Error

An Error Was Encountered

The action you have requested is not allowed.

Yazı Detayı
03 Ağustos 2017 - Perşembe 15:26
 
Geçmişten Günümüze Öğütler
Şükran Akçap Yurtkuran
sukranvanvan@hotmail.com
 
 

Babam anlatırdı...

Bu öyküyü sizlerle paylaşmak istedim.

Neden mi?

Çevremizde, o kadar çok kişi bilmediğini biliyormuş gibi davranıyor ki, bu da neticede karşımıza kalifiye olmayan işler, burnu havada kibirli insanlar çıkarıyor.

Neyse!

Öyküye geçelim. Delikanlı genç kıza güzelliği nedeniyle aşık olmuş ve akabinde de evlenmiş. Zamanla, karısının beceriksizliğinin, herşeyi ben bilirim huyundan ortaya çıktığını anlıyor. Ancak bu durum canını sıksa da düzelir umudu ile sabır gösterir. Bir gün işe giderken; gelin kız, "bu akşam ne pişireyim?" diye sorar, delikanlı umutsuzca "pilav pişirirsen yeter" diye cevap verir. Kız her zaman ki tutumu ile "ben çok güzel pilav pişiririm" der. Kocası gittikten sonra ne yapacağını, nasıl pilav pişireceğini kara kara düşünürken, komşunun yaşlı ninesinin bahçede oturduğunu görür.

 Bir koşu ninenin yanına gider ve halini, hatırını sorduktan sonra lafı pirinç pilavı pişirmeye getirir. Nine anlar gelinin derdini ve yardımcı olurum diye başlar pilavın nasıl pişirildiğini anlatmaya. Ne diyorsa gelin kız "ben biliyorum" der. Nine, uzun yılların tecrübesi ile küçük bir ders vermek ister kıza ve "pilavın suyunu koyduktan sonra üzerine birde kesme tezek koy, temini daha iyi alsın" der. "Ha, kocan gelinceye kadar tencerenin kapağını açma" diye de tembihler. Gelin, "zaten bende böyle yapıyorum" diyerek koşmuş, pilavı ninenin tarifi üzerine yapmış. Herşeyin yolunda gittiğinden emin bir tavır ile yorgun gelen kocasına sunmuş yemeğini. Tencerenin kapağını açınca, tezekli pilavı gören koca önce sinirlenmiş, ancak yapılacak birşey olmadığını anlayınca, sormuş olanı biteni.

Gelin, ninenin oyununa geldiğini, tencerenin kapağını açınca anlamış. Mahcubiyet içinde tek tek olanı biteni kocasına anlatmış. Karısına aşık koca; "bilmediğini deseydin, ninede sana bu oyunu oynamazdı" diye başlamış söze; güzel karısına, "bilmediğini, duymadığını, görmediğini demek ayıp değil, sen doğru ol herkes sana yardım eder" diye nasihatte bulunmuş. Gelin, çok üzülmüş ve bu durumdan ders çıkartması gerektiğini anlamış.

Bilgiçlik taslamanın yanlış olduğunu, mütevazi ve dürüst olmanın önemini öğrenmiş. Bu hikaye çağdışı görünse de, inanın bugüne kurguladığımızda durum aynı. Ne olur, hiç kimse, bilmediği birşey karşısında, ahkam kesmesin, bir bilene danışsın. Gökten üç elma düşmüş, biri anlatana, biri okuyanlara, diğeri de mütevazi ve dürüst insanlara.

 
Etiketler: Geçmişten, Günümüze, Öğütler,
Yorumlar
Haber Yazılımı