Error

An Error Was Encountered

The action you have requested is not allowed.

Yazı Detayı
22 Nisan 2020 - Çarşamba 12:20
 
Diğergâm
Mehmet Bedri Gültekin
 
 

Diğergâm, bazı insanları tanımlamak için kullanılan bir sıfattır. Farsça kökenlidir. “Gâm”, sevgi, arzu, mutluluk demektir. Diğergâm, dilimizdeki tam karşılığını söyleyecek olursak, “başkalarını düşünen” demektir.

Öztürkçe karşılık olarak sözlüklerde “özgecilik” geçiyor. Ama bu tabir halk içinde pek kullanılmaz. Halk içinde diğergâm karşılığı olarak “elsever” kullanılır. Daha anlaşılırdır, verilmek istenen mesajı daha doğrudan ve son derece açık olarak verir.

Ama “Diğergâm” da dilimize yerleşmiş son derece güzel ve sıcak sözcüklerden biridir.

20 Nisan günü Sami Özdil arkadaşımızı kaybettik. Ankara siteler mobilyacı esnafının sevilen emekçisi, “40 yıllık” Aydınlıkçı, Kıbrıs Gazisi, Partiye üye olduktan sonra verilen her göreve koşan, 2015 – 2016 yıllarında Van ve Hakkari’de Parti çalışmaları için görev üstlenen, son olarak Altındağ İlçe Başkanlığı görevini yürüten bir devrimci…

Yozgatlıydı ama bir yanıyla da Van’lıydı… Değerli eşi Sevda arkadaşımız Van, Ercişliydi. Onun için Sami Özdil’in bir ayağı hep Van’da oldu.

Fedakârlıkta her zaman en önde ve örnek… O, “iki öküzünden birini veren”lerden ve bundan en büyük mutluluğu duyanlardandı.

Böyle olduğu için her zaman umutlu, her zaman güler yüzlü… Her zaman en umutsuz durumlarda işin “nasıl oluruna” bakanlardan ve mutlaka bir çıkış yolu bulanlardandı.

Örnek bir Diğergâm

Sami Özdil arkadaşımızın ölüm haberini aldıktan sonra aklıma gelen arkadaşın “diğergâmlığı” oldu. Onu tanımlayan en iyi sözcük… Elsever… Halkını ve ülkesini seviyor. “El” onun milleti ve vatanıdır.

 “El” (diğer), aynı zamanda bütün insanlıktır.

Bu sözcük, şu yaşadığımız Korona günlerinde daha büyük anlam kazandı. Çevremizden, ülkemizin dört bir tarafından ve dünyanın her tarafından, her gün; diğergâmlığın, elseverliğin çok sayıda haberini alıyoruz.

Salgınla mücadele için emekli aylıklarını bağışlayanlar, kumbarasında bilmem ne hayali için biriktirdiği parasını veren çocuklar, evinin balkonundan sokağına konser veren sanatçılar, dünyanın en uzak köşesinde tanımadığı insanın yardımına koşan insanlar, hemen bütün ülkelerden haberini aldığımız, tanımadıkları insanların hayatı için hayatlarını kaybeden sağlıkçılar vb. vb.

Yarın saat 21.00’de evlerinin balkonlarından İstiklal Marşımızı söyleyecek olan milyonlar da, aslında o hasretini çektiğimiz elseverliğin bir örneğini, sadece Türkiye’ye değil, bütün dünyaya gösterecekler.

Kumaştaki hakim renk

Diğergâmlık, insanı insan yapan özelliklerin en başında gelir. Felaket anlarında insanlık kendisini var eden, genlerinde olan bu en önemli yanını ön plana çıkarır, ona sarılır ve ondan güç alır. En büyük zorlukların üstesinden bu şekilde gelir.

Felaket zamanlarında “diğergâmlık” yaygınlaşır, genelleşir, herkesi kapsar. İnsanların ezici çoğunluğu az ya da çok “elsever” olur. “Mecburiyetler”, insana en önemli meziyetini, en büyük “silahını” hatırlatmıştır çünkü.

Ama bazı insanlar vardır. Onlar her zamanDiğergâmdır. İnsanlığın sınıflı toplumlar döneminin çıkarcılığı, bencilliği; onların semtine uğramamıştır.

Veya daha doğrusu onlar, hemen yanıbaşlarında sayısız örneğini gördükleri bu hastalığa karşı mücadele ederek kendilerini var etmişlerdir. Onlar Yunus Emre’nin;

 “Sen sana ne sanursan

Ayruğa da onu san!

Dört kitabın manasın

Budur eğer var ise”

Dizelerinde dile getirdiği insan örneğidirler. Diğergâmlık, onların kumaşındaki baskın renktir. Her zaman kendisini belli eder.

Önümüzdeki görev

İnsanlık, kabaca iki milyon yıllık tarihinin bir milyon 994 bin yıllık bölümünde diğergâmlık sayesinde var oldu. Son altı binyıllık sınıflı toplum döneminde bir yandan “hodgâmlık” (kendini düşünme) gelişti ama bu dönemde de büyük devrimci atılımlarının temelinde hep “diğergâmlık” oldu.

Onun için bu özellik, bütün insanlık ailesinde ortaktır. Ama yaklaşık Göbeklitepe ile başlayan ve 12 bin yıldır süren tarih içindeki öncü yürüyüşüyle Batı Asya toplumlarında bu özellik daha da belirgindir.

Yunus Emreleri var eden toprak, insanlığın “Kaybolan Cennet”i bir zamanlar gerçekten yaşadığı, özlemini duyduğu ve birgün yeniden geri gelmesi için mücadeleler verdiği toprak, işte bu 12 000 yıllık mücadelenin verildiği topraktır.

Bu başlıbaşına bir araştırma-yazı konusudur ve önümüzdeki görevdir.

Sami Özdil arkadaşım işte o toprağın insanıydı. Şimdi ana kucağına döndü. Unutmayacağız. Görevimiz onun anısına layık olmaktır.

 

 
Etiketler: Diğergâm,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Türkiye’nin en büyük zenginliği (2)
“Amerika’dan kurtulalım da Rusya’ya, Çin’e mi bağlanalım!”
“Kılıç hakkı!”
Şerden hayır doğuyor!
MariAntuanette ve Donald Trump
“Çin’in Başarısının Sırrı”
Türkiye'nin Koronavirüs karnesi
Kamuculuk kazanıyor!
"ABD yüzyılı" geride kaldı!
Dünya nereye gidiyor? – 1
En etkili tedbir: Parasız eğitim, parasız sağlık!
"Homo Habilis"ten bu yana verilen kavga
Yaralısını savaş meydanında bırakan Ordu (!)
Sivrisinek ve Nemrut
"Yalnız ölümler!"
"Çok alametler belirdi"
Terörü bitirmede tarihi fırsat
Sömürgeci günahın kefareti
İdlip'te kazanan kim ve kaybeden kim?
2015'ten bu yana değişen nedir?
Armageddon ya da Melhame-i Kübra
"Türkiye NATO'dur, Biz NATO'yuz!" Öyle mi?
Mülteci sorununun biricik çözümü
Tarihi fırsat mı, tarihi gaflet mi?
Geçmişten bugüne ikiyüzlülük, yalan ve zulüm
Düşman seni alkışlıyorsa…
"İdlipsınavı"nda son durum ve "devlet aklı"
İktidarın İdlip Sınavı
Ergenekon tertibinin ayakta kalan son mevzisi
Elazığ Depremi'nin en büyük dersi
Tarih bir kez daha "Sümer'de" başlıyor!
Günümüzün İslamcıları ne kadar İslamcı?
İran'a saldırmanın dayanılmaz hafifliği
Mezhepçilik hastalığı
İncirlik'e el koymanın tam zamanı
Alevi askerin cenaze töreni
ABD'nin "İntihar Eylemi!"
ABD, tekme tokat kovulurken!...
Sadaka ve geçmişe yatırım bütçesi
"Dersim olayları"nda birleşenler
ABD'nin yaptırım kararına karşı ne yapılmalı?
Eksik ayağı tamamlama görevi
Almanya'nın Dersim aşkı!
"Emperyalizmin dünü, bugünü, yarını"
"Beyin ölümü" gerçekleşen hasta
Üretim Devrimi Kurultayları
Savaş mevzilenmesi
Halk hareketleri
Tarih ve Matematik dersleri
Erdoğan Trump görüşmesi
Zorunlu olan ve olmayan dersler? (1)
ABD'nin beyhude hamlesi
Bir "Enstrüman"ın sonu
Tarihin 200 yıllık sayfası
Olması gereken oluyor
Şimdi ne yapmalı?
ABD havlu atıyor
Moskova'nın "Ortadoğu Planı" üzerine
Soner Polat Amiralin ardından
Sahipsiz toprak mı bulduk?
PKK ne zaman silah bırakır?
ABD ile ortak kara devriyesi!
Bir dönemin sonu
Büyük Millet Olmak!
Siyasette saflaşmanın ardındaki hesaplar
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 25
Demokrasi ile "ahmaklık" arasındaki kalın çizgi
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 24
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 23
İlk düğme yanlış iliklenince…
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 22
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 21
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 20
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 19
Doğu Akdeniz'den Gelen Tehdit ve Partilerin Duruşu
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 18
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 17
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 16
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 15
Devlet Bahçeli’nin son eylemi
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 12
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 11
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 10
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 9
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 8
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 7
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 6
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 5
"Dersim" çıkışı ile ne amaçlanıyor, kime hizmet ediliyor?
Vatan Fedaisi Resneli Niyazi
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 4
Türkiye için tarihi fırsatı değerlendirebilmek
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 3
Siyasal İslam'ın Dört Dönemi - 2
Yeni Zelanda ve Sri Lanka katliamları
Siyasal İslam'ın dört dönemi - 1
Siyasal İslam'ın son yenilgisi
Dini siyasete alet etme yarışı
Yine, yeniden Suriye
Emekçi halkın sağlam özü
Artık yeni bir Türkiye'deyiz…
"4. Kuvvet"in katli ya da intiharı
Elazığ aynasında ekonomik kriz ve çözüm
Avrupa'nın gözünden ABD ve Yeni Dünya
ABD ne yaptığını biliyor; Ya Biz?
ABD'nin çaresizliği?
Bedelli Askerlik ve Türkiye'nin "Beka Sorunu"
Tarihi kırılmanın çatırtıları
Milli Devlet yıkılırsa ne olur?
"Latin Amerika'nın Tatar Ramazan'ı"
Aklını kaybeden emperyalist
Tuzak ve gaflet
"Ölüm adın kalleş olsun!"
Eğitimdeki çöküş ve İmam Hatip Okulları
Dış politikamızın yumuşak karnı
2019'a girerken
Tarihi yenilgi ya da büyük zafer
Doğal zenginlik: Ülkenin şansı mı, şanssızlığı mı?
Olmak ya da Olmamak
Ergenekon tertibinin Hakim ve Savcıları yargı önünde
Sınır güvenliği nasıl sağlanır?
Türkiye kamp değiştirince yer yerinden oynar!
Van Ticaret ve Sanayi Odası'nın gözünden sorunlar ve çözümler
Haber Yazılımı