301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
19 Eylül 2014 - Cuma 08:32
 
Özünü arayan eğitim
Ömer GÜNDÜZ
omergunduz80@hotmail.com
 
 

Hafta başında çocuklarımız ve gençlerimiz eğitim ve öğretim yılına bir kez daha adım attılar. Ancak, Türkiye’de eğitimden şikâyet etmeyen bir Allah’ın kulunu gördünüz mü? Buna okulların idareci ve öğretmenlerini de dâhil edebilirsiniz. Her gelen bakan iyileştirmek adına yeni düzenlemeler yapıyor, fakat problemler artmaya devam ediyor. “Eğitimimiz yap-boz tahtasına döndü” desek yeridir. Başta sınavlar olmak üzere skandal üstüne skandal yaşanıyor. Doğru dürüst sınav yapamayan bir ülke haline geldik. Peki, bunların sebebini hiç düşündünüz mü? Eğitimimiz kendi insanını yetiştiremiyor. Müfredat millî yapımıza uygun değil. Sanki yabancı fikir ve hayat tarzının sözcüsü gibi! Bu yüzden toplum da hızla özüne yabancılaşıyor. Biz, ilimlere öncülük etmiş bir milletin evlâdıyız. Büyük ilim adamları, keşif ve buluşlar yapmış insanlar, edep ve ahlâk örneği öncüler ve büyük kahramanlar yetiştirmişiz. İnsanlığa örnek olmuşuz. Daha 200 sene önce Paris Sorbon Üniversitesi’nde kürsüye çıkan profesörler bizim âlimlerimizin kıyafetini giymeyi iftihar vesilesi sayıyorlardı. Akif, Batı’nın Osmanlı hayranlığını şöyle anlatır: “Donanma ilerlerken muzafferân ileri, / Üzengi öpmeye hasretti garbın elçileri!” Erbakan, özüne yabancılaşmış eğitim konusunda şunları söyler: “Batı’nın yetersiz dünya görüşüne özenen şahsiyetsiz, mukallit, cüce, sûnî hedefler önümüze kondu. Kültür ve irfan işgalcilerinin ev sahibi oldu, hakiki ev sahibinin ise kendi fikrine yabancılaştığı bir hava doğdu. Evlâtlarımız millî şuur ve şahsiyetten uzak kaldı.” (Davam, MGV Yy. Sh. 185)

Ruhsuz beden ne ise, bugünkü özünden uzaklaşmış eğitim de odur. İnancı, kimliği, tarihteki yeri belli olan bir milletin eğitim modeli böyle olamaz. Okullar hangi oranda ilim, irfan, edep, terbiye, iffet, hayâ gibi ulvî değerleri kazandırabiliyor evlâtlarımıza? Evlâtlarımız kimliğinden uzaklaştırılıyor, yabancılara özenmeye başlıyor. Eğitimimizin manevî boyutu o kadar zayıf ki! İşte asıl problem de bu! Muhtevadan çok dış görünüşle ilgiliyiz. Derslikler, öğrenci sayısı, okulların kaç yıl olacağı, taşımalı ve yatılı eğitim, akıllı tahta, tablet gibi maddi konular.  Bunlar da önemli ve bir ihtiyaç. Ama işin özü, manevî boyutu, muhtevası olmazsa hep kabukla meşgul olma durumuna gelmez miyiz? Çocuklarımız 15 sene okudukları halde edep, iffet, hayâ kelimelerini duymuyorlar. Helâl, haram nedir bilmiyorlar. Evlâtlarımızı vatana, millete yararlı hale getirmek istiyorsak eğitim sistemini baştan sona yeniden kurmalıyız. Evlâtlarımızı taşkınlıklardan korumak için onları önce Allah adıyla derslere başlatmalıyız. Aksi halde helâl, haram, âhiret, hesap günü nedir, bunları evlâtlarınıza öğretemezsiniz. İstenmeyen sonuçları engelleyemezsiniz. Eğitimde şuur olursa ailede huzur olur. ‘Beşikten mezara kadar öğrenme mükellefiyeti’yle bir eğitim seferberliğine girişmeliyiz. Eğitimin öneminden söz etmeyen yok ama durumumuz da ortada. Evlâtlarımız ne manevî alanda yeterli hale gelebiliyor, ne de kendi alanlarında. Eğitim fonksiyonunu icra edemediği için pek çok öğrenci, kız erkek arkadaşlığının yaşandığı, baba parasıyla sefa sürülen yerler olarak kullanmaya başlamıştır okulları. Bugünkü eğitim sistemiyle fedakâr, azimli, idealist nesiller yetiştiremezsiniz.

 

            MANEVÎ DONANIM ŞART

Her geçen gün sıkıntıları artan bir dünyada yaşıyoruz. Alkol, uyuşturucu, fuhuş, zina gibi gençliğimizi ifsat eden pek çok tehlike ile karşı karşıyayız. Saygı, sevgi, şefkat, iyilik, mürüvvet, başkaları için fedakârlık gibi insanî duygular gün geçtikçe zayıflıyor. Böyle bir atmosferde gençlerimizin manevî donanımlı hale getirilmesi o kadar önemli ki! Manevî zenginlik büyük bir meziyettir. İnsanı sabırlı ve dirençli hale getirir. Bezginlik, yılgınlık ve ümitsizlikten kurtarır. Nesillerimizi her türlü ahlâksızlık ve kötülüklerden korur. Bu ülke bizim. Bu gençler bizim gençlerimiz. Elhamdülillah, ülkemizin yüzde 99,2’si Müslümanlardan oluşuyor. Fakat herkes bir şeyler söylüyor olsa da, en az bildiğimiz konu da Müslümanlık. Yeni nesiller İslâmî yaşantıya özendirilmiyor. Genç nesiller dinlerini mutlaka doğru kaynaklardan öğrenmeli. Hurafelerden uzak durmalı, kulaktan dolma bilgilerle yetinmemeli. Bunun yolu okuldur. İnsanı maddî ve manevî her konuda donanımlı hale getirecek olan eğitimdir. Sağlıklı bir eğitim insana sorumluluk kazandırır. Yetenekleri geliştirir, becerileri artırır. Türkiye’nin Müslüman oluşu dikkate alınmadan hazırlanan bir eğitim müfredatı milletimize bir şey kazandırmaz. Türkiye, yıllardan beri Batı tarzı bir eğitim modelinin etkisi altındadır. Eğitimimiz Türkiye’mizin değerlerine göre tanzim edilmelidir.

Manevî eğitimden nasibini almamış insanların nasıl canavarlaştığını görmüyor muyuz? Hırsızlık, yolsuzluk, şiddet, taciz, yaralama, öldürme gibi pek çok fecâatle karşı karşıyayız.  Çarpık eğitimin ürünü olarak okumayan, düşünmeyen, zevk ve eğlencenin esiri olmuş ve kaybedilmenin eşiğinde bir nesil var karşımızda. Eğitimde zihniyet devrimine ihtiyaç var. Bazı tabuları dayatan, insanı formatlamak isteyen bir eğitim anlayışı yerine; insanı ve Türkiye gerçeklerini dikkate alan gerçekçi, ayağı yere basan bir eğitim anlayışına ihtiyaç var.

 

Selam ve dua.

 
Etiketler: Özünü, arayan, eğitim
Yorumlar
Diğer Yazılar
Suçlu Kim?
Anarşiden adalet doğmaz
Hedefler nerede, biz neredeyiz…
Hayra motor, şerre fren olmak…
Lanet Olsun Sana İsrail…
Ramazan ne güzel
Geri kafalılar…
Kötülüklerden beraat edin
Çocuklarımıza sahip çıkalım
Fetih nesli nerede?
Bir avuç kömür için, bir ömür verenler...
Asıl suçlu kim?
Manevi programlanma üç aylar
Dünya, gelecek kutlu doğumu bekliyor!..
Kıyama dur, yık dar ağaçlarını...
İnsanı düzeltmek
Seçim Bir Fırsattır
Çanakkale Ruhu
Korkularımız
KADIN NEREDE DURUYOR?
Dört Çocuğun Ekmek Paylaşımı
PEYGAMBERİ BİR HAYAT TARZINA İHTİYAÇ VAR
BU KENTE BİR ŞEHR'ÜL EMİN SEÇİLECEK
İnsanlar, Nedir Bu Haliniz?
NEREDESİN, EY ADALET!..
Dış Mihraklar
KENDİNİZİ TANIYIN
Fetih nesli olabilmek
Operasyon Dedikleri.....
Yaşananlardan haberiniz var mı?
EFSANE BELEDİYECİLİĞE HASRET KALDIK
Arakanda çocuk olmak
Şimdi okullu olduk
EDEP YA HUU…
BU ÜLKEDE ZİNA SUÇ DEĞİL!
Türkiye Cumhuriyeti’nin Garantörleri…
BESMELE’NİN KEŞFEDİLEN BİR SIRRI
“Demokrasi” dediğiniz: Bir oyuncak
Müslüman Kanı Ne Zaman Dinecek?
Ey işbirlikçiler!..
Düşmanlarınıza karşı kuvvet hazırlayın
Ümmetin Suskunluğu
İftar Sofralarımız
Yaşam Hakkı Engellenemez
Van'da Yaşanan Üç Önemli Kirlilik...
Bereket Ayına Hoşgeldin Diyelim
Müslümanlar!... ne zaman dininize sahip çıkacaksınız?
Doğruluk ve Cesaret...
Rüzgar Eken, Fırtına Biçer
İstanbul'u Fethetmek!...
Şeytanı İyi Tanıyalım!
Reyhanlı'da yitirdiklerimiz
Heyecanımızı kaybettik, hükümsüzdür
İpin Hesabı
Kuran-ı Kuşanmış Bir Gençlik
Zincirler Kırılsın, Ayasofya Açılsın
İyi ki Doğdun Ya Muhammed (S.A.V.)
Mutlu Bir Ailenin Püf Noktaları
Siyonizm'i İyi Tanımak
İslam Dışı Bayramlar
Kınalı Kuzuların, Şu Boğaz Harbi!...
Toplumun Mimarı Kadın
Şehadet Bir Çağrıdır, Nesillere Çağlara
Her Bahar Bir Çiçekle Başlar
Örtü Kadının Kalesidir
Sevgimizin ölçüsü ne olmalı?
Nemelazımcılık
Alemlere Rahmetsin Efendim
Helalinden Kazanıp, Helalinden Yiyebilmek
Barış ve Kardeşliğe Giden Yol
Televizyonların saçtığı zehir
Noel Gecesi Mi Vicdan Muhasebesi Mi?
Ahirette liderlerinizle çağrılacaksınız!
Güçlü ve kaliteli insan yetiştirmek
Maya Takviminin kopardığı kıyametler
Nerde O Eski Günler
Bir(Leş)Miş Milletlerden, Birleşmiş Ümmete
Umuda Ve Kurtuluşa Yolculuk, Hicret
Medeniyetler İttifakı
Teslimiyetin Zirvesi Allah'a Kurban
Kalplerin sevgisi
Kuvvetin Değil, Hakkın Yanında Olmak
"Müslümanların masumiyeti" adlı film
Ameller Niyetlere Göredir
Ümmet Kimliğimizin Gereği
Oğlum Kudüs İçin Feda Olsun...
Neslimizin içler acısı hali
Bayramsa bayramınız mübarek olsun
İnan- Güven- Sabret!
Arefe günü
Ramazan'dan bize kalanlar
Sabrın sonu selamettir
İkrime Bin Ebi Cehil
Zihniyet karmaşısı yaşayanlar
Yaşantımızın örneği kim olmalı?
İktisatlı olan, fakir olmaz
İlim halkalarına dahil olmak
Zalime lanet,mazluma destek
Hastalık gelmeden, sağlığın kıymeti bilinmiyor
Heran gelebilecek gerçek,ölüm
Allah'ın zikri ile dilimiz ıslak olsun
Fakirin hakkı zenginin malı
Kardeşinin derdi ile dertlenmek
Haydi çocuklarımızla camilere koşalım
Tefekküre zaman ayıralım
Ya hayır konuşalım, yada susalım
Kur'an'ın indirildiği ayda Kur'an okuyalım
Az yemek, az uyumak
Selamı yayalım
Sahura kalkalım
Ramazan bereketiyle geldi
Van depremi ne getirdi?
İnandığımız gibi yaşamak!
Düşünebilmek ve şükretmek
Yeterince Okuyor muyuz?
Kutlu Miraç
Günümüz gençliği...
Özlemle beklenen rahmet iklimi: Üç Aylar
Haber Yazılımı