301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
06 Ekim 2019 - Pazar 18:13
 
Ah Tamara
Nedim İlikçi
 
 

Değerli okurlar; öyküler bizlere yaşamın içinden hayat hikâyeleri anlatır. Duygu ve düşüncelerimizi, davranışlarımızı, çevremizi, tarih ve kültürümüzü öğretir, yaşamımıza bilgi ve anlam katarlar. Öykü okumanın edebi okumaların en zevkli alanlarından biri olduğunu da belirtmek isterim.

Bu hafta sizlere tanıtmaya çalışacağım "Ah Tamara" isimli kitabın yazarı Şahin Akçap Hocamız son derece başarılı bir öykü yazarıydı. Anlattığı öyküler çoğunlukla bizden birilerinindi. Öykülerine konu olan olayları yaşamış, duymuş ya da şahit olmuşuzdur. Öykülerini anlattığı mekân ve zaman çoğunlukla yöremizle ilgilidir. Öykülerinin kahramanları içimizden birileridir. Haliyle öyküleri bizlere biraz daha tanıdıktır ve bize aittir.

"Topçu" isimli öyküsünde yetmişli yıllarda Van'da yetişip Fenerbahçe Futbol Kulübünde top koşturan Niyazi Gülseven'in futbol başarısının Vanlı bir ailede nasıl yankılandığını anlatır. Çocuğunun futbol oynama isteğine şiddetle karşı duran ailenin, bu başarılı örneği gördükten sonra futbola ilgisini işler. Bizlerden bir aileyi anlatır.

"Türbülans Yaylasının Hayırseverleri" öyküsünde "iyiler, mutlaka yetişen kuşaklara tanıtılmalıdır."der ve ekler; Hiçbir iş kolay değildir, hiçbir iş de başarılmayacak kadar zor değildir diyeceksin. Kötülerin, köşe başlarını zapt ettiği bilinciyle korkup sinen insanlar; iyilerin ne kadar çok olduğunu görünce; yüreklenip, düşlerdeki yaşanılası dünyayı yaratacaklardır."der ve yarınlara umutla bakmamız gerektiğini telkin eder.

 "Öykücü" isimli öyküsünde kendisini anlatır;"Öykücü biliyordu ki tarihi yaşananlara tanık olanlar yazardı. O'da öyle yaptı. Öyküledi geçmişi, bu günü, geleceği. Tabuları ezip geçti. İnançlar altında ezilen değerlerin soluğu oldu. Yazdığı her öyküde bir anısı vardı. Acısı, sevinci satır aralarına gizlenmişti. Uykusuz gecelerin sessizliğini bozan daktilosunun tuşları, onu zamanın içinde biçim alan mürekkebe dönüştürdü. Ve ak kâğıt üzerinde biriken harfler, sözcükler, tümceler yürek denen yanardağının püskürttüğü lav oldu."der ve öykü yazarken kendisinde oluşan duygu selini tarif eder.

Kendi deyimi ile Şahin Hocam öykücüydü." İnşaat atıklarını toplayarak zemheri kışa güç yetirmeye çalışan göç insanlarının metropollerdeki kayboluşuna gözyaşı döken. Ulusal Kurtuluş Savaşı'nın madalyalarını üniversitede okuyan torunlarının eğitim masrafı için işportada satılışını gören. Tüyü bitmemiş yetimlerin yarınının yok oluşunu sağlayanlarla göğüs göğüse mücadele eden. Öykücüydü. Ama birden öykü oldu."

Yine bir başka öyküsünde "Ah! Bu sonbahar sarısı yok mu? Uykunun salgını milyonlarca hücremin soluğunu keserken, sapsarı duygu yağmuruna tutulurum. Çaresiz, karamsarlık yıkar sözcüklerimi, dizelerimi… Ve elim ayağım tutmaz, gülümseyişim yiter gider… Bu sonbahar pek netameli geldi hani… Der.

Evet, bu sonbahar hakikaten netameli geldi. Şahin Akçap Hocamızı hiç beklenmedik bir zamanda kaybettik. Evvel yılın yazında, Ben, Şahin Hocam, İkram Kali ve Erdal Perihan Van Gölü kıyısında maviliğin ve gurup vaktinin eşliğinde sohbet ederken Şahin Hocamızın aramızdan ayrılacağını hiç mi hiç aklımızdan geçirmemiştik. Kaybı ile hepimizin gönlünde derin bir üzüntü oluşturduğunu belirtmek isterim. Kendisine rahmet, ailesine ve sevenlerine bu yazı aracılığı ile tekrar başsağlığı ve sabırlar dilerim.

Şahin Akçap Hocamızın yazdığı Ah Tamara isimli öykü kitabı 48 öyküden oluşmaktadır. Kitabını Akdamar Adasında yaşayan rahibin kızı Tamara ve kıyıda yaşayan Çoban'ın(Memo'nun) hikâyelerini anlattığı öyküsünden esinlenerek Ah Tamara ismi ile yayınlamıştır. Kitap 432 sayfadan ibarettir. Ankara'da Özyurt Matbaası tarafından basılmıştır. Yazarımız "Eylülsüz Sonbahar" ismi ile yayınladığı kitabında, Ah Tamara isimli kitabından seçmiş olduğu 27 öyküsünü yeniden yayınlamıştır. Eylülsüz Sonbahar isimli kitabı Elips Yayınlarından 2004 yılında piyasaya çıkmış ve 263 sayfadan oluşmaktadır.

İçimizden biri olan Şahin Hocamızın öykülerini okuyunca, öykülerinin ve öykü kahramanlarının ne kadar da bizden olduğunu hissedeceksiniz diyorum…

Kalın sağlıcakla…

 
Etiketler: Ah, Tamara,
Yorumlar
Diğer Yazılar
V. ULUSLARARASI VAN GÖLÜ HAVZASI SEMPOZYUMU
ANILARLA ESKİ VAN’A DOĞRU BİR YOLCULUK
Sultan II. Abdulhamid Döneminde Van Vilayeti
Van Kent Araştırmaları
Yakın Tarihimizde Van Uluslararası Sempozyumu
VAN VE ÇEVRESİNDE ERMENİ İSYANLARI(1896-1916)
İngiliz Konsolos James Brant'ın Gözüyle Doğuda Değişim Yılları (1836-1852)
Doğu Anadolu ve Urartular
Görenlerin Gözü ile Van'da Ermeni Mezalimi
Van yatırları ve menkıbeleri
Van Mutfak Kültürü
Van Efsaneleri
Osmanlı Arşiv Belgelerinde Van
Ermeniler ve 1915 Tehcir Olayı
Van Tarihi ve Kürtler Hakkında Tetebbuat
Van Demek Vatan Demek
Evliya Çelebi Seyahatnamesi
Van Tarihi
Van Üçlemesi Gülü Astım Duvara
Hatıralarım "Ermeni Olaylarının İçyüzü"
Van Gölü'nün gemileri Tatvan'dan Bodrum'a yelken peşinde bir yaşam
Anadolu'da Amerikan Misyonerliği ve Misyon Hastaneleri (1880-1934)
Yakın tarihin canlı tanığı ZEVE
Arşiv Vesikalarıyla Ermeni Mezalimi ve Ermeniler
Kazım Karabekir Hayatım
XVI. ve XVII. Yüzyıllarda Van (1548-1648)
Ermeni Komitelerinin A'mal ve Harekât-I İhtilaliyyesi
GEÇMİŞTEN GELECEĞE VAN TÜRKÜLERİ-1 (Sözlü Kırık Havalar)
YÜKSEK YAYLANIN BAŞKENTİ VAN-TUŞPA Arkeolojik Rehber
Amerikan Misyonerlerinin Faaliyetleri ve Van İsyanları (1896)
Egido'nun hazin sonu
Ölüm ve sürgün Osmanlı Müslümanlarının etnik kıyımı (1821-1922)
Beş Türk Eyaletine Doğru
20. YÜZYIL DÖNEMECİNDE RUS GENERAL MAYEVSKY'NİN TÜRKİYE GÖZLEMLERİ VAN-BİTLİS VİLAYETLERİ ASKERİ İSTATİSTİĞİ
YIKILAN BİR ŞEHRİN ANATOMİSİ
Doğunun Yıldızı Van
Sefername
Van'da Ermeni Devleti Denemesi -Belgelerle-
Van'da Ermeni Mezalimi (1895-1920)
Cumhuriyet Dönemi'nde Vangölü havzasında yapılan kamu harcamaları ve yatırımlar (1923-1950)
Çeşitli Yönleriyle Van
OSMANLI ORDUSUNDA DÖRT YIL (1915-1919)
Bizim Eller Van
Ermeni Dosyası
Zavallı bir kuşun feryadı
Şark Yıldızı
Sona
Seyahatname-i Hudud
Türkiye'de Ermeni Meselesi
Urartu Tarihi ve Kültürü
Tarihi hakikatler
Seyyahların Gözüyle Van XIX. Yüzyıl
Van Hayatının En Yakın Şahidi: Molla Hamid Ekinci
Vilayat-ı Şarkiye Mültecileri Unutulmuş Bir Göç Trajedisi (1915-1923)
1915 Van'da Ermeni İsyanı
Sadettin Paşa'nın Anıları
Van konulu kitaplar
2 Nisan 2018'in bir Vanlı olarak bana hatırlattıkları
Haber Yazılımı