte Avrupa'nın yoksullarının yeni bir hayat için bu kıtalara yüzyılları bulan göçü başladı. Gidenler, yüzyıllar içinde yerli halkı yok ederek yeni keşfettikleri bu kıtaya yerleştiler. 400 yıl içinde Amerika'nın yerli nüfusu 10 milyondan 300 bin kişiye indi.

20. yüzyılda ise göç tersine döndü. Dünyanın zenginliklerini yağmalayanlar kendilerine refahı sağlamışlar ama Asya, Afrika ve Latin Amerika halklarını sefalete, işsizliğe ve açlığa mahkûm etmişlerdi.

Sömürge ve yarı sömürgelerin emekçileri daha iyi bir yaşam için refah içindeki Avrupa ve Kuzey Amerika ülkelerine göç etmeye başladılar. İkinci Dünya Savaşı'nın ardından başlayan bu göç halen devam ediyor. Kapitalist Avrupa, başlangıçta işgücü açığından dolayı bu göçe sıcak baktı. Ama bir müddet sonra ihtiyacın çok üzerinde olan göçleri sıkı kontrollerle denetim altına almaya çalıştı.

Ama son otuz yıl içinde, özellikle son on yıl içinde yaşanan göçler ise farklıdır. ABD'nin yağmalayarak yoksullaştırdığı Latin Amerika ülkelerinden Kuzeye olan göçleri hariç tutarsak, son göçler yoğun olarak Müslüman ülkelerden Avrupa'ya doğrudur. Müslümanlar, dünyayı kendilerine "cehenneme" çeviren Siyasal İslamcılardan kaçmaktadırlar.

Göç yollarında Suriye, Irak, Afganistan, Pakistan, Yemen, Libya, Somali, Nijer, Nijerya, Çad gibi ülkelerden gelen insanlar ezici çoğunluktadır. 2014 - 2019 yılları arasında Avrupa'ya ulaşmak isterken Akdeniz'de boğulan Müslüman sayısı yaklaşık 20 bin kadardır. Yıl başına ortalama 4 000 kişi düşüyor.

Her şeyi bir yana bırakalım. Başlı başına bu tablo Siyasal İslamcılığın Müslüman halklar açısından ne anlama geldiğini yeterince açıklıyor.

Genel Bilanço

Müslüman ülkelerde gelişen dinciliğin, halklara çıkardığı genel fatura üzerine ise şunlar söylenebilir: Birleşmiş Milletler insani gelişim endeksinde, Müslüman ülkelerin çoğunluğu, dünya ülkeleri sıralamasında en sonlarda bulunuyorlar. Bazı ülkelerin nispeten önde olmalarının sebebinin ise, gerçek anlamda bir gelişmişlikle alakası bulunmuyor. Yüksek petrol gelirleri sonucu kişi başına gelirde yakalanan yüksek rakamlar ve bunun sonucu olan yüksek yaşam beklentisi sıralamada, Suudileri ve Körfez ülkelerini 30'lu 40'lı sıralara çıkarmış.

Ama demokratik hakların kullanımı, kadın hakları, okullarda verilen eğitimin kalitesi, bilimsel çalışmalar vb. konularında ise İslam ülkeleri, dünya ülkeleri sıralamasında en sonlarda bulunuyorlar. Ve bütün bu konularda, son kırk yıl içinde ise diğer dünya ülkeleri ile kıyaslandığında ileriye değil, geriye gidilmiş.

Geçmişe yatırım

Böyle olması normaldir. Çünkü İslam ülkeleri geleceğe değil geçmişe yatırım yapıyorlar. Bu açıdan İslam ülkeleri içinde en iyi durumda olan ülkeler arasında olduğundan kuşkumuz olmayan Türkiye, çarpıcı bir örnektir.

Bütçeden Milli Eğitime ayrılan payı, bir ülkenin geleceğe yaptığı yatırım olarak alabiliriz. Türkiye, 2019 yılında Milli Eğitime 109 milyar lira ayırdı. Gerçi bu paranın hepsi "geleceğe yapılan yatırım" değildir. Sayısı 1500'ü aşan İmam Hatip Okulları, her yıl yeni atanan öğretmenlerin yüzde onu kadar olan Din dersi öğretmenleri vb için yapılan harcamalar, 105 İlahiyat Fakültesine ayrılan ödenek düşüldüğünde, "geleceğe yatırım" için ayrılan payın gerçekte çok daha az olduğu görülecektir.

 Öte yandan Türkiye'de "geçmişe yapılan yatırım" olarak din hizmetlerine, dini eğitime ve Tarikat ve Cemaatlere aktarılan pay ile adeta bir sadaka dağıtma kurumu gibi çalışan Sosyal Hizmetler Bakanlığı (Fak Fuk Fon Bakanlığı) bütçesini üst üste koyarak bir kıyaslama yapıldığında, en iyi durumda olan Türkiye'de bile gelecekten çok geçmişe yatırım yapıldığı görülecektir.

Diğer İslam ülkelerinde durumun daha iyi olmadığını biliyoruz. İslam ülkeleri geçmişe yatırım yaparak, aslında kendilerini daha güçlü zincirlerle eskiye bağlıyorlar, beyinlerini hapsediyorlar, düşünen, sorgulayan ve yaratan nesillerin yetişmesini engelliyorlar. Gelişen Tarikatlar ve Cemaatler oluyor. Tarikat ve Cemaat bolluğu içinde dinci terör örgütleri kendilerini var eden zemini buluyor. Ve böylece emperyalist devletlerin hegemonya ve sömürü hedefleri için kullanacakları malzeme ortaya çıkıyor. Müslüman ülkelerin payına da cehalet, yoksulluk, din ve mezhep kavgaları ve iç savaşlar düşüyor.

Bu hayati sorun ancak, dünya gericiliğinin merkezi Emperyalizmden tam bağımsızlık kazanılarak ve her alanda Mustafa Kemal Türkiye'si benzeri bir laiklik uygulaması hayata geçirilerek halledilebilir.

 
Etiketler: Siyasal, İslam'ın, Dört, Dönemi, -, 23,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Türkiye’nin en büyük zenginliği (2)
“Amerika’dan kurtulalım da Rusya’ya, Çin’e mi bağlanalım!”
“Kılıç hakkı!”
Şerden hayır doğuyor!
MariAntuanette ve Donald Trump
“Çin’in Başarısının Sırrı”
Türkiye'nin Koronavirüs karnesi
Kamuculuk kazanıyor!
Diğergâm
"ABD yüzyılı" geride kaldı!
Dünya nereye gidiyor? – 1
En etkili tedbir: Parasız eğitim, parasız sağlık!
"Homo Habilis"ten bu yana verilen kavga
Yaralısını savaş meydanında bırakan Ordu (!)
Sivrisinek ve Nemrut
"Yalnız ölümler!"
"Çok alametler belirdi"
Terörü bitirmede tarihi fırsat
Sömürgeci günahın kefareti
İdlip'te kazanan kim ve kaybeden kim?
2015'ten bu yana değişen nedir?
Armageddon ya da Melhame-i Kübra
"Türkiye NATO'dur, Biz NATO'yuz!" Öyle mi?
Mülteci sorununun biricik çözümü
Tarihi fırsat mı, tarihi gaflet mi?
Geçmişten bugüne ikiyüzlülük, yalan ve zulüm
Düşman seni alkışlıyorsa…
"İdlipsınavı"nda son durum ve "devlet aklı"
İktidarın İdlip Sınavı
Ergenekon tertibinin ayakta kalan son mevzisi
Elazığ Depremi'nin en büyük dersi
Tarih bir kez daha "Sümer'de" başlıyor!
Günümüzün İslamcıları ne kadar İslamcı?
İran'a saldırmanın dayanılmaz hafifliği
Mezhepçilik hastalığı
İncirlik'e el koymanın tam zamanı
Alevi askerin cenaze töreni
ABD'nin "İntihar Eylemi!"
ABD, tekme tokat kovulurken!...
Sadaka ve geçmişe yatırım bütçesi
"Dersim olayları"nda birleşenler
ABD'nin yaptırım kararına karşı ne yapılmalı?
Eksik ayağı tamamlama görevi
Almanya'nın Dersim aşkı!
"Emperyalizmin dünü, bugünü, yarını"
"Beyin ölümü" gerçekleşen hasta
Üretim Devrimi Kurultayları
Savaş mevzilenmesi
Halk hareketleri
Tarih ve Matematik dersleri
Erdoğan Trump görüşmesi
Zorunlu olan ve olmayan dersler? (1)
ABD'nin beyhude hamlesi
Bir "Enstrüman"ın sonu
Tarihin 200 yıllık sayfası
Olması gereken oluyor
Şimdi ne yapmalı?
ABD havlu atıyor
Moskova'nın "Ortadoğu Planı" üzerine
Soner Polat Amiralin ardından
Sahipsiz toprak mı bulduk?
PKK ne zaman silah bırakır?
ABD ile ortak kara devriyesi!
Bir dönemin sonu
Büyük Millet Olmak!
Siyasette saflaşmanın ardındaki hesaplar
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 25
Demokrasi ile "ahmaklık" arasındaki kalın çizgi
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 24
İlk düğme yanlış iliklenince…
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 22
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 21
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 20
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 19
Doğu Akdeniz'den Gelen Tehdit ve Partilerin Duruşu
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 18
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 17
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 16
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 15
Devlet Bahçeli’nin son eylemi
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 12
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 11
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 10
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 9
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 8
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 7
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 6
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 5
"Dersim" çıkışı ile ne amaçlanıyor, kime hizmet ediliyor?
Vatan Fedaisi Resneli Niyazi
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 4
Türkiye için tarihi fırsatı değerlendirebilmek
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 3
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 2
Yeni Zelanda ve Sri Lanka katliamları
Siyasal İslam'ın dört dönemi - 1
Siyasal İslam'ın son yenilgisi
Dini siyasete alet etme yarışı
Yine, yeniden Suriye
Emekçi halkın sağlam özü
Artık yeni bir Türkiye'deyiz…
"4. Kuvvet"in katli ya da intiharı
Elazığ aynasında ekonomik kriz ve çözüm
Avrupa'nın gözünden ABD ve Yeni Dünya
ABD ne yaptığını biliyor; Ya Biz?
ABD'nin çaresizliği?
Bedelli Askerlik ve Türkiye'nin "Beka Sorunu"
Tarihi kırılmanın çatırtıları
Milli Devlet yıkılırsa ne olur?
"Latin Amerika'nın Tatar Ramazan'ı"
Aklını kaybeden emperyalist
Tuzak ve gaflet
"Ölüm adın kalleş olsun!"
Eğitimdeki çöküş ve İmam Hatip Okulları
Dış politikamızın yumuşak karnı
2019'a girerken
Tarihi yenilgi ya da büyük zafer
Doğal zenginlik: Ülkenin şansı mı, şanssızlığı mı?
Olmak ya da Olmamak
Ergenekon tertibinin Hakim ve Savcıları yargı önünde
Sınır güvenliği nasıl sağlanır?
Türkiye kamp değiştirince yer yerinden oynar!
Van Ticaret ve Sanayi Odası'nın gözünden sorunlar ve çözümler
Haber Yazılımı