Error

An Error Was Encountered

The action you have requested is not allowed.

Yazı Detayı
27 Mart 2016 - Pazar 18:01
 
Hukukun Guguk Hali
Veysel Selen
 
 

Son 6 yıldır yaşanan hukuk ihlallerine baktığımızda, hele Can Dündar ve Erdem Gül davası ile büyük hayırsever Reza Zarrab'ın Amerika'da tutuklanması, bana bu durumun hukukun guguklaşması halini hatırlatıyor.

Hukukçu değilim ancak bu ülkede yaşayan, 1960 ve sonrasını az buçuk içinde olan çoklukla okuyan, 1970-80 ve sonrasını fiilen bilen biri olarak 2010 dan sonra Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy, Oda Tv, Askeri Casusluk davalarındaki hukuk garabetleri küçük dilimizi yutturur hale getirmişti hepimizi.

Sıradan yurttaşlar olarak, "yok canım" dememize karşın medyanın büyük çoğunluğu, anlı şanlı çoğu hukukçu, aydınları beyinlerinin her kıvrımını zorlayarak, bir yerlere yararlanmanın peşindeydi. Bir kaç namuslu aydın dışında.

Başından beri kumpas kokan, komplo olduğunu bağıran, iftira, ispiyon oldukları açık olan sahte delil ve gizli tanıklarla bir acemi hukuk tiyatrosu oynadılar.

Bu tiyatroyu izlerken belleğim, o dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, AKP'nin ve birlikte yol yürüdükleri Cemaatin süper savcısı Zekeriya Öz'ü bir kişiyle neredeyse tıpa tıp örtüştürdü.

Zekeriya Öz ile tıpa tıp örtüşen bu kişi Sovyetler Birliğin'de Stalin'in ünlü savcısı ANDREY YANUARYEVİÇ VIŞİNSKY'di. Sosyalizm ile yatıp sosyalizm ile uyandığımız öğrencilik dönemimizde, tabu olarak gördüğümüz Stalin'in, ünlü savcısı olduğunu ve yediği herzeleri o yoğun okuma dönemimizde tesadüfen keşfetmiştim.

Okuduklarım beni şoke etmişti. Bu doğru olamazdı. Yakın arkadaşlara da anlatamazdım, dedim ya sol içindeki tabular engeldi.Zafer çarşısında sık sık gittiğimiz, kitap alırken samimiyet geliştirdiğimiz Dost Kitapların sahibi İlhan Erdost'a çekinerek sordum, "evet doğru" dedi. Ya nasıl olurdu, adaletin, eşitliğin, refahın ve partinin egemen olduğu bir düzende Vişinski gibi bir savcı ve yaptıkları....

Kısa olarak, satır başlarıyla anlatacağım bu dönemi, neredeyse birebir kopyalayıp uygulayan bir AKP-CEMAAT ortaklığı ve hukuk sistemimiz ile mahkemelerimizin halini..

Yıl 1934 17. Komünist Parti Kongresinde Sergei Kirov  Stalin'i eleştirir ve delegelerin oyunu alır. Stalin yerinin ve gücünün sallantıda olduğunu görmüştür. Önce bir faili meçhule kurban olan Kirov'u bahane edip 100 komplocuyu tutuklayıp yargılamadan idam eder. Ama muhaliflerden kurtulmak için daha gözü kara birine ihtiyacı vardır.

1935'te Sovyet savcılarının kralı saydığı, kurmaca "vatana ihanet" yargılamalarını meşrulaştıran bir hukuk teorisi uyduran, mahkemelerde muhaliflere ecel terleri döktürmesiyle ünlenen, Vişinski'yi özel yetkili savcı yapar. (Zekeriya Öz'ü hatırlatıyor değil mi?)

Dönem öyle bir dönem ki partinin önde gelenleri, Kızıl Ordu'nun ünlü generalleri bile "ağzımızı açmaya korkuyoruz, ne söylersen yanlış anlaşılıyor ve halk düşmanı ilan ediliyorsun. Korkaklık yaygın ve baskın" diyorlar. (bu durum bizde de korku imparatorluğu yaratıldı diye dile geldi)

Stalin sistemi anayasaya uygun hale getirmek yerine, Anayasayı yaptıklarına uyduruyor. (bir yerlerden tanıdık geliyor mu bu tarz?)

-Adalet sistemi güya sadeleştiriliyor

-Mahkemeler hızlandırılıyor, ara vermeden devamı sağlanıyor.

-Gizli duruşmalar yapılıyor.

-Tutuklamalar çoğunlukla sabaha karşı yapılıyor.

-İnsanlar neyle suçlandıklarını bilmeden çok uzun süre tutuklu kalıyor.

-Suça göre değil isimlerine göre yargılanıyor.

-Sahte deliller, olmayan örgütlere üyelikle suçlanıyorlar.

-İftira ve yoldaşa ihanet sıradan hal sayılıyor.

-Suçlananların karşı argüman ve tanıkları dinlenmiyor. ( Bizim bir dönemimize ne kadar çok benziyor değil mi?)

Parti görevlilerinden sonra sıra Aydınlara, yazarlara, zengin köylülere geliyor. (bir şeyler anımsatıyor mu bunlar) 1938 de Kızıl Ordu'nun Genelkurmay başkanı ve ünlü generaller suçlanıp idam ediliyorlar. Öyle ki 2. Dünya Savaşında Almanlar sırf bu nedenle Kızıl Ordu'yu perişan ediyorlar. ( tıpkı bizim ordunun şu anki hali gibi)

Bunları neden anlattım, bir ülkede hukuku kendi çıkarlarınız için dizayn ederseniz sistem tartışılır hale gelir. Biz de şimdi sistemi tartışıyoruz.

12 Eylül 2010 Anayasa değişikliği ile hukuk alanında istediği değişikliği yapanlar her şeye rağmen hukukun uygulanmasını görünce, günümüzde yeni bir talimatla yeniden HSYK'yı yenilemeyi, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay'ı daha uyumlu hale getirmeye çalışacaklar.

Can Dündar ve Erdem Gül, Anayasa Mahkemesinin kararıyla serbest kalınca, gücü elinde bulunduran iradenin hışmına bir kez daha uğradı. Gerilimin artacağı biline biline tutuklulukla cezalandırma hedefleniyor, tıpkı akademisyenler gibi. Onların da çoğu işinden oldu, 3'ü tutuklu.

Adaletin bu kadar zorlanması normal sıradan vatandaşta, gerek dinin ve dinlerin gayesi olan adalet duygusunun, gerek vicdanları, gerek çağdaş anlayışta adaletin sorgulanmasına yol açıyor.

Adalete olan bu inançsızlık, büyük kitlelerin yüreğinde kapanmamış bir yara olan 17-25 Aralık soruşturmalarının baş aktörünün Amerika'da tutuklanmasına sevinir hale getirdi.

Tutuklamayı yapan savcı Bharrara adeta umut oldu. Amerika'da 7000 takipçisi varken bir anda Türkiye'den 250.000 yakın kişi internetten takibe başladı. Toplumda saygın bir yeri ve itibarı olan yargıçlar Amerika'da kimsenin etkisinde kalmazlar. Bu utanç ülkemiz hukukuna ve yöneticilerimize hatta TBMM'ne umarım ders olur!!!!

Yüz yıllardır dilimizde adaletsizliğin isyanı olan , "Kalsın benim davam divana kalsın" umutsuzluğu günümüzde de adalete isyanın adıdır.

Bir gün,  gerçeği arayan bağımsız ve tarafsız bir yargıç önünde hasımların uyuşmazlıklarını gidermesi umuduyla....

 
Etiketler: Hukukun, Guguk, Hali
Yorumlar
Diğer Yazılar
Van'ın Kurtuluşu
65 yaşa sokağa çıkma yasağının çağrıştırması sonucu anılara yolculuk
Elazığ Depreminin Hatırlattıkları
Hala umut var mı?
Üzgünüm
Bu kadar vefasız olmayın...
Van'ın önce Rus ardından Ermeni İşgalinden Kurtuluşunun 100 Yılı
Hayalden Gerçeğe Van'la Yüzleşmek
Kim ne kadar yerli, ne kadar milli
Nasıl Bir Van...!
Vansesi Gazetesi 80 Yaşında
Van'a yeni atanan Vali Murat Zorluoğlu'na açık mektubumdur
"Van için ne yapalım"
Edebiyatta ve sanatta Van
Doğu ve Güneydoğu'da Cazibe Merkezli Destek Programı ( Bir Parmak Bal Mı?)
Milletvekillerine sesleniyorum
İsmet İnönü'yü Anarken
Gene terör
Yine terör
Terör/ daha kaç kez, kaç yıl, kaç kuşak yüreğimiz yanacak
Orda bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüz değil
Van Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinde yeni dönem
Başkanlık
ABD'de Trump'ın Başkan seçilmesi ve sıradanlığın (vasatın) önlenemez yükselişi
Söz konusu Cumhuriyetse gerisi teferruattır
Biz Cumhuriyeti ve onu armağan eden Atatürk'ü neden sevdik
Depremle yaşamak
Van Gölü feryat ediyor
Van, kendi göbeğini, kendi kesmek zorunda
Ortadoğulu liderlerin dayanılmaz zaafları
"Halk Arenası Programı" ve Uğur Dündar'in Üstlendiği Misyon
Eylül Fırtınası
AT İZİNE KARIŞAN İT İZİ
Bu Kaçıncı Bahar
Darbelerin Toplumsal Etkileri
Darbeler, İhtilaller, Kalkışmalar ve Edebiyat
Umut yok
Yalan Rüzgarı
Güvercin tedirginliği...
Recep Tayyip Erdoğan eline geçen bu inanılmaz şansı değerlendirebilecek mi?
Bu kaçıncı darbe...
O gece- büyük yalnızlık
Yönetici Farkı
"Van için ne yapalım"
EN BÜYÜK TEHLİKE.... İÇ SAVAŞ
Binmişiz bir alamete gidiyoruz kıyamete
Zürriyeti Arttıracağız, Neslimizi Çoğaltacağız
Almanya'yı kınayalım, peki bizim hükümetimizi alkışlayalım mı?
2018 Van'ın Ermeni Çetecilerinden Kurtarılışının 100 Yılı
Direnme hakkı ve Bursa nutku
Kentlerin kaderi ve kişiler
Ülkenin yakıcı gerçeği ve yöneticilerin kendi gerçekleri
Laiklik ve 1919
Van- Artos Dağı Efsanesi
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun
Van Kültür ve Yardımlaşma Dernekleri
Müslüman ülkelerin sefaleti
"Van'ın Tarihi Dokusu Korunacak"
Beşiktaş'ın Yeni Stadyumu Hayırlı Olsun
Van Kızıl Gül’ü
2 Nisan 1918 Van'ın Ermeni Çetelerinden Kurtarıldığı Gün
Çanakkale Zaferinin Açtığı Yol
Van için 25 yıl önce yazılmış bir güzelleme
Gücün Sınırlandırılması
Bu devlet, bildiğimiz o eski devlet değil
Karamsarlık
Başkanlık, ama nasıl?
Kürt Siyasetinin Açmazı -2-
Kürt Siyasetinin Açmazı
Neler Oluyor Bize?
Van Radyosu ve Bizim Radyo Günlerimiz
Demokrasinin Gücü -2
Demokrasinin gücü
Sebo Can
Gündönümü
Aralık ayının toplumsal bellekteki yeri
Van ruhsuz bir kent mi?
Basın tarihinin kara sayfaları
Huzur
Dünya ve Türk Anayasalarında Yemin Konusu
"Ne Oluyor Bize"
G-20 Zirvesi Van Gerçeği- Kral Çıplak
Basit bir seçim analizi ve Van’ın açmazı
Genç ölümler
Çetin Altan ve Van Depremi
Elektrikle tanışma
Van yavaş yavaş şehirleşmeye başladı
Van yeni kuruluyordu
Van'a doğru yola koyulduk
Komutan Yahudi Tello'yu alnından öperek kutladı
Ermeni ayaklanması ve Van'ın kurtuluşu(2)
Ermeni ayaklanması ve Van'ın kurtuluşu
Merhaba
Haber Yazılımı