301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
06 Nisan 2020 - Pazartesi 13:39
 
Dünya Dönüyor
Şahbettin Uluat
veyselvuran655
 
 

Üzerinde yaşadığımız dünya artık bizim çocukluk dönemimizin dünyası değil.

O günlerde Amerikalıların, Avrupalıların evlerinde izlemekte oldukları televizyondan bizim çoğumuzun haberi bile yoktu. Oralarda kimi taşıt markaları devirlerini tamamlamış, yeni ve daha modern araçlar kullanılmaya başlamıştı. Bizde olanların sayısı sınırlıydı, çoğu ithaldi ve Anadol marka otomobiller yeni yeni üretiliyordu.

Yerleşim yerlerini birbirlerine bağlayan yollar dar ve yetersizdi.

Haberleşme olanakları kısıtlıydı. Merkez postanenin üst katındaki santralde çalışan sınırlı sayıda hanım personel şehirlerarası telefon görüşmelerini sağlayan bağlantıları kurmaya yetiyordu.  Otomatik santrallerin gelmesi de, kablolu telefonların işyerlerine, evlere yaygınlaşması da yaşadığımız zaman diliminde oldu.

Biz çocuklar Türkçeye çevrilmiş yabancı kaynaklı Tommiks, Teksas, Zagor, Teks, Kinova, Pekos Bill, Tom Braks, 1001 Roman ve bizim yazarçizerlerimizin çizdikleri Tarkan, Karaoğlan, Bahadır gibi çizgi romanlarla, Doğan Kardeş dergisiyle, hayal dünyamızı zenginleştirirken, ödevlerimizi İl Halk Kütüphanesi'ndeki Hayat Ansiklopedisi ile Küçük Ansiklopedi'den yaparken büyüklerimiz kış aylarında bazen üç - dört günde ve üç dört günlük gelen gazeteler, dergiler aracılığıyla dünyadan haber alıyorlardı.

Genç bayanlar için cep fotoromanlar, Ses ve Hayat mecmuaları vardı.

Bir de Pazar mecmuası vardı ama onu kim alırdı bilmem.

Karayolu işçisi olan babam yaz aylarında şantiyelerde, kış aylarında kar ekibi çalışmalarında olurdu. Çok sık göremezdik. Nüfusun büyük bir çoğunluğunun gelir düzeyi aşağı yukarı bizimki gibiydi. Dolayısıyla başka ülkelerde, başka şehirlerde tam olarak insanlar nelere sahip; nasıl yaşıyor bilmezdik. Teksas çizgi romanındaki kırmızı urbalıların sömürgeci İngiliz askerleri olduklarını da bilmezdik.

Görüp bildiğimiz tek yer Van'dı. Tanıdıklarımız da mahallemizin, okulumuzun, çevremizin insanlarıydı.

Oysa o gün bile bizim o çizgi romanlarla genişlemiş akıllarımıza bile sığmayacak kadar çok güç, para ve şöhret sahibi kimseler; güçlü devletlerle, güçlü kuruluşlar, açık - gizli örgütler vardı ve onların bizim hayal bile edemeyeceğimiz hedefleri, işleri, planları vardı.

Yani bizim rüyalarımızda çizgi film kahramanları, film aktör ve aktrisleri dolaşırken; ufkumuzun ulaşabildiği yer oralarken başkaları çoktan sadece beş güçlü devletin veto hakkına sahip olduğu Birleşmiş Milletler işini bitirmişti bile.

Amerikan mafyasını anlatan Baba filmini izlediğimizde çocuklukla delikanlılık arasında bir yerdeydik.

İlk kez o filmle anlamıştık birilerinin gizli kapaklı işler çevirerek inanılmaz güçler kazanabileceklerini, yasal olmayan bir şekilde bir araya gelip örgütlenebileceklerini ve sonrasında da kimi çıkar hesapları ile insanları kolayca harcayabileceklerini.

O kadarını anlamıştık ama anlamadıklarımız da çoktu.

Aradan aylar, yıllar geçti. Anladıklarımızın da, anlamadıklarımızın da yuvarlanan bir kartopu gibi büyüdüğü aylar, yıllar.

Uzay bilim ve teknolojileri de, elektronik ve haberleşme bilim ve teknolojileri de, sağlık bilim ve teknolojileri de, genetik bilimi de, bütün ötekiler de bu yıllar içinde inanılmaz gelişmeler gösterdi.

Elle tutulur, gözle görülür şeylerdeki gelişmeler niyetleri ve amelleri de belirledi, geliştirdi, dönüştürdü.

 İyi insanların niyetleri de, amelleri de iyiydi ama hem siyahı hem beyazı, hem grisi olan dünya onlardan ibaret değildi. 

Çoktandır dünyanın ağalığına, muhtarlığına, patronluğuna niyetlenenler bütün bu bilim ve teknolojileri ya kullandılar ya da kendi talepleri doğrultusunda her dönemde yeniden geliştirdiler.

Geliştirdiklerinin bir kısmını dünyanın geri kalanı ile paylaştılar, bir kısmını sakladılar.

Uzun vadeli planlar, programlar yaptılar. Sistemler, düşünce kuruluşları kurdular.

Bugün artık birileri döşemiş oldukları görünen görünmeyen hatlarla insanları izlemeye alabiliyorlar. Dünyanın her yerinde insanların hizmetine sundukları bedava programlarla, sosyal medya hesaplarıyla her ülkeden yediden doksan yediye herkesi telefon ya da bilgisayar ekranı önüne çekebiliyor ve bu yolla kimliklerini, fikirlerini, konumlarını, telefon numaralarını ve başkaca özel bilgilerini kayıtlara geçirebiliyorlar. Üstelik bütün bu bilgileri hedef kullanıcının kendi eliyle, gönüllü olarak vermesini sağlıyorlar.

Bu arada çoğumuzun anlayamayacağı kadar büyük hayaller kuruyorlar.

Kendi inandıkları tanrıyı kıyamete zorlamaya çalışanları da var; yeryüzü üzerindeki insan sayısını azaltıp dünyanın sahibi olmaya çalışanları da, başka hesaplar kovalayanları da. 

Elbette tek başına hayal yetmiyor. Büyük hayaller büyük planlar, araçlar, kaynaklar, çabalar gerektiriyor.

Onların bir kısmının uzun ve kısa vadeli planları da, yeterince geniş ufukları da, uzman çalışanları da, sayılmayacak kadar çok paraları da, her kültürden ve türden maşaları da, laboratuarları da, büyük çarkları çevirebilecek güçleri de var.

Bu yüzden sonuçta bir bağlantıları olsun ya da olmasın, dünyanın kapısı, küresel etki yapan ağır bir felaketle her çalındığında ilk akla gelenler hep onlar oluyorlar. 

 
Etiketler: Dünya, Dönüyor,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Bayram mesajları
Covid19 küresel biyolojik terör aracı mı?
Sosyal medyanın salladığı insanlar
Turistlerimiz vardı
Van ve Şamran Kanalı
Salgın günlerinde 23 Nisan
İçerilerdeyiz…
Sars Mers Korona
Bir yazar Kemal Sayar
Hemşerilik
Van'ın Güzel İnsanları Memet Abi
Göç
İdlib bombalanıyor...
Van'a Kar Yağıyor...
Kitap
Siyasal Kültür Farklılıkları
Can dediğin kuş misali...
Van ve Van Gölü Ekspresi
Dünya sinemasındayız...
Hepimiz aynı gemide değiliz...
Van neden hatırlanır?
Şeb-i Yelda
Van Kitap Fuarı
Adam gibi adam sorunu
Bir kısım gençlerimiz
Öğretmenim
Mümtaz Sami Özok ve Zirve Beyazı
Bisiklet Rüyası
Eski Van Resimleri
Hepimiz insanız ama...
Sosyal medya
Girişimcilik ruhu
Biz o zamanları yaşamadık…
Dünya ormanında insan
İyi Ki Varsın Nurgül Öğretmen 2 Bir Mezuniyet Töreni
Van Yüzüncü Yıl Üniversitemiz 38 yaşında
İyi ki varsın Nurgül Öğretmen 1 Önyargılar Yıkılırken
Van Et Kombinası Anıları - 2
Van Et Kombinası Anıları 1
Kadın cinayetleri çözemediğimiz kör düğüm
Bayramlar şekerler değişen alışkanlıklar
Machida Mezarlığı
Daha daha nasılsınız?
Gurbet memleket ve Erik Değdirenler
Uzun ince bir yolda 82. yıl
Kabak taşa değse de vay kabağın başına…
İnsanın çağdaş iletişim teknolojileriyle dansı
Gitmeler ve kalmalar üzerine…
Babam sağ olsun!
Yeni bir yüksek lisans ve doktora mevsimi
Memleket özlemi Van mevsimi
Bizim eller
Görebildiklerimiz öngörebildiklerimiz
Bilen Bilir
Tarladaki Çamur
İnsanlar ve mevsimler
Tehcir
Modern dünya ve gerçek iyilik
Helalleşme kültürü
Geçmişe Özlem (Bir Van Şiiri)
Bir zamanlar Van Et Balık
Kılavuzu karga olanın...
Beyni küçük cürmü büyük insanlar
Gurbette bir taziye
Evlenmek evlenebilmek
Taşındık tanış olduk
Biraz güneş
Dünün ve bugünün Sahalin'leri
O günlerde aşk
Yazarlar yazılar kitaplar
Halep Artık Halepçedir
Erzurum'a Kar Yağardı
Dünyada Van
Çağdaş gulyabaniler
Genç olmak
Büyüyoruz değişiyoruz
Bir sevdadır okumak
Seslerimiz de sözlerimiz de farklıdır
Bir Van Romanı Şark Yıldızı
Ah Çocuk…
Kentimizi korumak kendimizi korumak
Başkan ile Vatandaş Tayyar Başkan ile Perişan Teyze
Biz Dımso'ya niye güldük?
Van ve iç göçler
Unutulanlar, unutulmayanlar, unutulamayanlar
Her genç adama bir Abdurrahman Amca
Rahmetli Hıdo, Van ve Dünya
Biz çocuktuk, memleketimiz Van'dı
Temizlik zamanı
Akdamar'ın Çanları Yeniden Çalarken
Eldeki kuş, daldaki kuş, resimdeki kuş
Bir Yaz Günü Akadamar'da
Doları kim dolduruyor?
Van'ımız, Yazımız, Kadınlarımız
Van'ımız, Yazımız, Kadınlarımız
Van'la Sohbet
Haber Yazılımı