Yazı Detayı
18 Temmuz 2018 - Çarşamba 13:37
 
Geçmişten günümüze, komşuluk ilişkileri
Nuran Demirhan
 
 

Geçmiş zaman olur ki komşu komşunun külüne muhtaçtır derken, şimdi komşu, komşudan bihaber olmuş.

 

Eski komşulukların bittiği yerdeyiz diye, annem anlatmaya başladı.

 

Biz komşularımız ile bir evli gibiydik, ihtiyacımız olduğu zamanlarda hiçbir şeyi esirgemezdik. Komşunun misafirimi var, hemen el birliğiyle koşardık yardımına, komşu hastamı, gider evini, barkını süpürür, çamaşırını yıkar, yemeğini yapardık veyahut evde pişirir tencere tava ile götürürdük.

 

Komşuda düğün mü var, kazanlar kurulur yemekleri hep birlikte yapardık.

Komşunun oğlu askere gidecek, asker anasını hoş tutar, teselli ederdik. Asker oğlunun ellerine kına yakar davul zurna ile yolcu ederdik.

 

Komşuda taziyemi var, her ne olursa olsun asla komşunun evinde yemek yapılmasına izin vermez, sabah kahvaltısından tutun, öğlen, akşam yemeği yapar götürürdük. Acısını paylaşır, evimizde iş görmezdik. Radyo, televizyon açmaz, komşunun yaslı gününde saygı gösterirdik.

 

Acısını paylaşmak en yüce görevimizdi.

 

Bahar veya yaz temizliği başladı mı hep birlikte evleri badana eder, halı, yün yıkardık.

 

Gebe olan komşunun doğumu yaklaşınca kulağımız seste kalır sancıları başlayana kadar her işinde, gücünde yardımcı olurduk.

 

Bayram telaşı olunca hep birlikte baklava, tatlı ne olursa el birliğiyle yapar hazırlardık.

Yazın hep birlikte eriştemizi keser kışa hazırlık yapardık. Kazanlar kurar kavurma yapardık.

 

Annemin bu tatlı sohbeti o kadar çok hoşuma gitti ki sormadan duramadım tabii ki peki anneciğim hiç mi kavga dargınlık yoktu.

 

Olmaz olur mu diye devam etti. Bazen çocukların kavgası olurdu, kayınvalidemizin bize verdiği öğütleri dinler, kavga eden çocuklarımızın kolundan tutup eve alır, inatçı olanların sakinleşmesini bekler ertesi gün onları barıştırmak ilk işimiz olurdu diye devam eden anacığıma vallahi helal olsun anam demekten başka bir söz bulamadım.

 

Bizde kin, haset, nefret olursa geçim olmazdı kızım diye devam etti. Aynı avluda yaşamak öyle kolay değildi. Çocuklarımızı sevgi dolu günlerde büyüttük.

 

Birimizin işi olduğu zaman diğeri emzirdi. Kardeşçe büyüttük sizleri.

 

Gülmeye başladı annem, ne geldi aklına ne olur anlat dedim.

 

Bir gün amcan hanımı elinde yumurta ile geldi kapıya bu yumurtalar hangimizin tavuğunundur diye sordu bana, bende sana lazımsa götür dedim. Helal et dedi bizim mi, sizin mi tavuğun yumurtası bilemedim dedi. Ertesi gün yumurtaları hiç ellemedi ki ben alayım diye işte böyle böyle geçti günler kızım gözleri doldu boşaldı anacığımın. Meğerse ne kadar güzel günler geçirmişler birbirleriyle aynı avluda, yoklukta, varlıkta beraber olmuşlar diye düşündüm.

 

Oysaki şimdi ilerleyen teknoloji ile neleri yitirmişiz. Bir tas çorbayı bile komşuya vermek için çekinir olmuşuz.

 

Komşu, komşunun külüne muhtaçtır sözü ne kadar gerilerde kaldı.

 
Etiketler: Geçmişten, günümüze,, komşuluk, ilişkileri,
Yorumlar
Diğer Yazılar
VAN DENİZİ
BABA DEMEK
KOMŞUYA BİLE GİTME
Nisan Bir Şakası Gibiydi
Zorlukları aşabilmek
Anadolu kan ağlıyor oğul
Cemreleri dört gözle bekler olduk
Zemheri kışları (çille)
2019 yılına elveda umuda merhaba
Doğuda kadın olmak
Murtava yani murtuğa
İnsanlık nereye gidiyor
Van'da çeyiz serme geleneği
Van Depremi (2011) Japaon Doktor Atsushi Miyazaki
Değişmeyen ne kaldı ki
Her şeyin başı sabırdır
Şahin Hoca koydum adını
Van'ımıza sahip çıkamadık
Kalabalık sokaklarda Van Şehri
Alaköy'de kavun yediniz mi?
Van'ın bağ ve bahçeleri
Çocuklara kıymayın efendiler
Bizim Köyün İnsanları (Abalı)
Gaz Lambası
Van Kahvaltısının önemi
Bizim Berivanlar
Van Denizi
MUTLU BAYRAMLAR
Gelincikler
Memlekete olan özlem
Kınalı Eller
Zeringadek çiçeği
Kız Taşı Efsanesi
Van Leylakları
Geçmiş zaman olur ki yüklükler
101.Yılında Van
Mart dokuzu
Van Halıları
Pazen Entari
Bizim Mahalle (Tepebaşı Mahallesi)
İncivan'da Kış
Unutulmaya yüz tutmuş Van Gülü (Katkatı Gül)
Cam Güzeli
Beyaz Leçek
Yün çorapları
Van Folkloru
Van'da tandır geleneği
Kardelen çiçeği
Kuzine sobalı kış günleri
Dost dost diye diye
Atatürk'ün Türk Kadınına verdiği değerleri
Edebi terbiye
Başöğretmenim Mustafa Kemal Atatürk
Uzun kış geceleri
İnsan olmak
Dr. Süheyla Dabbağoğlu
Kasım ayı hüzün ayı
Doğunun İncisi İncivan
Aşure ayı
Arkası yarın
Festival ile gelen gençlik
Van'ın çok eski tatları kayganak ve umaç helvası
Eski evlerde mutfak rafları (Terek)
Van'da kış hazırlıkları
Küpeli çiçeği
Van'dan ağlayarak giden Vanlılar
Van'da Temmuz Ayı
Kadirşinas Vanlı olmak
Kanaviçeli çeyizler
Keşkeler
Hüzünlü geçen bayramın ardından
Van'da yaşayan Trabzonlular
Umutla beklenen günler
Van'da Ramazan Günleri
Van'da uşkun (ışkın) zamanı
Van'ın Cennet Kıyıları İn Köyü
Dağlarına bahar gelmiş güzel memleketimizin
Nevruz-Nevgül
Vanlıyız Şanlıyız
Van'ın Efsane Müdürü Dadaş
Vanlı kadınlar
Kerpiç evler
Kehriz suları
Van Sevdalıları
Eski Van Şehri
Van'da misafirlik geleneği
Van'da komşuluk ilişkileri
Eski Van'da kış şartları
Lades tutuşmak
Hayatın içinden
Gaz ocağı günleri
Umut kapısı
Dua- sabır- zaman
Gardaş demek
Mavi Fularlılar Van'ın 100. Yılına ve Dünya Vanlılar Günü'ne Hazır
Van Depremi- hayatta kalan Azra bebek
Radyolu kış günleri
Kız çocukları
Eylül
Mavi Minibüs ile Bayramlar
Şahbağı Efsanesi
Van'da düğün mevsimi
Anam canım anam
Hıdrellez
Evlilik bağı
Ön yargı- hoşgörü
2 Nisan Coşkusu
2 Nisan Van'ın Kurtuluşu
Çocukluğumuzun şehri, Van'a
Ayten ve Aydın İnan çiftinin feryadı
Mart kapıdan baktırır, kazma, kürek yaktırır
Güzel Vanımın, Emekçi, hamarat hanımefendilerine
Haber Yazılımı