Error

An Error Was Encountered

The action you have requested is not allowed.

Yazı Detayı
25 Aralık 2019 - Çarşamba 16:05
 
Kentin Hafızasından -3: Yaşayan ve yaşanan gelenekleriyle Van'da düğün dernek
Dr. Mine Kılavuz Ongün
 
 

Mahalleyi kaplayan davul zurna sesi. Tatlı bir telaş. Evin önünde büyük bir kalabalık. Sanki bütün şehir orada. Önünde arabalar dizi dizi. Belli ki önemli bir yolcu ve yolculuk var. Bir düğün veya bir asker uğurlaması… Evden giden asker de olsa gelin de olsa kendisini özel htirmek, iyi bir başlangıç yapmak ve bu coşkuyu paylaşmak içindir. Askerimiz gitmeden önce tanıdıkları gezip helallik dilerken, eş dost da hem maddi hem manevi destek için uğurlama merasiminde yer alırlar.

Bu evden çıkan bir gelinse, düğün gününü hazırlayan süreç oldukça uzundur:

Görücü usulü azalmıştır ancak önceleri yaşanan ve yer yer yaşayan bu hikaye şöyle başlar ve ilerler:

Günümüzde evlenme yaşı geçmişe nazaran ilerilere taşınınca, 18 ine gelir gelmez baş göz edilmeye alışmış olan büyükleri bir telaş sarar, kızlara çeyiz hazırlıkları, erkeklere gelin adayı bulmak için işe koyulurlar: İlk adım eşe dosta sorma, arama daha sonra bu adayı bir bahaneyle görme, ailesini tanımadır. Bu aşama aslında habersiz yapılır ama aracılar, kız evini de durumdan haberdar etmişlerdir ve misafirler beklenmektedir. Bu ziyarette iki tarafın tavırları, beğenileri hemen hemen ortaya çıkar, ziyaretin devamı gelmişse artık yavaş yavaş kız istemeye doğru gidilir. Kız evi boş durmayıp damat adayını araştırır, kendisi ve ailesi hakkında bilgi sahibi olurlar. Kızın isteneceğine karar veren erkek tarafı kız evine bir elçi gönderir.  Elçi kızın verileceğine dair söz alırsa, istemeye gidilir. Bu ziyaretin adı Kesbiçtir. Adından da anlaşılacağı gibi  "Söz Kesme"dir. Kesbiç, iki tarafın ileri gelenleri ile gerçekleşir.   Olağan bir sohbetin ardından isteme törenine geçilerek bu ritüel gerçekleştirilir, düğün ve hediyeler de konuşulur. Bu hediyeler " helat"  adını alır. Sonra nişan alışverişi, takılar nişan töreni. Dini nikah genellikle bu törenlerden birinde olacak şekilde veya ayrı bir zamanda yapılır.

Bu törenlerden ayrı olarak "Şerbet" ve Kellebaş adetleri vardır ki,  bunlar Van Valiliği Kültür ve Turizm Müdürlüğü Envanterinde şöyle anlatılır:" Şerbet ferahlık ve mutluluk müjdecisi olarak düşünülür. İki tarafın erkekleri kız evinde toplanır, kız evinde hazırlanan şerbet içilir. Erkek tarafının şerbet bardağını saklaması ve çıkışta kız evi önünde kırması uğur sayılır. Şerbetten sonra oğlan evi kız evine en az bir sandık şeker gönderir. Şeker sandığı süslenir. Üzerine damadın resmi konarak bir vasıtayla şehir gezdirilir. Böylece haberi olanlar olmayanlara filancanın şekeri gidiyor diye haber verirler. Aynı gün kız evi de oğlan evine "kelebaş" gönderir. Bu genellikle kızın çeyizinde bulunan erkek giyecekleridir."  Gönderilen şeker in ise nişanda şerbet için kullanıldığını ekleyelim.

Nişan kız evi tarafından düzenlenir. Tören öncesinde ise gelin ve birkaç yakını, nişan alışverişine götürülür. Hem kız evi, hem de oğlan evi nişan bohçalarını hazırlarlar. Bohçalarda yakınlara hazırlanan hediyeler vardır.

Nişan ile düğün arasında da hediyeleşme faslı bitmez. Hatta bu süre içinde bayram varsa, duruma göre tatlı veya kurbanlık koç süslenerek kız evine gönderilir.

Düğüne az bir süre kalmış ve çeyiz hazırlıkları tamamlanmış, sıra bunları yakınlara göstermeye gelmiştir. Bu ritüelin adı Çeyiz Serme veya Tabak olarak bilinir. Gelin Hanımın sandığı geldiğinde üzerine oturan şanslı çocuk bahşişini de alır. Özene bezene hazırlanmış çeyiz bir odada sergilenir, o gün tanıdıklara gelinin tabağı var diye salık verilir. Duyan konu komşu, akraba ve tanıdıklar çeyiz görmeye gelirler. Düğüne gelemeyecek olanlar veya katkıda bulunmak isteyenler, o gün çeyiz görmeye eli boş gelmez. Çaylar ve ikramlar eşliğinde düğün sürecinin bu kısmı da tamamlanmış olur. 

Çok eskiler anlatır ki:" Elbise biçimi vardı. Düğüne bir iki ay kala erkek tarafından hanımlar, elbiselik kumaşları alarak bir terzi ve yakınlarıyla beraber kız evine giderlerdi. O gün çaylar pastalar, özellikle Van Pastası, sohbetler eşliğinde terzi gelinin ölçülerini alır, dilediği modelleri belirlerdi. Terzi arada bir, kaynanadan bahşiş almak için "makas kesmiyor" klasiğine başvururdu. Bu törenin adı da elbise biçimidir."

Düğünden önce, gelinin akrabaları, gelini ve ailesini yemeğe çağırması ve hediyelendirmesi de adettendir derler.

Düğün arifesinde, kız evinde yapılan Kına Gecesi ve yakılan kına, vazgeçilmez bir gelenektir. Kız evine ne zaman ve nasıl gidileceği önceden ayarlanır. Erkek tarafının misafirleri ile davul zurna eşliğinde kız evine gidilir, bu  "Basalya "adını alır.  Bu gibi organizasyonlarda, sürecin idaresinde devreye giren, sorumluluk üstlenen seçilmiş kişiler vardır. Bunlar Sağdıç, Toy Büyüğü ve Yengedir. Sağdıç damada, yenge ise geline rehberlik eder.

Oyunlar, türküler, eğlenceler eşliğinde yakılan kına, içine konulan altın huzur, bereket, bolluk getirmesi içindir. Kınayı karıştıran, hazırlayan kişinin huzurlu, evliliğinde mutlu biri olmasına dikkat edilir. Görülmektedir ki tüm bu olumlamalar, bu evliliğin selameti, huzuru ve sürdürülebilmesi içindir. Kına yakıldıktan sonra misafirlere de çeşitli ikramlarla beraber, kına da dağıtılır. Erkek misafirlerden evli olanlar sol, bekar olanlar sağ serçe parmaklarına, hanımlar ise avuçlarına kına yakarlar.

Fevzi Levendoğlu'ndan:

"Pencereden mayil mayil bakan gız

Ak ellerin elvan hına yahan gız

Kız geldiler seni gelin etmeye

Seni gelin, anan melul etmeye"

Düğün sabahında damat ve arkadaşları hamama gidip eğlenirlerken, gelin de gönüllü bir tanıdığı tarafından ağırlanır. Bir gün öncesinde misafir edilen gelin ve arkadaşları, eğlenceli hoşça vakit geçirirler. Ertesi gün hamam ve hazırlık faslı bittikten sonra,  gelin ve misafirler arabalara bindirilerek şehir turu atılır ve kız evine gidilir.  Burada bir süre geçirip, ailesiyle vedalaşıp biraz da ağlaştıktan sonra Sağdıç ve eşi refakatinde baba evinden çıkarılır. Davul zurna eşliğinde, düğün için tahsis edilen yere geçilir. Düğünlerde gelin hanımın kucağına doğacak ilk çocuğu erkek olsun diye bir erkek çocuk oturtulması da hafızalarda kalan adetlerdendir.

Düğünden birkaç gün sonra yeni gelin damat evine aileleri tarafından bir tepsi baklava gönderilmesi ağız tadıyla geçecek bir evlilik arzusuna işaret eder. Yine birkaç gün sonra yapılan "el öpme" ziyareti ilk olarak gelinin, daha sonra damadın ailesine yapılarak, büyüklere olan saygı böylelikle ifade edilir.

Gelecek hafta: Yaşanan ve yaşayan geleneklerle Van devam edecek.

 
Etiketler: Kentin, Hafızasından, -3:, Yaşayan, ve, yaşanan, gelenekleriyle, Van'da, düğün, dernek,
Yorumlar
Diğer Yazılar
BİR ANNENİN HİKAYESİ
KARANTİNANIN GETİRDİKLERİ
Ulusal Egemenliğimiz 100 Yaşında
Mektepten mektup var
Dokunmak Değerlidir
Küresel Kriz: Salgın
Beyaz Önlük
Pembe mavi
Altın Bilezik
Boş mu dolu mu?
Hekime ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddet için bir araya geldiler
Müküs (Bahçesaray) Denince
Tatlı Perşembe
Mahur Beste
Ahde Vefa-Zeve
2020 ile söyleşi
Kentin Hafızasından-5: Hikayeleriyle Halk Oyunları ve Türkülerden Örnekler
Kentin Hafızasından-4: Halk Hikayeleri ve Aşıklık Geleneği
Kentin Hafızasından-2 1915
Kentin Hafızasından Kısa Kısa -1 Dünyada Van, Ahirette İman
İnsan Okuryazarlığı
Spor ayakkabısı
YAZLIK MI KIŞLIK MI?
Utkuya giden umutlu yolculuğun mektubu
Kır Kahvesi
Nemrut
Cumhuriyet fazilettir
Arap Saçı
Kısa Hikâyeler: Çeyiz
Bir Sevda Sırrı Saklar Hoşap Kalesi
Ada halleri
Şahin Hoca'nın Ardından
Ortak dilimiz barıştı
Kısa Hikâyeler: Aylardan Eylüldü
Kısa Hikâyeler 5: Bayramlık
Van'da bayram sofraları
Dama bahane bulmak
Kalem Kalem 82 Yıl
Van'dan Vaniköy'e 2 ve 3 (Haşmet Sırrı Akşener) ve Çoban Kapısı Efsanesi
Van'dan Vaniköy'e-Haşmet Sırrı Akşener-1
Sınav
Aynen
Yılın Annesi
Martla Gelenler
Evvel zaman içinde 5: Yuvayı dişi kuş yapar
Evvel zaman içinde 4: Padişahın Kız Evladı
Evvel zaman içinde 3: Ercişli Emrah ve Selvihan (Sebihan) hikâyesi 2. kısım
Evvel zaman içinde 2: Ercişli Emrah ve Selvihan (Selbihan) Hikâyesi
Evvel zaman içinde 1: Halk hikâyeleri ve masallar
Ev harabın pişiği
Sağlıkta geleneksel şiddet günleri
Taburcu olmak…
Kısa Kısa
Vangölü Yaşasın
Van yolcusu kalmasın
BAKLAVA BAĞLAMAK
Bildiğiniz gibi…
Tepebaşı Mahallesi -2: Geçmiş Zaman Olur Ki, Hayali Cihan Değer- Nedim Kılavuz'un anlatımıyla
Van Balığı
Sardunyalar
BAYRAM O BAYRAM OLA
ŞİFA NİYETİNE VAN MUTFAĞI
Miras
Yüzüncü Yılında 2 Nisan
Sebze Pazarı (Nedim Kılavuz'un Anlatımı İle)
GAZOZ KAPAKLARI
Tepebaşı Mahallesi
Nice 80 yıllara
Kıraathaneler- Van'da bir kıraathane
Kısa Hikayeler: 4 Sevgili Günlük
Kısa Hikayeler 3: Takvim Amca
Anneler vardır
ANNESİNİN DİLİNDEN,BABAMIN KALEMİNDEN
Bu da geçer ya hu !!
Kısa Hikayeler 2: Karpuz Kabuğu Suya Düştüğü Zaman
Van Yemekleri Dostları İle 2 Nisan'a Doğru
Çanakkale Ruhu: Vanlı Ali
Tıp Bayramı
8 Mart diye bir gün
Gül
Çay ne say ne
Sağlıklı beslenme üzerine
Kısa Hikâyeler 1: Kareli Pantolon
Selam olsun
Haber Yazılımı