Yazı Detayı
16 Aralık 2018 - Pazar 12:31
 
Saklı hazine; Tarihi yapılarımız
Erdem Yavuz Ekici
 
 

Kültür ve inanç turizmine ilgi özellikle son yıllarda giderek artmakta, yerli ve yabancı turistler kültürel ve tarihi varlıkların daha fazla olduğu bölgelere rağbet göstermektedirler. Ülkemizde inanç ve kültür turizmi denildiğinde akla; Mardin, Kapadokya, İstanbul, gibi iller gelmektedir.

İlimizde bulunan tarihi ve kültürel varlıklar gözetildiğinde, ilimizin tarihi ve kültürel varlıklar açısından hiç de fakir olmadığı ortaya çıkacaktır. Yıllardan beri süre gelen yanlış tanıtım yöntemleri, tek ve dar yönlü olarak tarihi yapılara bakış açısı yüzünden ilimizde bulunan diğer tarihi yapılar gölgede kalmış, bu tarihi yapıların tanıtımına, restorasyonuna ve korunmasına özen gösterilmemiştir. Oysaki bu yapılar tarihi ve kültürel yapıdan büyük öneme sahip olup doğru yöntemlerle tanıtıldığı takdirde, ilimizin de yukarıda bahsedilen iller gibi inanç ve kültür turizmi açısından sayılan iller arasında yerini alacağı tartışmasızdır.

İlimizde Akdamar Kilisesi, Van Kalesi, Hüsrev Paşa Camii ve Külliyesi gibi çok bilinen tarihi yapıların yanı sıra, hemşerilerimizce ve diğer vatandaşlarımızca pek bilinmeyen bir çok tarihi varlık mevcuttur. Özellikle Gürpınar ilçemizin, Güzelsu-Hoşap mevkii tarihi yapılar, ören yerleri Urartulardan kalma sulama kanalları ve nekropoller açısından büyük zenginliklere sahiptir. Fakat bu zenginlikler ,ilgisizlik ve bakımsızlık nedeniyle yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır.

Hoşap bölgesinde bulunan Osmanlı dönemine ait yapıların büyük bir çoğunluğu  Mahmudi beyleri tarafından inşa ettirilmiştir. Mahmudi Beyleri, Osmanlı Devleti'ne bağlı olarak, İran ile olan sınırın korunmasında büyük rol oynamışlar, Hoşap bölgesinin iskanında ve sunileşmesinde etkili olmuşlardır.

Bu yapılardan; Evliyabey Medresesi, Hoşap'ın merkezinde bulunan Gevirhan mezarlığının doğu tarafında yer almaktadır. Medresenin güneyinde Süleyman Bey kümbeti bulunmaktadır. Medrese ne yazık ki iyi korunamadığı için kitabesi bugün mevcut değildir. Dolayısıyla yapıyı tarihleyebilecek belge ve vakfiye de bulunmadığı için yapı tarihi net olarak bilinmemektedir. Mahmudi beylerinden Evliya Bey tarafından yapıldığı bilinen yapının, Mahmudi Evliya Bey'in yaşadığı döneme denk gelen 1560'lı yıllarda inşa edildiği tahmin edilmektedir.

Medrese 1992 yılında yok olmak üzereyken Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiş daha sonra, ilgisizlik nedeniyle 2012 yılında tekrar yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya kalmış, 2012-2013 yılları arasında yapılan restorasyon ile yapı bir kere daha yok olmaktan kurtarılmış fakat günümüzde yine aynı tehlike ile karşı karşıya kalmıştır.

Tarihi ve kültürel mirasımızın nasıl kaybedildiğine dair yukarıda  verilen durum sadece bir örnek olup; bu yapılar gibi yok olmaya mahkum olan ve yok olan kültürel mirasımız ne yazık ki saymakla bitmeyecektir. Hoşap bölgesinde olan, Hasan Bey Medresesi, Hasan Bey Türbesi, Süleyman Bey Kümbeti, Bey Hanı, Evliya Bey Köprüsü gibi yapılarda ne yazık ki unutulmuş, gerekli ilgi ve alakayı bulamamıştır. Kendisine özgü inşa tarzı olan bu yapıların korunup, güçlendirildiği takdirde şehir turizmine büyük güç  katacağı açıktır.

İlgililere düşen, birkaç tarihi yapı etrafında dönen bakış açısını terk ederek Van'ımızın diğer tarihi ve kültürel özelliklerini ortaya çıkarmak gerekli restorasyon ve tanıtım çalışmalarını yaparak, şehrimizin doğal güzellikleri ile birlikte, yerli ve yabancı turistin ilgisini bölgeye celp etmektir. Unutmamak gerekir ki turizm büyük bir pazarlama tekniğidir ve ilimizde doğal tarihi ve kültürel zenginlikleri ile buna son derece müsaittir.

 
Etiketler: Saklı, hazine;, Tarihi, yapılarımız,
Yorumlar
Haber Yazılımı