Error

An Error Was Encountered

The action you have requested is not allowed.

Yazı Detayı
25 Haziran 2020 - Perşembe 12:06
 
Kimlikli Şehirler ve Akıllı Kentler
Ümran Öztürk
 
 

Ülkemiz bir deprem bölgesidir. Son yıllarda 4 ve 5 şiddetinde depremlere sık sık tanık olmaya başladık. 21 Haziran günü Bursa ‘da Kestel'e bağlı Dudaklı, Narlıdere, Aksu ve Kayacık mahallelerinde etkili olan kuvvetli sağanak, sele yol açtı. Evleri su bastı, araçlar sürüklendi, insanlar sele kapılarak yaşamlarını yitirdi. Taşkınlar can ve mal kaybına neden oldu. Tüm ülke bu haberle sarsıldı.  Binaların dere yataklarına yapılmasının nasıl büyük felaketlere, can ve mal kayıplarına neden olduğuna üzülerek tanık oluyoruz.  Tüm bu olumsuzluklar aklımıza, ister istemez  insan odaklı yaşanabilir kimlikli şehirleri getiriyor.

Ülkemizde yakın zamanda şehircilik bilincini artırmak üzere çalışmalar başlatıldı. Şehircilik ve Çevre Bakanlığı’nın yanı sıra bazı dernekler, STK lar bu işi ciddiye alarak yeni çalışmalara yöneliyorlar.  Türkiye'de kimlikli özgün şehirlerin oluşmasına ve uluslararası arenada tanınmasına katkı sunmak amacıyla çalışmalar yapan Uluslararası Altın Kentler Derneği bunlardan bir tanesidir. Derneğin başkanı Cenap Tuncer’i ve dernek çalışmalarını Van’da katıldığım bir programda tanıdım. Derneğin asıl amacının ticari kaygı ve kar amacı gütmeden kentin gelişmesine ivme kazandıran projeler hazırlamak. Hazırlanan projeleri ve uygulayıcıları desteklemek, örnek göstermek,  bu konuda sempozyumlar, paneller düzenleyerek toplum bilincini oluşturmada etkin çalışmalar yapmak olduğunu gördüm. İlgimi çeken bu konu üzerinde kendisinden aldığım bilgiler ışığında kimlikli şehirlerin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha kavradım.

Nasıl her şehrin kendine göre ruhu, hafızası varsa kimliği de vardır elbette.

Kimlikli şehirler: Toplumun günlük yaşam kalitesini arttırırken doğal kaynakları, tarihi ve kültürel varlıkları koruyup, gözeten, kendi öz kimliğini yansıtan, diğer tüm canlılara ve doğaya saygılı olan, toplumun her kesimi özellikle dezavantajlı grupları da kapsayan, kentlerdeki dönüşüm fırsatını değerlendirirken aynı zamanda kentleri afetlere hazırlayan şehirlerdir.

Kimlikli Şehirler; Geçmişten kopuk, çevreye duyarsız bir şehirleşmeyi reddederken kendine özgü varlıkların korunmasını, geleneksellikten kopmadan, özünden ayrılmadan, yenilikçi, şeffaf, çözüm odaklı şehirleri ifade eder. Örneğin Safranbolu evleri, Beypazarı evleri, Odunpazarı  evleri, Bodrum  evleri mimarisiyle özünü kaybetmeden yenilenmiş ve o kentlerin kimliklerini oluşturmuşlardır.

Her insanın bir kimliği olduğu gibi her kentin de bir kimliği vardır. Mimarisiyle, meydanlarıyla, markalaşmış ürünleriyle tanınan şehirlere gitmesek de kafamızda o şehrin bir imajı bir fotoğrafı oluşmuştur.

İstanbul diyince aklımıza neler gelmez ki. O başlı başına bir kimlikli kenttir zaten. Mimarisiyle dünya kentleri arasında önemli bir sırada olan sarayları, camileri, kuleleri, zindanları, hanları, hamamları, surları, meydanları ve niceleriyle bir tarihtir. İstanbul dışında mimarisi , tarihi örgüsü ve markalaşmış ürünleriyle; kimlikli şehirler arasında yerini alan kentlerimiz de mevcuttur. 

Akıllı Kentleri Biz mi Yanlış Anladık?

Günümüzde geleneksellikten ayrılarak rekabeti daha fazla güçlendirmek için teknolojik yatırımlara yönelen işletmeler akıllı ürünler ile piyasaya hızlı bir giriş yaparak geniş bir pazar yaratmayı başardılar. Akıllı telefonlarla başlayıp akıllı tabletler, akıllı buzdolapları, akıllı saatler, akıllı otomobiller, akıllı eveler,akıllı duraklar, akıllı bina güvenlik  sistemleri ile birlikte nice ürünler geliştirdiler.

Son zamanlarda dünyada olduğu gibi ülkemizde de akıllı şehirler önem kazandı. Belediyelerdeki Şehircilik anlayışı da değişti. Kentler birbirleriyle yenilik ve teknoloji alanında kıyasıya yarış içine girdi.

Bazen sanayiye kurban giden kimlikli şehirler de oldu. Doğasına, tarihi dokusuna zarar vererek bilinçsizce teknoloji kullanılmaya başlandı. Bunun ölçüsünü kaçırdığımız takdirde kimlikli şehirler bundan olumsuz etkilenmeye başlar işte asıl facia o zaman yaşanır. O şehrin tarihini, kültürünü, gelenekselliğini değişim uğruna yok etmek katliam olur. Mekanları yeniden inşa ederken yok olan insan ilişkilerini görmezden gelemeyiz. Örneğin gecekondu kültürünün şehrin kimliğine yansımasını yadsıyamayız.  Zira gecekonduların avlusuyla, bahçesiyle komşuluk ilişkileriyle bir ruhu vardı. Bu ruhu çok katlı beton yığını apartmanlarda bulabilir misiniz?  Bu gecekondularda kentin hafızasını oluşturan önemli bir kültür bir kimlik vardır.

Akıllı kentleri tam manasıyla kavrayamazsanız yaptığınız her değişikliğe akıllı kent uygulaması dersiniz. 

Bazı kentlerin sokakları caddeleri o kadar birbirine benzer ki biran hangi kentte olduğunuzu unutursunuz. Birbirinin taklidi olan bu kentler kendi öz benliğinden sıyrılmış bir görünümdedir. Bunun nedeni tamamen bir başka şehirde gördüğü modeli burada kötü bir kopya ile uygulamaktır. Kentin dokusuna uyup uymadığına bakmadan sanki ödünç alınmışta geri verilecek kadar uyuşmayan bir değişiklikle çevre düzenlemesi yapmış sayılmazsınız. Bu değişim  sıradanlıktan kurtarmaz şehrinizi sadece kasadaki parayı harcamakla kalmaz, şehrin kimliğine, dokusuna, ruhuna da zarar vermiş olursunuz.

Akıllı şehirler akıllı yatırımlarla yerini bulur. Peki nedir bu akıllı şehirler?

Akıllı Şehir kavramına ilişkin ortak tek bir tanımlama bulunmadığı gibi  2020-2023 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı hazırlama çalışmalarında bu ihtiyaca yönelik farklı çalışmalarda yer alan Akıllı Şehir tanımlarına rastlarsınız.

Avrupa Parlamentosu;  “Akıllı Şehir, çok paydaşlı, belediye odaklı ortaklık temelinde BİT tabanlı çözümler ile kamu sorunlarını çözme yaklaşımını benimseyen şehirdir” derken,

 ITU; “Akıllı ve sürdürülebilir şehir, mevcut ve gelecek nesillerin ekonomik, sosyal, çevresel ve kültürel ihtiyaçlarını gözetirken; yaşam kalitesini, şehircilik hizmet sunumunun verimliliğini ve rekabet gücünü artırmak için bilgi ve iletişim teknolojilerini ve diğer araçları kullanan yenilikçi bir şehirdir” tanımını yapmıştır.

T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ise  “Paydaşlar arası işbirliği ile hayata geçirilen, yeni teknolojileri ve yenilikçi yaklaşımları kullanan, veri ve uzmanlığa dayalı olarak gerekçelendirilen ve gelecekteki problem ve ihtiyaçları öngörerek hayata değer katan çözümler üreten daha yaşanabilir ve sürdürülebilir şehirler” tanımını yapmıştır.

Tüm tanımlara bakıldığında Akıllı Şehirler, insanlara ve doğaya zarar veren bozuk kentleşme, gürültü kirliliği, çevre kirliliği,  gibi faktörlerden kurtulmak amacıyla yapılan teknolojik ve çevre dostu projelere verilen isimdir.

Akıllı Şehirlere ulaşmak için olması gerekenler;

*Kamu kaynaklarının doğru kullanılması ve hizmetlerin verimliliği

*Şehri geliştirmek büyütmek için sürdürülebilirlik,

*Vatandaşın ulaşım araçlarından bağımsız olarak hareket kabiliyetini kolaylaştırmak

*Günlük hayatta, acil durumlarda, felaketlerde en iyi şekilde kamu emniyeti ve güvenliğini sağlamak

*işletmeleri, yatırımcıları, vatandaşları ve turistleri çekmek için Ekonomik büyümeyi  hep diri tutmak

*Şehrin itibarını ve imajını sürekli olarak iyileştirmek. Ana hedef  “Yaşanabilirlik” düzeyini iyileştirmektir.

Akıllı şehirlerin ortak noktaları; Açık kaynak veri merkezleri oluşturarak yeni yöntemler kullanmaya başlamaktır. Yani özel sektörlerin inovasyon yapmasına izin vermeleridir.

Belediyeler kaynaklarını yerinde ve doğru bir şekilde kullanarak içme suyundan ,alt yapısına, çöpten, hava kirliliğine, trafikten nüfus artışına hatta  göçlere kadar vatandaşlarına en iyi konforu sunabilmek için vardır.

Akıllı kentlerde akıllı alt yapı bir şehrin en gerekli ihtiyacı, belediyenin ise en güçlü yatırımıdır.

 
Etiketler: Kimlikli, Şehirler, ve, Akıllı, Kentler,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Medeniyetin Mührü “Çeşmeler”
60’lardan Günümüze Moda Yolculuğu
Ekmeğini Ateşten Çıkaranlar
MUHTEŞEM YÜZYIL DİZİSİNİN ŞEKER AĞASI; “Büyük bir şaşkınlık halindeyiz…”
Coronovirüsle Sınavımız
Uçurtman Seni Anlatıyor
Değişen Kent Kimliği
Kadınların koronavirüsle mücadelesi
2 Nisan ve bitmeyen hüznün diyarı Van
İğde Çiçeklerindeki Umut
İlk Çiçeğimi Yılmaz Güney’den Aldım
O Bir Çınardı
ALZHEİMER YALNIZLIĞI SEVER
Göç yolları gizli bir ahtır
Bir Masal Köyü, Bir Fikir Atölyesidir Adatepe
Tarihi Çarşılar ve Sahaflar
Yüreğimiz Bahçesaraylı Oldu
Depremle sınavımız
Edebiyatımızda Satranç Üzerine Yazılan İlk Hikaye
Annemin Reyhan Kokardı Elleri
Ruha Şiirle Dokunan Kadın
Yılbaşı öyküleri
Tek Yol Sevgi
Uslubundur seni ele veren
Sizin Mahalleniz, Sizin Sokağınız
Fısıldayacak rüzgâr Ayvalık'tan Van'a
Geçmişi Kendi Zaman Dilimine Taşıyan Ada; Cunda
Gaz Lambası Işığında Konser
Cumhuriyet Kadınlarına Selam Olsun
Babaannemin şefkatle yaktığı kına
Dünya Kız Çocukları Günü Kutlu Olsun!
Anadolu'nun Buğulu Sesi: Kaval
Deprem Çantamız Nerede?
Kadın gözüyle Balıkesirspor- Vanspor maçını izledim
Eylülsüz Sonbahardan Acı Veda
Hayatın Alfabelerinden Biri Toprak Diğeri Kadındır
Buruk bir tebessümdür Eylül
Van'a Geleneksel Mutfak Müzesi
Kayıt dışı hikayeler
Bir Röportajın Analizi
Vangölü ve Kazdağları Çığlık Çığlığa!!!
Vansesi Gazetesi 82 Yaşında
Gençler işsizliğin yanı sıra KYK kabusu yaşıyor!
Bir genç kızın ibretlik öyküsü
Edremit'ten Edremit'e Uçmak İstiyoruz
Yaşamın şifresi su, sevginin şifresi güven
Muradiye Küçükköy'de heyecan dorukta
Etek boyu mu pedofili mi?
Annemin Futbol Tutkusu
Van Gölü'nün imdat çığlıklarını duyan var mı?
Lorenzo'nun yağı ve çınar
İnce bir sızıdır yalnızlık
2 Nisan ve Bitmeyen Hüznün Diyarı, Van
Sona'nın hikayesi
Gümüşün iğne oyası Telkari
Herşey ayrıntılarda gizlidir
Kadınların yerel yönetimden beklentileri
AĞLAYAN GELİNLER Hüznün Çiçeği Ters Laleler
Bir tren yolculuğu
50 Kuruşun Hikayesi ve Sabiha Tansuğ
Bir Günün Hikayesi
Üniversitelerin kentlere kattığı değer
Her değişim yüze yansıyan bir ışıktır
Motiflerin gizli dili, aşkın ince sızısı…
Van’a Geleneksel Mutfak Müzesi
Van'ın Yerel Lezzeti Fırınağzı Yemeği ve Tarihi Van Kahvaltısının Hikayesi
Doğa Kolejinde Doğal Buluşma
Van izlenimlerim-1
Vanlı Okuyucularımla Buluşuyorum
2. Van Kitap Fuarı
Renklerin suyla dansı
Kent, Kadın ve Sanat
Kapalı Çarşıdan Toprak Damlı Evlere
Güneşe sevdalı çiçek
Mahalle baskısı…
Herşeye rağmen gülümseyen şehir
İlk Aşk Mektubunun Öyküsü
Mahallemizin kadınları sinema yapıyor
Gürpınar’da küçük bir kahvehane
Acımasız hırsız zaman
Vefa yaşarken gösterilmeli
Vahşi Kentleşme
Satsuma mandalinasının tarihi
Başka Van Gölü yok!!!
Maddeye düşünceyi katan dost
Çalma! Üret!
Çiğ damlasından yoğurda yolculuk
Fesleğen kokusundan reyhan şerbetine
Ben beyazı sende seviyorum
Hevsel Bahçeleri
Göç Yollarında Münizar ve Behiye
Aşkın ağacı ıhlamur ve çınar İskele Caddesi’nde
Başkaldırı ve İsyanın Dansı Tango
Taşların Sırrı
Sakız Sardunyalı Cumbalı Evler
Çemberimde gül oya
İki yürek arasında yolculuk
Vazgeçişlerin son sözüdür elveda
BEN AYRILIKLARI EZBERLEDİM
Doğusuyla batısıyla biz olmak
Kırık Kalplerin Sözcüsü Kahraman Tazeoğlu Yazarımız Ümran Öztürk'e konuştu: Aşktan Besleniyorum
Elbette Kadın'da gülecek
Kardeşliğin diğer adıdır lise arkadaşlığı…
Kirazın ve boncuğun buluştuğu masal köy
Hüzün şehri Van'da değişim rüzgarları
İzmir'de 2 Nisan Heyecanı
Göç yollarından bugüne
Bitmeyen hüznün diyarı Van…
Bugün bir çocuğu tiyatroya götürün
Bir Kadının Objektifinden: İplik Hayatlar
Zamana ince bir ayar çekmek
Hiçlik
Van kızı, şarkıların kadife sesi Melihat Gülses'le söyleşi
2 Nisan'da İzmir'de Van Rüzgârı Esecek
Önce birbirimizi sevmekle başlayalım
Van Beylerinin Şatosu Hoşap Kalesi
Zamanı unutturan renk
Kadının zerafeti, erkeğin cesareti
Masal köyün kraliçesi
6284 Kadınların Şifresi
Aynı gözlerle farklı coğrafyaları izlemek
Çarşılar ve kadınlar
Taner Barlas ile sohbet
Her seçim bir vazgeçiştir…
Gürpınar'da zamanın ruhu
PENCERELER, KAPILAR VE KÖPRÜLER
VAN'A GİDECEĞİM İÇİN HEYECANLANIYORUM
Leyla'dan sonra
Üzerlik
Bir yağmur damlası olmaktı niyetim
Bir fotoğrafın hikayesi
Ayla
Bir başkadır benim memleketim
Zirveden notlar
İnsan doğduğu yerin cıvasıdır
Gündüz Seyranlık Gece Gerdanlık
Kadının özgürlük çığlığı erbane
ONU KENDİN İÇİN AFFET
Ensestin neresindeyiz?
Radyolu günlerimiz
Sardunya kokulu sabahlar
Özgür bir ruh kendi güneşiyle ısınır
Begonvilli sokaklar
Savat; duyguları motiflerle anlatma sanatı
80. Yılında Vansesi Gazetesi
Çıplak ayaklı çocuklar
Korkuyu aşarsan bitkisel hayattan çıkarsın…
Güneş doğudan yükselir
O çocuksu gülüşümüz bayramlarda kaldı…
Müzik değişince dans değişir
İlkbaharda usul usul yürü; toprak ana hamiledir…
Bir Şehit verilecekmiş sen ol Aybüke
Hoş geldin hüzün, merhaba aşk…
Normalleşen Anormallikler
Bizi esir alan duygusal kapitalizm
Anneme Mektup
"ERKEK OLMAK DAHA ZOR"
HÜZNÜN KOKUSU SAHAFLAR
Bir şehri sevmek, aşka sebep aramaktır
Umuda elveda demeyenlerin öyküsü
Vivaldi'nin İlk Mevsimi
Böyle Olur Vanlıların Şöleni
Babamla aramızdaki küçük replikler
Hoşça kal
Hazan ve zaman
Kadına Dair... Oğluma Öğüdümdür
Onu güneşin doğuşunda göreceksiniz
Yeni bir sayfada başlar hayat
Kitapların büyülü yolculuğundaki kadın
Bir doğa olayıdır çıkar gelir aşk
Kahve kokusuna eşlik edendir huzurun kokusu…
Annemin kara kaplı defteri
Şiirin gizli öznesi aşk
İki dil bir bavul
Geçmişinin gölgesidir çocukluk arkadaşın
Yeni umutlara selam olsun
Kadın, Yağmur Ve Hüzün
Dokunarak sevelim
Sevgide çoğalmak
Gelecek, hayal edilen bir şimdidir
Gürpınar'da zamanın ruhu
Aşk tutsaklık, sevgi kutsallık mı?
Gözyaşı ve kahkahası birbirine karışır çocuğun
Gülüşünde Mayınlar Patlatırken, Ansızın Ağlayandır Çocuk
Şiir gibi gülümseyen insanlara merhaba
Haber Yazılımı