Error

An Error Was Encountered

The action you have requested is not allowed.

Yazı Detayı
24 Mart 2020 - Salı 16:02
 
O Bir Çınardı
Ümran Öztürk
 
 

“Sizi bilemem, ben karıncaları çok seviyorum. 

Önce çok çalışkanlar... Yaşamlarını öylesine disipline etmişler ki, bir yaz mevsimi boyunca hiç kavga/gürültü yapmadan bir yerlere giderler, oradan ağızlarına aldıkları yiyecekleri yuvalarına taşır dururlar.

Hiç durmazlar.

Ben karıncaların birbirleriyle kavga ettiğini hiç görmedim. 

Hiç bir karınca, bir başka karınca yuvasına girip buradan bir şey aşırmayı/çalmayı düşünmüyor.

Nereden mi biliyorum bunları? Yaşam deneyimimden ve karıncalarla olan yakınlığımdan” demişti bir yazısında usta gazeteci Hikmet Aksoy.

Nazan Bekiroğlu da karıncalara olan sempatisinden ve onlar gibi çalışkan, disiplinli ve barışçıl olmasından dolayı olsa gerek "Karınca İzleri" adını verdiği kitabında Hikmet Aksoy’u anlatmıştı.

Nazan Bekiroğlu  “Karınca İzleri” adlı kitabında sadece Hikmet Aksoy’un ve bir dönem basın tarihinin değil Türkiye’nin de yakın tarihini anlatan bir kitap olarak bize ışık tutuyor.

Benim de yolum 2017’nin Ekim ayında Van’da kendisiyle kesişti. Hoş sohbeti, engin bilgileriyle önerilerini can kulağıyla dinledim. Gazeteciliğe muhabirlikle başladığı yılları anlatırken “Sabahın beşinde işe gidip gecenin yarısında eve döndüğüm için çocuklarımı çok göremiyordum. Zira ben giderken de gelirken de onlar uyuyorlardı buna çok üzülüyordum” demişti. Vansesi Gazetesi kadrosuyla birlikte bizlere armağan olarak getirmiş olduğu fındıkları yedik, çaylarımızı yudumlayıp kahvelerimizi sohbet eşliğinde içerken mesleğine ne kadar  âşık biri olduğunu anlıyorduk.

Vansesi Gazetesinin 80. yıl kutlamasından dolayı bizler Van’a davet edilmiştik. Hikmet ağabeyimizin de çok güzel bir tesadüftü ki 80. Yaş günüydü. Hem gazetemiz Vansesi’nin hem Hikmet ağabeyimizin 80. yaş gününü büyük bir kalabalıkla kutladık. Birlikte pasta kestik çok duygulandı, çok mutlu oldu defalarca İkram Beye teşekkür etti ona güzel bir sürpriz olmuştu.

O gün öğlen yemeğimizi Turan Haydaroğlu beyefendinin daveti üzerine Şeref Şahin’in lokantasına gitmek için İkram Kali, Erdal Perihan, Hikmet Aksoy’la birlikte yola koyulduk. Yürüyerek gitmeyi isteyen Hikmet Aksoy yol boyunca Van’a ne iyi etmişim de gelmişim diyerek fotoğraflar çekiyor, Erdal Bey den bilgi alıyordu. Lokantaya ulaştığımızda Turan Haydaroğlu ile birlikte Şeref Şahin amcamızı bizi bekler bulduk. Turan Haydaroğlu’nun asil ve kibar davranışı, Şeref Şahin’in geniş gönlü (orada Şeref amcanın babamın asker arkadaşı olduğunu ve sıkı dostlukları olduğunu öğreniyor babamı yad ederken göz yaşı döküyorum)Erdal Perihan’ın biran bile bizi yalnız bırakmaması, İkram Kali’nin Van hakkında sürekli bilgi vermesi, eski Van’ı anlatması ve Hikmet ağabeyimizin çektiği fotoğraflarla bu anları ölümsüzleştirme gayreti unutamadığım anılarımın arasında yerini aldı.

Ne mutlu bana ki Türk basınının değerli kalemi, gazeteci yazar, karikatürist, şair Hikmet Aksoy ile aynı gazetede uzun bir süre birlikte yazdık. Bugün duayen gazeteci Hikmet Aksoy’u anarken iyi ki tanımışım, keşke daha önce tanısaydım ve daha çok konuşma fırsatım olsaydı diyorum. Ruhun şad olsun güzel insan.

Hikmet Aksoy’un mesleki kariyeri:

Türk basınının değerli kalemi, Türkiye Gazeteciler cemiyeti Trabzon Temsilcisi, yazar, karikatürist, şair gazeteci Hikmet Aksoy İlk yazısını 1953’te Vefa dergisinde yazdı. 1959-62 arası karikatürleri Türkiye Spor, Son Havadis, Büyük Gazete, Şaka, Tef vb. dergi ve gazetelerde yayımladı. 1963-1965 yıllarında askerliğini yaptığı Simav ilçesinde Köy Raporu adlı bir gazete çıkardı.1959’dan bu yana Trabzon gazetelerinden Hizmet, Hâkimiyet, Son Haber, Türkçesi vb. gazetelerinde yayın yönetmeni ve yazı işleri müdürü olarak çalıştı. Basın kuruluşlarından yirminin üzerinde ödül aldı. 1996’da Karadeniz Fıkraları Ajansını kurdu.

Eserleri:

Araştırma-İnceleme: Her Yönüyle Vakfıkebir (1965), Vakfıkebir İlçesi ve Çevresi (1973), Faik Ahmet Barutçu (1995), Trabzon Basını (1998), Karikatürün Trabzon Boyutu (1999).

Derleme: Made in Karadeniz - Fıkralar (1998), Kemençe Çalayim mi? (2000).

 
Etiketler: O, Bir, Çınardı,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Medeniyetin Mührü “Çeşmeler”
Kimlikli Şehirler ve Akıllı Kentler
60’lardan Günümüze Moda Yolculuğu
Ekmeğini Ateşten Çıkaranlar
MUHTEŞEM YÜZYIL DİZİSİNİN ŞEKER AĞASI; “Büyük bir şaşkınlık halindeyiz…”
Coronovirüsle Sınavımız
Uçurtman Seni Anlatıyor
Değişen Kent Kimliği
Kadınların koronavirüsle mücadelesi
2 Nisan ve bitmeyen hüznün diyarı Van
İğde Çiçeklerindeki Umut
İlk Çiçeğimi Yılmaz Güney’den Aldım
ALZHEİMER YALNIZLIĞI SEVER
Göç yolları gizli bir ahtır
Bir Masal Köyü, Bir Fikir Atölyesidir Adatepe
Tarihi Çarşılar ve Sahaflar
Yüreğimiz Bahçesaraylı Oldu
Depremle sınavımız
Edebiyatımızda Satranç Üzerine Yazılan İlk Hikaye
Annemin Reyhan Kokardı Elleri
Ruha Şiirle Dokunan Kadın
Yılbaşı öyküleri
Tek Yol Sevgi
Uslubundur seni ele veren
Sizin Mahalleniz, Sizin Sokağınız
Fısıldayacak rüzgâr Ayvalık'tan Van'a
Geçmişi Kendi Zaman Dilimine Taşıyan Ada; Cunda
Gaz Lambası Işığında Konser
Cumhuriyet Kadınlarına Selam Olsun
Babaannemin şefkatle yaktığı kına
Dünya Kız Çocukları Günü Kutlu Olsun!
Anadolu'nun Buğulu Sesi: Kaval
Deprem Çantamız Nerede?
Kadın gözüyle Balıkesirspor- Vanspor maçını izledim
Eylülsüz Sonbahardan Acı Veda
Hayatın Alfabelerinden Biri Toprak Diğeri Kadındır
Buruk bir tebessümdür Eylül
Van'a Geleneksel Mutfak Müzesi
Kayıt dışı hikayeler
Bir Röportajın Analizi
Vangölü ve Kazdağları Çığlık Çığlığa!!!
Vansesi Gazetesi 82 Yaşında
Gençler işsizliğin yanı sıra KYK kabusu yaşıyor!
Bir genç kızın ibretlik öyküsü
Edremit'ten Edremit'e Uçmak İstiyoruz
Yaşamın şifresi su, sevginin şifresi güven
Muradiye Küçükköy'de heyecan dorukta
Etek boyu mu pedofili mi?
Annemin Futbol Tutkusu
Van Gölü'nün imdat çığlıklarını duyan var mı?
Lorenzo'nun yağı ve çınar
İnce bir sızıdır yalnızlık
2 Nisan ve Bitmeyen Hüznün Diyarı, Van
Sona'nın hikayesi
Gümüşün iğne oyası Telkari
Herşey ayrıntılarda gizlidir
Kadınların yerel yönetimden beklentileri
AĞLAYAN GELİNLER Hüznün Çiçeği Ters Laleler
Bir tren yolculuğu
50 Kuruşun Hikayesi ve Sabiha Tansuğ
Bir Günün Hikayesi
Üniversitelerin kentlere kattığı değer
Her değişim yüze yansıyan bir ışıktır
Motiflerin gizli dili, aşkın ince sızısı…
Van’a Geleneksel Mutfak Müzesi
Van'ın Yerel Lezzeti Fırınağzı Yemeği ve Tarihi Van Kahvaltısının Hikayesi
Doğa Kolejinde Doğal Buluşma
Van izlenimlerim-1
Vanlı Okuyucularımla Buluşuyorum
2. Van Kitap Fuarı
Renklerin suyla dansı
Kent, Kadın ve Sanat
Kapalı Çarşıdan Toprak Damlı Evlere
Güneşe sevdalı çiçek
Mahalle baskısı…
Herşeye rağmen gülümseyen şehir
İlk Aşk Mektubunun Öyküsü
Mahallemizin kadınları sinema yapıyor
Gürpınar’da küçük bir kahvehane
Acımasız hırsız zaman
Vefa yaşarken gösterilmeli
Vahşi Kentleşme
Satsuma mandalinasının tarihi
Başka Van Gölü yok!!!
Maddeye düşünceyi katan dost
Çalma! Üret!
Çiğ damlasından yoğurda yolculuk
Fesleğen kokusundan reyhan şerbetine
Ben beyazı sende seviyorum
Hevsel Bahçeleri
Göç Yollarında Münizar ve Behiye
Aşkın ağacı ıhlamur ve çınar İskele Caddesi’nde
Başkaldırı ve İsyanın Dansı Tango
Taşların Sırrı
Sakız Sardunyalı Cumbalı Evler
Çemberimde gül oya
İki yürek arasında yolculuk
Vazgeçişlerin son sözüdür elveda
BEN AYRILIKLARI EZBERLEDİM
Doğusuyla batısıyla biz olmak
Kırık Kalplerin Sözcüsü Kahraman Tazeoğlu Yazarımız Ümran Öztürk'e konuştu: Aşktan Besleniyorum
Elbette Kadın'da gülecek
Kardeşliğin diğer adıdır lise arkadaşlığı…
Kirazın ve boncuğun buluştuğu masal köy
Hüzün şehri Van'da değişim rüzgarları
İzmir'de 2 Nisan Heyecanı
Göç yollarından bugüne
Bitmeyen hüznün diyarı Van…
Bugün bir çocuğu tiyatroya götürün
Bir Kadının Objektifinden: İplik Hayatlar
Zamana ince bir ayar çekmek
Hiçlik
Van kızı, şarkıların kadife sesi Melihat Gülses'le söyleşi
2 Nisan'da İzmir'de Van Rüzgârı Esecek
Önce birbirimizi sevmekle başlayalım
Van Beylerinin Şatosu Hoşap Kalesi
Zamanı unutturan renk
Kadının zerafeti, erkeğin cesareti
Masal köyün kraliçesi
6284 Kadınların Şifresi
Aynı gözlerle farklı coğrafyaları izlemek
Çarşılar ve kadınlar
Taner Barlas ile sohbet
Her seçim bir vazgeçiştir…
Gürpınar'da zamanın ruhu
PENCERELER, KAPILAR VE KÖPRÜLER
VAN'A GİDECEĞİM İÇİN HEYECANLANIYORUM
Leyla'dan sonra
Üzerlik
Bir yağmur damlası olmaktı niyetim
Bir fotoğrafın hikayesi
Ayla
Bir başkadır benim memleketim
Zirveden notlar
İnsan doğduğu yerin cıvasıdır
Gündüz Seyranlık Gece Gerdanlık
Kadının özgürlük çığlığı erbane
ONU KENDİN İÇİN AFFET
Ensestin neresindeyiz?
Radyolu günlerimiz
Sardunya kokulu sabahlar
Özgür bir ruh kendi güneşiyle ısınır
Begonvilli sokaklar
Savat; duyguları motiflerle anlatma sanatı
80. Yılında Vansesi Gazetesi
Çıplak ayaklı çocuklar
Korkuyu aşarsan bitkisel hayattan çıkarsın…
Güneş doğudan yükselir
O çocuksu gülüşümüz bayramlarda kaldı…
Müzik değişince dans değişir
İlkbaharda usul usul yürü; toprak ana hamiledir…
Bir Şehit verilecekmiş sen ol Aybüke
Hoş geldin hüzün, merhaba aşk…
Normalleşen Anormallikler
Bizi esir alan duygusal kapitalizm
Anneme Mektup
"ERKEK OLMAK DAHA ZOR"
HÜZNÜN KOKUSU SAHAFLAR
Bir şehri sevmek, aşka sebep aramaktır
Umuda elveda demeyenlerin öyküsü
Vivaldi'nin İlk Mevsimi
Böyle Olur Vanlıların Şöleni
Babamla aramızdaki küçük replikler
Hoşça kal
Hazan ve zaman
Kadına Dair... Oğluma Öğüdümdür
Onu güneşin doğuşunda göreceksiniz
Yeni bir sayfada başlar hayat
Kitapların büyülü yolculuğundaki kadın
Bir doğa olayıdır çıkar gelir aşk
Kahve kokusuna eşlik edendir huzurun kokusu…
Annemin kara kaplı defteri
Şiirin gizli öznesi aşk
İki dil bir bavul
Geçmişinin gölgesidir çocukluk arkadaşın
Yeni umutlara selam olsun
Kadın, Yağmur Ve Hüzün
Dokunarak sevelim
Sevgide çoğalmak
Gelecek, hayal edilen bir şimdidir
Gürpınar'da zamanın ruhu
Aşk tutsaklık, sevgi kutsallık mı?
Gözyaşı ve kahkahası birbirine karışır çocuğun
Gülüşünde Mayınlar Patlatırken, Ansızın Ağlayandır Çocuk
Şiir gibi gülümseyen insanlara merhaba
bloklar sağ bitiş -->
Haber Yazılımı