Error

An Error Was Encountered

The action you have requested is not allowed.

Yazı Detayı
29 Mart 2017 - Çarşamba 11:55
 
Çocukluğumuzun şehri, Van'a
Nuran Demirhan
 
 

Biz çocukken Şehri Van'da mahallemiz Tepebaşı mahallesiydi, bahçeli evlerle sıralı, şehir merkezine çok yakın. Bahçeler ailelerin adları ile anılırdı. Falancaların bağı, filancaların bahçesi diye. Biz o zamanın çocukları da diğer pek çok yerleşim yerinin çocukları gibi bahçelere girmeyi, meyve koparmayı severdik. Korkarak girdiğimiz tek bahçe Rahmetli Hamit Dayının bahçesi idi, Gömleğimizin içine ve ceplerimize doldurduğumuz birkaç elma, armut ya da ayvanın bir kısmını koşarken düşürdüğümüz de çok olmuştur.

 

Üstünden atladığımız, altındaki su arkından girdiğimiz duvarların çoğu hala möhre duvardı. Yani onlar kerpiçle değil, çamurun kürekle üst üste konulmasıyla yapılmış duvarlardı. Emin değilim ama belki bir kısmı da seferberlikten öncesine aitti."Yağmur yağıyor, seller akıyor, Arap kızı camdan bakıyor" tekerlemesi de popülerdi.

 

O zaman pamuklu şeker vardı. Akşamüzeri Hatun ablanın evinin önünde dondurma almak için sıraya girerdik. Meleğin tepesinde kış aylarında, Kızak kaydığımız o günleri unutmak ne mümkün.

 

Dini bayramlar geldiğinde en çok sevinen elbette çocuklar olurdu. Bize alınmış olan bir çift ayakkabıya, bir çift çoraba ya da başkaca giysilere çok sevinirdik. Mevsim kışsa annemizin ya da ninemizin ördüğü yün çorapları, kazakları da giyerdik.

 

Şeker toplamak için, yeni giysilerimizi insanlara göstermek için sabahı zor ederdik.

 

Aile ve komşuluk bağları çok güçlüydü. Mutlaka ziyaretlere gider, ziyaret edilirdik. Ara sıra para verenler de olurdu ama genellikle şeker ve fındık dağıtılırdı. Bayramınız kutlu olsun şekeriniz ENDER olsun. Fındık alanlarımız da olurdu çünkü çokça fındık oynanırdı.

 

Fındık oynamak için yerde ve genellikle bir duvarın dibinde, toprakta milav adını verdiğimiz, bir yetişkin avucu kadar çukurlar açardık. O çukura belli bir mesafeye çizgi çizerdik. Elinde yeteri kadar fındığı olan iki oyuncudan biri milavın başında oturur bekler, diğeri de elindeki muhtelif sayıdaki fındığı milava atardı. Milavdan dışarı kaçan fındıkların tek ya da çift sayıda olmasına göre kazanan belirlenirdi. Dışarı çıkan fındık sayısı tek ise milavın başında oturan o fındıkları alır, sonraki atış hakkını kazanırdı, çift ise fındıkları atana atılan fındık sayısı kadar verir, milavın başında beklemeyi sürdürürdü. Milavdan hiçbir fındık kaçmaması haline "kalıp" derdik ve o atış atan kişinin kazanmasını sağlardı.

 

Fındıkları tüketip diğerlerinin yardımına muhtaç olan çocuk dsmilavın başına oturur kendisine verilecek bir - iki fındığı beklerdi. O yardım fındıklarının adı da "dımbıl"dı. Dımbılla ilgili yerel dilde "oturmuşamkalkmanam, dımbılüzünebakmanam" şeklinde bir de deyim vardı. Dımbıla tenezzül etmem anlamında kullanılan.

 

Kimi evlerde çocuklara iğde, kuru üzüm, leblebi, çekirdek ya da ceviz verildiği de olurdu. Biz çocukken o zamanın okul kitaplarındaki şiirleri ezbere bilirdik. İlkokula başladığımızda söylediğimiz "daha dün annemizin kollarında yaşarken / çiçekli bahçemizin yollarında koşarken / şimdi okullu olduk, sınıfları doldurduk / sevinçliyiz hepimiz, yaşasın okulumuz" çocuk şarkısı ile ve diğerleriyle mutlu olurduk. Her sabah İnönü ilkokulunun yolunu tutarken. Andımızı bugün ben okuyacam, hayır sen dün okudun, bugünde Leyla okuyacak diye yollara düşen çocuklardık.

 

Biz Van sevdalıları dağıldık her bir yana hepimiz. Şimdi 2 NİSAN Van'ın 99. Kurtuluş yıl dönümünü kutlamayı bekliyoruz heyecanla. Güzel memleketimin coşku dolu Vanlıları ve Van dostları bulundukları ilde başlamış özverili uğraşıyla VAN kutlamaları gerçekleştirilecek.

 
Etiketler: Çocukluğumuzun, şehri,, Van'a,
Yorumlar
Diğer Yazılar
VAN DENİZİ
BABA DEMEK
KOMŞUYA BİLE GİTME
Nisan Bir Şakası Gibiydi
Zorlukları aşabilmek
Anadolu kan ağlıyor oğul
Cemreleri dört gözle bekler olduk
Zemheri kışları (çille)
2019 yılına elveda umuda merhaba
Doğuda kadın olmak
Murtava yani murtuğa
İnsanlık nereye gidiyor
Van'da çeyiz serme geleneği
Van Depremi (2011) Japaon Doktor Atsushi Miyazaki
Değişmeyen ne kaldı ki
Her şeyin başı sabırdır
Şahin Hoca koydum adını
Van'ımıza sahip çıkamadık
Kalabalık sokaklarda Van Şehri
Alaköy'de kavun yediniz mi?
Van'ın bağ ve bahçeleri
Çocuklara kıymayın efendiler
Bizim Köyün İnsanları (Abalı)
Gaz Lambası
Van Kahvaltısının önemi
Bizim Berivanlar
Van Denizi
MUTLU BAYRAMLAR
Gelincikler
Memlekete olan özlem
Kınalı Eller
Zeringadek çiçeği
Kız Taşı Efsanesi
Van Leylakları
Geçmiş zaman olur ki yüklükler
101.Yılında Van
Mart dokuzu
Van Halıları
Pazen Entari
Bizim Mahalle (Tepebaşı Mahallesi)
İncivan'da Kış
Unutulmaya yüz tutmuş Van Gülü (Katkatı Gül)
Cam Güzeli
Beyaz Leçek
Yün çorapları
Van Folkloru
Van'da tandır geleneği
Kardelen çiçeği
Kuzine sobalı kış günleri
Dost dost diye diye
Atatürk'ün Türk Kadınına verdiği değerleri
Edebi terbiye
Başöğretmenim Mustafa Kemal Atatürk
Uzun kış geceleri
İnsan olmak
Dr. Süheyla Dabbağoğlu
Kasım ayı hüzün ayı
Doğunun İncisi İncivan
Aşure ayı
Arkası yarın
Festival ile gelen gençlik
Van'ın çok eski tatları kayganak ve umaç helvası
Eski evlerde mutfak rafları (Terek)
Van'da kış hazırlıkları
Küpeli çiçeği
Van'dan ağlayarak giden Vanlılar
Geçmişten günümüze, komşuluk ilişkileri
Van'da Temmuz Ayı
Kadirşinas Vanlı olmak
Kanaviçeli çeyizler
Keşkeler
Hüzünlü geçen bayramın ardından
Van'da yaşayan Trabzonlular
Umutla beklenen günler
Van'da Ramazan Günleri
Van'da uşkun (ışkın) zamanı
Van'ın Cennet Kıyıları İn Köyü
Dağlarına bahar gelmiş güzel memleketimizin
Nevruz-Nevgül
Vanlıyız Şanlıyız
Van'ın Efsane Müdürü Dadaş
Vanlı kadınlar
Kerpiç evler
Kehriz suları
Van Sevdalıları
Eski Van Şehri
Van'da misafirlik geleneği
Van'da komşuluk ilişkileri
Eski Van'da kış şartları
Lades tutuşmak
Hayatın içinden
Gaz ocağı günleri
Umut kapısı
Dua- sabır- zaman
Gardaş demek
Mavi Fularlılar Van'ın 100. Yılına ve Dünya Vanlılar Günü'ne Hazır
Van Depremi- hayatta kalan Azra bebek
Radyolu kış günleri
Kız çocukları
Eylül
Mavi Minibüs ile Bayramlar
Şahbağı Efsanesi
Van'da düğün mevsimi
Anam canım anam
Hıdrellez
Evlilik bağı
Ön yargı- hoşgörü
2 Nisan Coşkusu
2 Nisan Van'ın Kurtuluşu
Ayten ve Aydın İnan çiftinin feryadı
Mart kapıdan baktırır, kazma, kürek yaktırır
Güzel Vanımın, Emekçi, hamarat hanımefendilerine
Haber Yazılımı