301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
25 Ağustos 2013 - Pazar 18:55
 
İkrime Bin Ebi Cehil
Ömer GÜNDÜZ
omergunduz80@hotmail.com
 
 

Meşhur islam kumandanı İkrime Bin Ebi Cehil , meşhûr İslâm düşmanı Ebû Cehil'in oğludur. Önce İslâma büyük düşman idi. Mekke'nin fethedildiği gün, öldürülmesi emir buyrulan altı kişiden biri de o idi. İkrime, o gün Yemen'e kaçmak için gemiye bindi. Yolda fırtına çıkıp, gemi batmak üzereyken, "Kurtulursam Muhammed'in ayaklarına kapanacağım" diye niyet etti. Kurtulup, Yemen'e varınca, Müslüman olmaya karar verdi. Hanımı ve amcasının kızı olan Ümmü Hakîm, Mekke'nin fethedildiği gün iman edip, onun için de Peygamberimizden emân (af) almıştı. Yemen'e giderek ona müjdeyi verdi: 
- İnsanların en üstünü, en halimi ve en kerimi olan zat tarafından sana emân getirdim. Senin için Resûlullahtan emân istedim. Eshâbına, "Allahü Teâlâ'nın emânında olsun, kimse ona taarruz eylemesin!" buyurdu. İkrime, hanımı ile Mekke'ye dönüp, Resûlullah'ın huzûruna geldi. Resûl-ı Ekrem, İkrime'nin geldiğini görünce, ona doğru gelerek ayakta karşıladı, kucaklaştılar. Sonra Peygamber efendimiz oturdular. Emir buyurunca, İkrime ve hanımı da oturdular. Zevcesinin yüzü kapalıydı. Bundan sonra İkrime, Peygamberimize dedi ki: 
- Zevcem, benim için sizden emân aldığını söyledi. Bu sebeple geldim. Resûl-ı ekrem efendimiz buyurdu ki:
- Zevcen doğru söylemiş, sen emniyettesin. İkrime bunun üzerine dedi ki:
- Yâ Resûlallah! Önceki yaptıklarıma pişman oldum. Bana İslâmiyeti öğretir misiniz?
Resûlullah Efendimiz ona İslâmı öğrettiler. İkrime de, "Allahtan başka ilâh olmadığına, Peygamberimizin de Allahın kulu ve elçisi olduğuna şehâdet ediyorum" diyerek Müslüman oldu. Peygamber efendimiz ona aynen benim dediğim gibi söyle buyurdu: "Ben Muhacirim, Müslümanım, Mücahidim" söyle dedi. İkrime'de aynen söyledi. Hz. İkrime, Müslüman olduktan sonra, Resûl-i ekrem ile beraber Medîne'ye gitti. Oraya yerleşti. Hicretin onuncu yılında Resûlullah efendimiz tarafından Hevazin'e zekât toplayıcı olarak gönderildi.
Hz. Ebû Bekir devrinde İkrime, bir ordu ile Yemâme'de bulunan ve yalancı Peygamberlik dâvâsına kalkışan Müseylemetül-Kezzâb üzerine gönderildi. Fakat yardımcı kuvvetleri beklemeden Müseyleme'ye hücum edince mağlup oldu. Bunun üzerine Hz. Ebû Bekir, onu, önce Umman tarafında bulunan Huzeyfe'nin yanına yardımcı kuvvet olarak gönderdi. Burada vazifesini yaptıktan sonra Mehre'ye yolladı. Mehre halkının İslâmiyeti kabûlünden sonra, Hz. İkrime ordusu ile birlikte Yemen'e gönderildi. Yemen'deki bütün mürtedleri ortadan kaldırdı. Daha sonra Medîne'ye geri döndü. Hz. Ebû Bekir, Yemen'deki mürtedleri temizleyen Hz. İkrime'yi, bir ordu ile birlikte Suriye tarafına gönderdi. Burada Ecnadın'de Bizanslılarla savaştı. Bu savaşta ağır yaralandı. Sonra Medîne'ye geri döndü. Daha sonra 636 yılında, Yermük savaşına katıldı. Hz. Huzeyfe şöyle anlatıyor: "Yermük muharebesinde idi. Çarpışmanın şiddeti geçmiş, ok ve mızrak darbeleri ile yaralanan Müslümanlar, düştükleri sıcak kumların üzerinde can vermeye başlamışlardı. Bu arada ben de, güçlükle kendimi toparlayarak, amcamın oğlunu aramaya başladım. Son anlarını yaşayan yaralıların arasında biraz dolaştıktan sonra, nihayet aradığımı buldum. Bir kan seli içinde yatan amcamın oğlu, göz işaretleri ile bile zor konuşabiliyordu. Daha evvel hazırladığım su kırbasını göstererek dedim ki:  - Su istiyor musun? Belli ki, istiyordu. Çünkü dudakları hararetten âdeta kavrulmuştu. Göz işareti ile, "Çabuk, hâlimi görmüyor musun?" der gibi bana bakıyordu. Ben kırbanın ağzını açtım, suyu kendisine doğru uzatırken, biraz ötede yaralıların arasında Hz. İkrime'nin sesi duyuldu: - Su! Su! Ne olur, bir tek damla olsun, su!
Amcamın oğlu Hâris, bu feryâdı duyar duymaz, göz ve kaş işaretleriyle suyu hemen Hz. İkrime'ye götürmemi istedi. Kızgın kumların üzerinde yatan şehitlerin aralarından koşa koşa, Hz. İkrime'ye yetiştim ve hemen kırbamı kendisine uzattım. İkrime hazretleri elini kırbaya uzatırken, Hz. Iyas'ın iniltisi duyuldu:  - Ne olur bir damla su verin! Allah rızâsı için bir damla su! Bu feryâdı duyan Hz. İkrime, elini hemen geri çekerek suyu Iyas'a götürmemi işaret etti. Suyu o da içmedi. 
Hepsi şehit oldular 
Ben kırbayı alarak şehitlerin arasından dolaşa dolaşa, Hz. Iyas'a yetiştiğim zaman, son nefesini Kelime-i Şehâdet getirerek tamamladı. Derhal geri döndüm, koşa koşa Hz. İkrime'nin yanına geldim. Kırbayı uzatırken bir de ne göreyim? Onun da şehit olduğunu müşâhede ettim. Bâri dedim, amcamın oğlu Hz. Hâris'e yetiştireyim. Koşa koşa ona geldim, ne çâre ki, o da ateş gibi kumların üzerinde kavrula kavrula rûhunu teslim eylemişti. Hayatımda birçok hâdise ile karşılaştım. Fakat hiçbiri beni bu kadar duygulandırmadı. Aralarında akrabalık gibi bir bağ bulunmadığı hâlde, bunların birbirine karşı bu derece fedakâr ve şefkatli hâlleri gıpta ile baktığım en büyük îman kuvveti tezâhürü olarak hâfızama âdeta nakşoldu!" Hz. İkrime şehit olduğunda, üzerinde 70'den fazla kılıç ve mızrak yarası vardı. Hz. İkrime, İslâmiyetle şereflenince, çok samimi bir Müslüman olmuştur. Bu ihlâsinin nişânesi olarak, savaştan savaşa at sırtında yıldırım gibi koşmuştur. Cesâretli ve çok iyi bir kumandandı. Müslümanlığa gönülden bağlanmıştı. Kur'an-ı kerimi eline alınca, önce alnına koyar, sonra ağlamaya başlardı.
 Vesselam…

 
Etiketler: İkrime, Bin, Ebi, Cehil
Yorumlar
Diğer Yazılar
Suçlu Kim?
Anarşiden adalet doğmaz
Özünü arayan eğitim
Hedefler nerede, biz neredeyiz…
Hayra motor, şerre fren olmak…
Lanet Olsun Sana İsrail…
Ramazan ne güzel
Geri kafalılar…
Kötülüklerden beraat edin
Çocuklarımıza sahip çıkalım
Fetih nesli nerede?
Bir avuç kömür için, bir ömür verenler...
Asıl suçlu kim?
Manevi programlanma üç aylar
Dünya, gelecek kutlu doğumu bekliyor!..
Kıyama dur, yık dar ağaçlarını...
İnsanı düzeltmek
Seçim Bir Fırsattır
Çanakkale Ruhu
Korkularımız
KADIN NEREDE DURUYOR?
Dört Çocuğun Ekmek Paylaşımı
PEYGAMBERİ BİR HAYAT TARZINA İHTİYAÇ VAR
BU KENTE BİR ŞEHR'ÜL EMİN SEÇİLECEK
İnsanlar, Nedir Bu Haliniz?
NEREDESİN, EY ADALET!..
Dış Mihraklar
KENDİNİZİ TANIYIN
Fetih nesli olabilmek
Operasyon Dedikleri.....
Yaşananlardan haberiniz var mı?
EFSANE BELEDİYECİLİĞE HASRET KALDIK
Arakanda çocuk olmak
Şimdi okullu olduk
EDEP YA HUU…
BU ÜLKEDE ZİNA SUÇ DEĞİL!
Türkiye Cumhuriyeti’nin Garantörleri…
BESMELE’NİN KEŞFEDİLEN BİR SIRRI
“Demokrasi” dediğiniz: Bir oyuncak
Müslüman Kanı Ne Zaman Dinecek?
Ey işbirlikçiler!..
Düşmanlarınıza karşı kuvvet hazırlayın
Ümmetin Suskunluğu
İftar Sofralarımız
Yaşam Hakkı Engellenemez
Van'da Yaşanan Üç Önemli Kirlilik...
Bereket Ayına Hoşgeldin Diyelim
Müslümanlar!... ne zaman dininize sahip çıkacaksınız?
Doğruluk ve Cesaret...
Rüzgar Eken, Fırtına Biçer
İstanbul'u Fethetmek!...
Şeytanı İyi Tanıyalım!
Reyhanlı'da yitirdiklerimiz
Heyecanımızı kaybettik, hükümsüzdür
İpin Hesabı
Kuran-ı Kuşanmış Bir Gençlik
Zincirler Kırılsın, Ayasofya Açılsın
İyi ki Doğdun Ya Muhammed (S.A.V.)
Mutlu Bir Ailenin Püf Noktaları
Siyonizm'i İyi Tanımak
İslam Dışı Bayramlar
Kınalı Kuzuların, Şu Boğaz Harbi!...
Toplumun Mimarı Kadın
Şehadet Bir Çağrıdır, Nesillere Çağlara
Her Bahar Bir Çiçekle Başlar
Örtü Kadının Kalesidir
Sevgimizin ölçüsü ne olmalı?
Nemelazımcılık
Alemlere Rahmetsin Efendim
Helalinden Kazanıp, Helalinden Yiyebilmek
Barış ve Kardeşliğe Giden Yol
Televizyonların saçtığı zehir
Noel Gecesi Mi Vicdan Muhasebesi Mi?
Ahirette liderlerinizle çağrılacaksınız!
Güçlü ve kaliteli insan yetiştirmek
Maya Takviminin kopardığı kıyametler
Nerde O Eski Günler
Bir(Leş)Miş Milletlerden, Birleşmiş Ümmete
Umuda Ve Kurtuluşa Yolculuk, Hicret
Medeniyetler İttifakı
Teslimiyetin Zirvesi Allah'a Kurban
Kalplerin sevgisi
Kuvvetin Değil, Hakkın Yanında Olmak
"Müslümanların masumiyeti" adlı film
Ameller Niyetlere Göredir
Ümmet Kimliğimizin Gereği
Oğlum Kudüs İçin Feda Olsun...
Neslimizin içler acısı hali
Bayramsa bayramınız mübarek olsun
İnan- Güven- Sabret!
Arefe günü
Ramazan'dan bize kalanlar
Sabrın sonu selamettir
Zihniyet karmaşısı yaşayanlar
Yaşantımızın örneği kim olmalı?
İktisatlı olan, fakir olmaz
İlim halkalarına dahil olmak
Zalime lanet,mazluma destek
Hastalık gelmeden, sağlığın kıymeti bilinmiyor
Heran gelebilecek gerçek,ölüm
Allah'ın zikri ile dilimiz ıslak olsun
Fakirin hakkı zenginin malı
Kardeşinin derdi ile dertlenmek
Haydi çocuklarımızla camilere koşalım
Tefekküre zaman ayıralım
Ya hayır konuşalım, yada susalım
Kur'an'ın indirildiği ayda Kur'an okuyalım
Az yemek, az uyumak
Selamı yayalım
Sahura kalkalım
Ramazan bereketiyle geldi
Van depremi ne getirdi?
İnandığımız gibi yaşamak!
Düşünebilmek ve şükretmek
Yeterince Okuyor muyuz?
Kutlu Miraç
Günümüz gençliği...
Özlemle beklenen rahmet iklimi: Üç Aylar
Haber Yazılımı