Error

An Error Was Encountered

The action you have requested is not allowed.

Yazı Detayı
30 Mayıs 2019 - Perşembe 16:14
 
Etek boyu mu pedofili mi?
Ümran Öztürk
 
 

Reklamın iyisi kötüsü olmaz sözünden hareketle bugün yazacağım yazıda edebiyat dünyasında bomba etkisi yaratan haberdeki  ne kitabın adını ne de yazarının adını telaffuz etmek istiyorum.  Çünkü kitabın ve yazarın adını anarak gazetemde ve sosyal medya hesaplarımda reklamını yapıp bu pis değirmene su taşımak istemiyorum.  Ani şaşkınlık ve kızgınlıkla kitabı sosyal medyada paylaşanlar farkında olmadan bilinçsizce kitabın da reklamını yapmış bir bakıma kitabı patlatmış oldular. Bu ülkede bu kadar çocuk istismarı varsa bir o kadarda pedofili (sübyancılık- küçük çocuklara cinsel istismar) hastası var demektir. Şimdi o hasta ruhlular o kitabı bir şekilde bulup okuyacaklar.

2013 yılında 500 adet basılan ve piyasada bir tane bile olmadığı beyan edilen bu kitabın birkaç sayfası bir iki gün önce sosyal medya ortamında paylaşılınca deyim yerindeyse yer yerinden oynadı.  Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti  yazar ve yayıncı gözaltına alındı her ikisi de adliyeye sevk edildi ve her ikisi de mahkemece adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakıldı. Kitabın yazarı savunmasında Amerika'da ki kirli gerçeklik akımından yararlanarak bir edebi eser ortaya koymaya çalıştım demiştir.

Halkın büyük bir kesiminden tepki alan bu olayı, "falanca yazarların kitaplarına tepki göstermediniz buna neden tepki gösteriyorsunuz" diyerek kitabı ve yazarını savunanlar da oldu. Bu kişilerin de pedofili hastası olduğunu düşünüyorum. 

Bir adam savunmasız bir bebekle girdiği sapık ilişkisini kullandığı ifadelerle akıllara durgunluk veren rezil anlatımı ile yazıp kitaplaştırmış , çalıştığı yayınevi de basmış piyasada satışa sunulmuş .  Ticari kazanç sağlayan bu kitabı başta yazanı, basanı, onay vereni, alıp okuyan herkesi kınıyorum. Bunu hiçbir şekilde edebiyata dahil edemeyiz, sanatın yaratıcılığın içine alamayız bu düpe düz sapkın düşüncelerin kağıda dökülme biçimidir. Bu bir sapkınlığın yol gösterilme biçimidir. Daha birkaç gün önce Ercin Bebekle sarsıldı vicdan sahibi insanlar.

Son zamanlarda normalmiş gibi gösterilen pedofili içeren konuşmaların yayınlandığı kitapların basıldığı ülkemizde Ecrin bebek ve bunun gibi istismarlara ve tecavüzlere çok da şaşmamak lazım.  Bu kitap istismarı meşrulaştırmaya giden bir kitaptır. Bunu hayal eden tasarlayan yazan, yayınlayan,okuyan ve bu anormalliği normalmiş gibi gösteren  insan(lar) pedofili hastasıdır.Uzmanlar pek çok vakada da, cinsel istismarcıların, çocukluklarında yaşadıkları travma tik deneyimlerin izlerini taşıdıklarını söylerler. Yani pedofillerin, çocukluklarında istismara uğramış olmaları kuvvetle muhtemeldir, tedavileri yoktur derler. Bu sadece cinsel eğilim değil aynı zamanda bir beyin hastalığıdır.

Bu hastalıklı ruhlardan çocuklarımızı bebeklerimizi korumanın yollarına gitmeliyiz. Bu sapkın zihniyete karşı  çocukları korumak için birlik  olmalıyız. 

Çocuklarımızın şen kahkahalar atarak gülüp oynamaları gerekirken yaşadıkları travmaları ruhlarına atılmış bu iğrenç anı yıllar yılı  bir hançer gibi  taşımalarına izin vermemeliyiz. Zira bu ülkede çocuk istismarından ne trajediler yaşandı kaç ailenin ocağına ateş düştü, kaç ana babanın yüreği dağlandı. İstismara uğrayan çocuklar ruh sağlıklarını yitirdiler, gelecekleri  karardı çıkmazlara girdiler.

Bu sapkınların masum çocukların üzerinde  anlık fantezilerini denemeleri  ve vahşice   onların ruhunda açtıkları yaraları kim nasıl saracak. Belki yıllarca kimselere anlatamayarak kendi kendilerini ömür boyunca tedavi etmeye çalışacaklar. Belki de büyüdüklerinde başka çocukların canını yakanlar onlar olacaklar. Bunları düşünüyor olmak bile içler acısı bir durum.

Mahallemizdeki çocuklarımızın yüzüne bakamaz, bebeklerimizi öpüp, koklayamaz sevemez olduk nasıl bir zamana kaldık diyor 85 yaşındaki Mehmet Amca.

Bu duruma nasıl geldik nasıl bu kadar zıvanadan çıktık.  Normal kabul edilen bu anormalliklere toplum olarak neden bu kadar tepkisiziz hala. Neden kanıksadık bu vahşeti. 

Sonuç olarak biz etek boyunu tartışa duralım tıklanma rekoruna doğru giden kitap sayfaları kitabı patlatacağa benzer tekrar baskıya girerse buna da şaşmayın. Başında da dedim ya reklamın iyisi kötüsü olmazmış diye. Sonuçta öyle bir kitabın ve kişilerin  varlığının haberini bilmeyenlerde öğrenmiş oldu. Şimdi hangisi daha tehlikeli diye düşünelim etek boyu mu pedofili mi?

 
Etiketler: Etek, boyu, mu, pedofili, mi?,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Medeniyetin Mührü “Çeşmeler”
Kimlikli Şehirler ve Akıllı Kentler
60’lardan Günümüze Moda Yolculuğu
Ekmeğini Ateşten Çıkaranlar
MUHTEŞEM YÜZYIL DİZİSİNİN ŞEKER AĞASI; “Büyük bir şaşkınlık halindeyiz…”
Coronovirüsle Sınavımız
Uçurtman Seni Anlatıyor
Değişen Kent Kimliği
Kadınların koronavirüsle mücadelesi
2 Nisan ve bitmeyen hüznün diyarı Van
İğde Çiçeklerindeki Umut
İlk Çiçeğimi Yılmaz Güney’den Aldım
O Bir Çınardı
ALZHEİMER YALNIZLIĞI SEVER
Göç yolları gizli bir ahtır
Bir Masal Köyü, Bir Fikir Atölyesidir Adatepe
Tarihi Çarşılar ve Sahaflar
Yüreğimiz Bahçesaraylı Oldu
Depremle sınavımız
Edebiyatımızda Satranç Üzerine Yazılan İlk Hikaye
Annemin Reyhan Kokardı Elleri
Ruha Şiirle Dokunan Kadın
Yılbaşı öyküleri
Tek Yol Sevgi
Uslubundur seni ele veren
Sizin Mahalleniz, Sizin Sokağınız
Fısıldayacak rüzgâr Ayvalık'tan Van'a
Geçmişi Kendi Zaman Dilimine Taşıyan Ada; Cunda
Gaz Lambası Işığında Konser
Cumhuriyet Kadınlarına Selam Olsun
Babaannemin şefkatle yaktığı kına
Dünya Kız Çocukları Günü Kutlu Olsun!
Anadolu'nun Buğulu Sesi: Kaval
Deprem Çantamız Nerede?
Kadın gözüyle Balıkesirspor- Vanspor maçını izledim
Eylülsüz Sonbahardan Acı Veda
Hayatın Alfabelerinden Biri Toprak Diğeri Kadındır
Buruk bir tebessümdür Eylül
Van'a Geleneksel Mutfak Müzesi
Kayıt dışı hikayeler
Bir Röportajın Analizi
Vangölü ve Kazdağları Çığlık Çığlığa!!!
Vansesi Gazetesi 82 Yaşında
Gençler işsizliğin yanı sıra KYK kabusu yaşıyor!
Bir genç kızın ibretlik öyküsü
Edremit'ten Edremit'e Uçmak İstiyoruz
Yaşamın şifresi su, sevginin şifresi güven
Muradiye Küçükköy'de heyecan dorukta
Annemin Futbol Tutkusu
Van Gölü'nün imdat çığlıklarını duyan var mı?
Lorenzo'nun yağı ve çınar
İnce bir sızıdır yalnızlık
2 Nisan ve Bitmeyen Hüznün Diyarı, Van
Sona'nın hikayesi
Gümüşün iğne oyası Telkari
Herşey ayrıntılarda gizlidir
Kadınların yerel yönetimden beklentileri
AĞLAYAN GELİNLER Hüznün Çiçeği Ters Laleler
Bir tren yolculuğu
50 Kuruşun Hikayesi ve Sabiha Tansuğ
Bir Günün Hikayesi
Üniversitelerin kentlere kattığı değer
Her değişim yüze yansıyan bir ışıktır
Motiflerin gizli dili, aşkın ince sızısı…
Van’a Geleneksel Mutfak Müzesi
Van'ın Yerel Lezzeti Fırınağzı Yemeği ve Tarihi Van Kahvaltısının Hikayesi
Doğa Kolejinde Doğal Buluşma
Van izlenimlerim-1
Vanlı Okuyucularımla Buluşuyorum
2. Van Kitap Fuarı
Renklerin suyla dansı
Kent, Kadın ve Sanat
Kapalı Çarşıdan Toprak Damlı Evlere
Güneşe sevdalı çiçek
Mahalle baskısı…
Herşeye rağmen gülümseyen şehir
İlk Aşk Mektubunun Öyküsü
Mahallemizin kadınları sinema yapıyor
Gürpınar’da küçük bir kahvehane
Acımasız hırsız zaman
Vefa yaşarken gösterilmeli
Vahşi Kentleşme
Satsuma mandalinasının tarihi
Başka Van Gölü yok!!!
Maddeye düşünceyi katan dost
Çalma! Üret!
Çiğ damlasından yoğurda yolculuk
Fesleğen kokusundan reyhan şerbetine
Ben beyazı sende seviyorum
Hevsel Bahçeleri
Göç Yollarında Münizar ve Behiye
Aşkın ağacı ıhlamur ve çınar İskele Caddesi’nde
Başkaldırı ve İsyanın Dansı Tango
Taşların Sırrı
Sakız Sardunyalı Cumbalı Evler
Çemberimde gül oya
İki yürek arasında yolculuk
Vazgeçişlerin son sözüdür elveda
BEN AYRILIKLARI EZBERLEDİM
Doğusuyla batısıyla biz olmak
Kırık Kalplerin Sözcüsü Kahraman Tazeoğlu Yazarımız Ümran Öztürk'e konuştu: Aşktan Besleniyorum
Elbette Kadın'da gülecek
Kardeşliğin diğer adıdır lise arkadaşlığı…
Kirazın ve boncuğun buluştuğu masal köy
Hüzün şehri Van'da değişim rüzgarları
İzmir'de 2 Nisan Heyecanı
Göç yollarından bugüne
Bitmeyen hüznün diyarı Van…
Bugün bir çocuğu tiyatroya götürün
Bir Kadının Objektifinden: İplik Hayatlar
Zamana ince bir ayar çekmek
Hiçlik
Van kızı, şarkıların kadife sesi Melihat Gülses'le söyleşi
2 Nisan'da İzmir'de Van Rüzgârı Esecek
Önce birbirimizi sevmekle başlayalım
Van Beylerinin Şatosu Hoşap Kalesi
Zamanı unutturan renk
Kadının zerafeti, erkeğin cesareti
Masal köyün kraliçesi
6284 Kadınların Şifresi
Aynı gözlerle farklı coğrafyaları izlemek
Çarşılar ve kadınlar
Taner Barlas ile sohbet
Her seçim bir vazgeçiştir…
Gürpınar'da zamanın ruhu
PENCERELER, KAPILAR VE KÖPRÜLER
VAN'A GİDECEĞİM İÇİN HEYECANLANIYORUM
Leyla'dan sonra
Üzerlik
Bir yağmur damlası olmaktı niyetim
Bir fotoğrafın hikayesi
Ayla
Bir başkadır benim memleketim
Zirveden notlar
İnsan doğduğu yerin cıvasıdır
Gündüz Seyranlık Gece Gerdanlık
Kadının özgürlük çığlığı erbane
ONU KENDİN İÇİN AFFET
Ensestin neresindeyiz?
Radyolu günlerimiz
Sardunya kokulu sabahlar
Özgür bir ruh kendi güneşiyle ısınır
Begonvilli sokaklar
Savat; duyguları motiflerle anlatma sanatı
80. Yılında Vansesi Gazetesi
Çıplak ayaklı çocuklar
Korkuyu aşarsan bitkisel hayattan çıkarsın…
Güneş doğudan yükselir
O çocuksu gülüşümüz bayramlarda kaldı…
Müzik değişince dans değişir
İlkbaharda usul usul yürü; toprak ana hamiledir…
Bir Şehit verilecekmiş sen ol Aybüke
Hoş geldin hüzün, merhaba aşk…
Normalleşen Anormallikler
Bizi esir alan duygusal kapitalizm
Anneme Mektup
"ERKEK OLMAK DAHA ZOR"
HÜZNÜN KOKUSU SAHAFLAR
Bir şehri sevmek, aşka sebep aramaktır
Umuda elveda demeyenlerin öyküsü
Vivaldi'nin İlk Mevsimi
Böyle Olur Vanlıların Şöleni
Babamla aramızdaki küçük replikler
Hoşça kal
Hazan ve zaman
Kadına Dair... Oğluma Öğüdümdür
Onu güneşin doğuşunda göreceksiniz
Yeni bir sayfada başlar hayat
Kitapların büyülü yolculuğundaki kadın
Bir doğa olayıdır çıkar gelir aşk
Kahve kokusuna eşlik edendir huzurun kokusu…
Annemin kara kaplı defteri
Şiirin gizli öznesi aşk
İki dil bir bavul
Geçmişinin gölgesidir çocukluk arkadaşın
Yeni umutlara selam olsun
Kadın, Yağmur Ve Hüzün
Dokunarak sevelim
Sevgide çoğalmak
Gelecek, hayal edilen bir şimdidir
Gürpınar'da zamanın ruhu
Aşk tutsaklık, sevgi kutsallık mı?
Gözyaşı ve kahkahası birbirine karışır çocuğun
Gülüşünde Mayınlar Patlatırken, Ansızın Ağlayandır Çocuk
Şiir gibi gülümseyen insanlara merhaba
Haber Yazılımı